14 Ocak 2014 Salı
Beleştepe, Antifa, Gündoğdu, ManU-Beşiktaş, çArşı, 90'lardan Kalma Beşiktaş Atkıları
4 Şubat 2013 Pazartesi
Partizan, Grobari, Grobari Jug, Juzni Front, Paok-Partizan Atkıları
15 Ocak 2013 Salı
Çanakkale, Trakya, Düzce, Uludağ, Saü, Gebze Atkıları
11 Ocak 2013 Cuma
FC Burgen, SSV Ulm, Ceskie Budejovice, Orlanda Pirates, Zwaluwen, Odd Grenland, VUC, VV Sleeuwijk, Achilles'29, Mehlentaler SV Atkıları
5 Eylül 2012 Çarşamba
Beşiktaş Atkıları
14 Temmuz 2012 Cumartesi
EFC'58 Ermelo, TSVV Merlijn, Heracles Almelo, VV Maarssen Atkıları
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Werder Bremen - Borussia Mönchengladbach - Eintracht Frankfurt Atkıları
Vedayı da çok sevdiğim videolardan biriyle yapalım. Zıpla, zıpla; zıplamayan Offenbachlı
24 Haziran 2012 Pazar
Juventus Atkıları (Viking, Area, Den Haag)
20 Haziran 2012 Çarşamba
Lisanslı Beşiktaş Atkıları
Diğer 2 atkının siyah olanını abim, beyaz olanını kardeşim aldı. Kış boyunca bu iki atkıyı kullandım. Siyah olan, günlük yaşamda kullanmak için çok uygun. Beyaz da "bar" modele olan hastalığımızın güzel parçası zaten. Defalarca dillendirdim, bir kere daha olsun. Atkı budur benim için. Her iki atkıdaki minik boydaki arma ise en güzeli. Abartılı boyutlarda değil. Şık olan atkıyı daha da güzelleştiriyor.
Bu arada blogu epey boşlamışım. Şu atkıları koyunca daha fazla farkettim. Koca kış taktığım atkıları daha yeni ekliyorum.
Bu güzellik de benim tatlı sıpam. Atkı takmayı hiç sevmiyor. Fakat beraber dışarı çıkıyorsak, sırf benim boynumda atkı var diye o da takmak istiyor:)
2 Haziran 2012 Cumartesi
Gate 4 35. Yıl, Gate 4 Brüksel ve Paok Atkıları
Uzun zamandır beni en çok etkileyen, heyecan duyduran atkıların günü bugün. Paok Gate 4 35. yıl ve Paok Brüksel atkıları. Atkıları aldıktan sonra, bir süredir Paok tribünlerini kovalayan Özgür'den atkılar için bir yazı yazmasını rica ettim. Sağolsun o da beni kırmadı. Sözü bilene bırakalım:
14 Mayıs 2012 Pazartesi
Rosenborg-Schalke Maç Hatırası ve Rosenborg Atkıları
Deplasmanda alınan 3-0'lık mağlubiyet sonrası dezavantajlı skora rağmen, rövanş gününe kadar tek bir dakika bile olumsuz düşünmemiştim. Düşünmemişti kimse. Herkes çok emindi, geçecektik biz bu turu.
Maçın hemen başlarında Kuntz ile öne geçmiştik. O zamandan belli işte, Alman kumaşı uyuyor bize. Sonrasında yüklenmeye devam etmiştik. Johnsen'in vuruşunda içeriden çevirilen golümüzü, çizgiyi geçmediği gerekçesiyle vermemişti Fransız hakem. Akabinde Norveçliler golü bulmuş, bizi hüznün dibine itmişti. Sonrasında ne kadar abluka altına alsak da, arzuladığımız dakikalarda gol gelmemişti. Maçın sonlarına doğru Kuntz ve Şifo Mehmet ile golleri bulmuştuk; ama yetmemişti. Ayrıca skor 1-1 iken, ceza sahası içerisinde elle oynanan bir pozisyona da devam çalmıştı hakem. Şu an bile içimi yakıyor düşündükçe.
Bizim kuşağın en kahrolduğu maçların başında geliyor Rosenborg. Çocukluğumuzun derin izlerinden. Benim yaş grubumun büyük bir kısmı, uzunca bir dönem Avrupa maçlarında Rosenborg ile eşleşmek istedi. Hala gönlümüzün bir yerinde soğuk bir intikam saklı:)
FourFourTwo, geçtiğimiz ay Ronny Johnsen ile kısa bir röportaj yapmıştı. O maça dair şunları söylemiş: "İkinci yarıda benim bir vuruşumda top çizgiyi geçmişti; ama hakem golü vermedi. Topu çıkaran da çok yakın arkadaşım Eric Hoftun'du. Maçtan sonra yanıma gelip, gülerek "Dostum, top çizgiyi gerçekten de geçmişti; ama bunu hakeme söyleyemezdim" demişti. " Herif, bir de pişkin pişkin gülerek söylemiş bunu. Videoda da paso sırıtıyor zaten.
Kim koyarsa, koysun. Rosenborg'a koyandan Kartal razı olsun.
22 Şubat 2012 Çarşamba
Siena, Partizan, Torpedo Moskova ve Eintracht Frankfurt Atkıları
Kaç zamandır koymak için beklettiğim atkılarda sıra. Bu liste çok kalabalık. Umarım kısa sürede yayınlayabilirim.
4 farklı ülkeden atkılar. Siena, Partizan, Torpedo Moskova ve Eintracht Frankfurt.
Siena ve Partizan atkıları tek kat. Siena, klasik İtalyan tek kat atkısı. Bizdekilere göre daha ince bir yapıda. Partizan atkısı ise daha kalın. Bu atkının arka planında tribünlerin silueti var. Fotoğrafı yakınlaştırırsanız daha iyi fikir sahibi olabilirsiniz. Yakından çok daha güzel olduğunu ekleyelim. Frankfurt atkısı da sevgili Egemen'in hediyesi. Beni kırmayıp, Almanya'dan getirdi. Tekrar çok teşekkür ederim. Hastası olduğumuz kategoride. Kulübün lisanslı bar atkısı.
Ve son olarak: Bu başlığın başrol oyuncusu Torpedo Moskova atkısı. O da tek kat. Torpedo Moskova, 1930 senesinde kurulan bir kulüp. 2009'da maddi sıkıntılar yüzünden profesyonel lisanslarını alamamışlar ve bu yüzden amatör ligde mücadele ediyorlar. Bünyelerinde kocaman, hüzünlü bir hikaye mevcut yani.
Kuruldukları tarihten bu yana 6 defa isimleri değişmiş. Son hali Torpedo Moskova. 1930'dan 1936 yılına kadar çeşitli sanayi kuruluşlarının adıyla ve amblemleri ile mücadele etmişler. 1936'da Torpedo ismini almışlar. İlk amblem eski bir futbolcularının önerisi ile "T" harfi olmuş ve 1936'da kabul edilmiş.( Yeşil bir T harfi ve arka fonda da kırmızı yarış arabası ile sarı bisiklet dişlisinin olduğu bir fon ) Kırmızı yarış arabası fabrikayı, T de kulüp ismini simgeliyor. Torpedo da o dönemlerde hızlı bir yarış otosuymuş.
Sovyetler zamanında kulüp, toplumun mühim bir parçası olmuş ve o dönem bayrakları maviymiş. Siyah-Beyaz dışında uzunca bir dönem ikinci tercihleri mavi olmuş. Birçok müsabakaya siyah şort-beyaz forma ile çıkmışlar.
1996 senesine kadar kulüp logosu çeşitli hallere bürünmüş. 96'da da takımın sahibi değişmiş. Ve ismi de Torpedo Luzhniki olmuş. Arma da fotoğraftki atkıda bulunduğu şekle bürünmüş. 1998 senesinde kulüp, şu an ki ismini almış. Arma tekrar değişmiş. İlk armadaki dişliye torpido eklenmiş, T harfi muhafaza edilerek. Muhakkak örnekleri vardır; lakin bu kadar sık logo, isim değişikliğine giden kulübe ilk defa rastlıyorum. Takip etmekte zorlandım. Umarım karıştırmamışımdır.
Bu sefer video yok. Onun yerine tebessüm ettiren kareler var. Şeref Bey'e münferit gelen Torpedo taraftarları.


Bu fotoğrafın nerede çekildiğine dair bir fikrim yok. Tek bilgi Türkiye'de çekilmiş olduğu.


