Yazlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2013 Cumartesi

Diyarbakır çArşı, Deplasman Kartalları, BAU, Guti Hernandez, Beşiktaş JK ve Beşiktaş Yün Atkıları



İlk foto şehir ve üni atkıları. Tamamı tek kattan oluşuyor. Şehir oluşumlarının atkı çıkartma isteğini anlıyorum ama sırf atkı yaptırmak için de yapmamak lazım. Diyarbakır çArşı atkısı dizayn olarak çok başarısız olmuş. Atkıya bakınca başlı başına bir karmaşa var. Bu kadar güzel 2 rengi kullanmak zor olmamalı. Sade tasarımlar benim için her daim çok başarılı. (Düzce atkısını daha önce eklemiştim. Yanlışlıkla bu gruba da dahil edip, fotosunu çekmişim.)
  

İkinci foto lisanslı atkılar. Guti atkısının dezavantajı da 2 yıkamadan sonra tüylenmeye meyletmesi. Orta sıradaki atkı saten-yazlık atkı. Fethiye'ye tatile gittiğimde takım da hazırlık kampı için oradaydı. Yuvanın tırını görünce elimiz boş çıkmadık:) Yün atkının hikayesi ise daha ilginç. Lisanslı ürün ama bana Londra'dan geldi. Gezen atkıları seviyoruz.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Feda, Nostalji Serisi ve 110. Yıl Atkıları







Koleksiyonun güzelleri grubundan bu atkılardan da.

İlk sıradaki atkılar, geçtiğimiz sene "taraftar" hamlesi ile vira denilen "Feda" projesinin ürünleri. Beşiktaş futbol şubesinin kurucusu Şeref Bey, hastalığına rağmen Beşiktaş için koşturmuş, mücadele etmiş. Doktoru Enver Bey'in "Beşiktaş, seni genç yaşta öldürecek dostum" telkinlerini dinlememiş ve "feda" demiştir. Şeref Bey'in seneler önce verdiği bu yanıt, zor günler geçiren kulübe günümüzde hayat vermiştir. Bu kapsamda yapılan tüm ürünlerde de Beşiktaş'ın ilk arması kullanıldı. İlk arma ile tekrar haşır neşir olmak bu işin en güzel yanlarından biri bence.

İlk fotoğraftaki atkılar yün. Bir ucunda eski arma, diğer ucunda da Feda yazısı var. Bu atkıları yakından görmeden önce çok hevesliydim. Tüm kış boynumdan çıkarmam diye düşünürken, elime aldığımda inceliği beni şaşırttı. Şiddetli kış aylarında değil de orta şeker günlerde takılabilir:)

2. sıradaki nostalji serisi, bana göre yuvanın bugüne kadar yaptığı en güzel işlerden biri. Atkılar saten ve her iki tarafında da aynı desen var.

Siyah-Beyaz Film Gibi...
Sabri Dino - Yusuf Tunaoğlu - Vedat Okyar

Sabri Dino, 1964 yılından 1975'e kadar Beşiktaş formasını giymiş, Necmi Mutlu'dan sonra Beşiktaş kalesini en çok koruyan isim olmuştur. Aramızdan ayrılış şekli çok üzücüdür. Resmi sitede de yazdığı gibi "Beşiktaş tarihindeki ölümsüzlüğü devam edecektir."

Fena geliyor top,
Uç Sabri Dino.
Sola vurur,
Atla Sabri Dino.
Dokuz numaraya dikkat,
Aman Sabri Dino.
Kalemizde ışıl ışıl,
Canım Sabri Dino.
Gönlümüzde ışıl ışıl,
Atlama Sabri Dino.

Vedat Özdemiroğlu

Yusuf Tunaoğlu'nun bizler izleyemedik, izleyenlere sorunca da imrendik. "Ah gelmedi onun gibisi, Yusuf öyle büyük topçuydu ki" Şenollar, Birollar gider, Yusuflar, Sanlılar gelir cümlesinin baş karakterlerinden. Dönemin mühim golcüleri Şenol ve Birol Fb'ye transfer olunca, Baba Hakkı durumu bu cümle ile özetlemiştir. Bir başka Beşiktaş efsanesi Şükrü Gülesin, şöyle demiştir Yusuf için: "Bu çocuk, bizim atmosferimiz içinde yetiştirilmeyip de, bir Güney Amerika doğumu ve ekolü içerisinde olsaydı, bugün ismi bir Pele'den, Didi'den daha önce gelirdi." İzleyenlerin "bir daha böylesini görmedik" dediği Yusuf, ne yazık ki meziyetlerine ters oranda kendisine bakmış, hızlı yaşamayı tercih etmiş ve Beşiktaş formasını uzun seneler giyme fırsatını tepmiş. Buna rağmen hep çok sevilen olmuş Beşiktaşlılar için. Beşiktaş özkaynağının güzel isimlerinden olmayı başarmış.

Vedat Okyar, izleyemediğimiz ama Beşiktaşlılığı ile büyüdüğümüz isimlerden oldu. "Güzel Beşiktaşlı, güzel insan" tanımlarının en çok yakıştığı isimlerin başında geliyor. 1968-1976 yılları arasında formamızı giymiş ve sağlam penaltıcı olarak anılmış. Futbolu bıraktıktan sonra da her daim güzel adam olmayı sürdürebilmiş nadir isimlerden olmuştur. Sadece Beşiktaşlılar için değil, tüm futbol taraftarları, izleyicileri için sevilen isim olmuştur. Ne yazık ki lanet bir hastalık onu bizden aldı. Tek tesellimiz de şampiyonluğu görmesi oldu. "Benim akrabalarım Beşiktaş taraftarı" diyen Okyar'ı çok özlüyoruz.

Beşiktaş'ın bir başka efsane kuşağı MAF. Adlarına besteler yapılan, Beşiktaş forması altında sadece sportif olarak sevindirmeyip, Beşiktaşlılık ile de güldüren Metin, Ali ve Feyyaz. Ali gol, Metin gol, haydi bastır kral Feyyaz sen de koy. Ne Fener, ne Cimbom, bu sene de Beşiktaşım şampiyon. Beşiktaş tarihinin 3 gol kralından biri Feyyaz, golcülüğü kadar efendiliği ile de ön planda olan Ali ve Sarı Fırtına Metin Tekin. Metin Tekin'e sevgim bambaşka olduğu için bu atkı çok daha mühim.

Şeref Bey ve Hakkı Yeten. Tarihimizin en mühim isimlerinden ikisini buluşturmak harika bir detay olmuş. Futbol şubemizin kurucusu ve ilk kaptanı Şeref Bey ile futbolun "baba" lakaplı nadir isimlerinden Hakkı Yeten. Şeref Bey, Beşiktaş için hayatını feda etmiş bir isim. Hakkı Yeten, ömrü boyunca Beşiktaş uğruna çalışmış büyük kaptan. Tüm ülke futbolunun saygı duyduğu, efsane kelimesinin hakkını sonuna kadar vermiş değer.

Bu isimler için satırların yetersiz olduğunun farkındayım. Her biri için günlerce yazmak az gelir.

110. yıl için çıkarılan özel atkı. Şanlı, Şerefli 110 Yıl. Bu kadar güzel iki renge sahipken, kötü atkı çıkarmak ayrı meziyettir. Bizimkiler de sıkça yapmayı başardı ne yazık ki bunu. Lakin son dönemde oldukça iyi işlerin çıktığını kabul etmeliyiz. Bu seri de onlardan biri.

Feda atkısı da 110. yıl gibi 3 armadan ve sadelikten oluşuyor. Çok, çok beğendim tamamını.

Yün atkılar ve nostalji serisi yakın bir arkadaşımın yılbaşı hediyesi. Buradan da çok teşekkür ederim. Ve evet ta yılbaşında gelen atkıları yeni ekliyorum. Bu da benim ayıbım:(


4 Şubat 2013 Pazartesi

Partizan, Grobari, Grobari Jug, Juzni Front, Paok-Partizan Atkıları








Koleksiyonun kıymetlilerinden. Bakmaya doyamadığım atkılar da denilebilir. Partizan grup atkıları. İlk fotoğraftaki atkılar, tasarım ve sadelik olarak benim için "atkı"nın tanımı. Konu Partizan olunca danışacağım ilk isim haliyle dayım. Bir şeyler yazmasını rica ettim, o da kırmadı sağolsun. Partizan deplasmanına giden efsane kadroda yer alan dayıya rica etmeyeceğiz de kime edeceğiz:)

"Daimi bir okuyucusu, zaman zaman da yorumcusu olarak kendimi bu blogun bir parçası sayıyordum ama böyle küçük bir yazıyla katkı yapmak hepsinin ötesinde. Partizan sempatimi bilen Ege başkan rica etti, Grobari atkıları için buradayım :)

Grobari, 1970’te kurulmuş, Avrupa’nın en eski tribün gruplarından biri. Her yönden özgünlüğüyle öne çıkan Yugoslavya’nın, Ultras kültürüne hediyesi. Son yıllarda iç çatışmalar nedeniyle epey kan kaybı yaşasa da, Balkanlar’ın en etkili gruplarından olma niteliğinden fazla bir şey kaybetmiş değil. 

Soldaki atkı, Grobari'nin JNA Stadı'ndaki güney tribünde konuşlanmasına atfen aldığı ismi taşıyor: Grobari Güney. South Will Rise Again mottosuyla tribünde dalgalandırılan Konfederasyon Bayrağı (Amerikan İç Savaşı'nda güneylilerin bayrağı) da buradan geliyor.

İkinci atkı da yine klasik bir Grobari atkısı. Stadın bulunduğu Humska Caddesi'nden dolayı Kızıl Yıldızlıların "mezar kazıcılar" olarak adlandırdığı Partizanlıların ana sembollerinden biri bu kürekli adam.

Üçüncü atkıdaki keltoş ise Grobari 1970'in sembolü. Tribüne hakim olan Alcatraz ekibinin üstünde Grobari 1970 tişörtleri görmek mümkün. Yeri gelmişken, Grobari'nin, Çarşı benzeri bir şemsiye isim olduğunu belirtmek gerek. Bu isim altında birçok alt grup yer alıyor. Mesela son atkı, 1999'daki tribün içi anlaşmazlıklar sonucu kurulan bir alt grup olan Južni Front'un (Güney Cephesi). Son çatışmalarda üyelerinin bir kısmı Alcatraz'ın, bir kısmı da Zabranjeni'nin tarafında yer alan bu grup da kendi içinde bölünmüş durumda. Yumruklu sembolleri ise Napred (ileri, bastır vs.) Partizan mottosunu taşıyor."

Bu atkıların fotolarına torpil yaptığımın farkındayım. Ama görüntüleri çok hoş. İlk fotodaki atkılar bar model. Benzer kaliteye sahipler. 3. fotoda, ilk sıradaki atkı bunlara  oranla daha ince. O da Grobari atkısı. Juzni Front, klasik yün atkı. Paok - Partizan atkısı dandik yazlık atkılar kategorisinden.


24 Haziran 2012 Pazar

Juventus Atkıları (Viking, Area, Den Haag)


Yaşasın Juventus ve atkıları!

Koleksiyonun Beşiktaş harici, severek topladığım kulüplerden biri Juventus. Her bir atkısını hem beğenerek aldım, hem de her seferinde yeni bir şey öğrenmeme vesile oldular. 

Bu sefer ki atkıların 2 tanesi tribün gruplarına ait, 2 tanesi de lisanslı ürün. İlk fotodaki atkıların tamamı yazlık atkı. Viking ve Area, grup atkıları. Her iki grup hakkında bilgiyi şurada vermiştik. Viking atkısının akasında, bulundukları tribüne ithafen Cuore Della Nord (Kuzeyin Kalbi), Area atkısının arkasında da La Nostra Fede e Piu Forte Della Morte (İnancımız Ölümden Daha Güçlüdür) yazıyor. İlk fotonun sonuncu atkısı da sevdiğim Beşiktaşlı arkadaşım Ümit'in hediyesi. Kulübün lisanslı ürünü.

3. fotoğraftaki atkılar yün. İlk atkı da Ümit'in hediyesi. Lisanslı ürün o da. Bar model. İkinci atkı da benim özel ilgimin olduğu gruptan. İtalyanlar'a has bir model. Özellikle 80'lerde sıkça yapılmış. Hatta Beşiktaş tribünlerinin eskiye ait fotoğraflarında benzer atkılardan görmek mümkün. Hem İtalyan modellerini, hem de Beşiktaş modellerini. Şurada 2 tane var, Beşiktaş olanından. Gözbebeği konumundalar elbette.

Ve sonuncu atkı. Den Haag-Juventus dostluk atkısı. Açıkcası haberim yoktu bundan. Meğerse çok eskiye dayanan köklü bir ilişkileri varmış.

Juventus ve Den Haag dostluğundan bahsederken, Legia Varşova'yı da unutmamak lazım. Dostluk, bu 3 kulüp taraftarları arasında. Konuyla ilgili araştırma yaparken, pek istediklerimi bulamadım önce. Sağolsun dayım yardımcı oldu.

Dostluğun temelinde Den Haag var. Den Haag'ın Varşova ile ilişkileri iyi. Aynı şekilde Juventus ile de.  Sonrasında Juve ve Legia'nın da ilişkisi başlıyor. Önce Den Haag-Juve dostluğunda kısaca bahsedelim.

Juve ile Den Haag arasındaki ilk temas 1991 yılında başlamış. Juve'nin tribün grupları, uluslararası taraftarlar turnuvasına katılmış Zuiderpark'ta. Den Haag'ın tribün grubu North Side ile Vikingler arasında arkadaşlık başlamış. Bu arkadaşlığa N.A.B'den de elemanlar katılmış. N.A.B., Juve'nin 80'lerdeki sağlam gruplarından. Ertesi sene de North Side, İtalya'ya gitmiş ve Juventus-Torino maçında  Juve'ye destek vermişler. Bir sonraki taraftarlar turnuvasında da ilişkiler ve dostluk iyice güçlenmiş. (1992)

O sene ki turnuvada N.A.B.'in etkin kişilerinden biri (Fabio), Legia'nın üyelerinden oldukça etkilenmiş. Ve bu vesile ile de Legia tribünü ile yakınlaşma başlamış. Vikingler'den ayrılarak kurulan Noi Soli de Legialı'lar ile ilişkileri iyice üst seyiyeye ulaştırmış.

Ülkemizdeki kardeş tribün hikayelerine bakınca, adamların yapmış olduğu olağanüstü. Internetin olmadığı bir dönemde düzenlenen "Uluslararası Taraftar Turnuvaları" takdire şayan. Böylesi organizasyonlarda bu tür yakınlaşmaların olması da normal tabi. Turnuvada başlayan dostluklar, sonrasında da sistemli ve güzel şekilde devam etmiş. Birbirlerinin fikstürünü takip etme ve yerine göre destek verme.

Birbirleri için tonla maça gitmişler. Öyle birkaç tane değil. Alttaki foto Legia'nın Pogon ile mücadelesinden.


 Videoda da üçlü ile ilgili hoş kareler var. 1.17'ye dikkat bu arada. Dünyanın en çirkin atkılarından biri var orada:)

20 Kasım 2011 Pazar

ACAB Atkıları


Renk olarak biri hariç diğerleri koleksiyon dışında kalıyor. Ancak ACAB atkılarına rastladığım vakit kaçırmamaya çalışıyorum. Yalnız, taliplisi çok olduğu için bu atkıların fiyatı yüksek oluyor genelde. İlk fotodaki atkıların en altındaki, yün ve çift kat. Diğerleri ise tek kat. İkinci sıradaki atkı ise kalite olarak çok daha iyi. İkinci fotoğraftaki atkı ise bana göre en güzeli. Saten kumaştan ve renkler olması gerektiği gibi. Siyah-Beyaz'a olan düşkünlüğüm yüzünden söylemiyorum bunu. Ancak ACAB imzalı atkılara en çok yakışan renk bana göre Siyah-Beyaz.

Aslında bu başlığa ne fotoğraf, ne de video koymasam yadırganmaz. Aşağıdaki fotoğraf ve videodaki görüntülerden sıkça var bizim ülkemizde. Sadece maçlarda değil, hakkınızı aramaya kalktığınız her yerde.




6 Ekim 2011 Perşembe

Juventus Atkıları



3 adet Juventus atkısı daha. Tek kat, çift kat-yün ve yazlık atkı.

İlk fotoğraftaki birinci atkı, klasik bir tek kat atkı modeli. İkinci atkı çift kat ve yün. Boca Juniors ve Juventus dostluk atkısı. Böyle bir dostluktan haberim yoktu. Ya da tek maçlık bir durum olabilir. Atkının arkasında " Milan Ti Odio" (Milan'dan Nefret Ediyorum) yazıyor. Kenarda da maç skoruna istinaden " Io Non C'ero Ma Godevooo..." (Orada değildim, ama zevk aldım) yazılmış. Boca ve Milan arasındaki maçlara şöyle bir baktım. Bulamadım açıkcası bu maçı. Bu skorla biten bir maç var. Ancak onun galibi de Milan:)

En alttaki yazlık atkı da sevgili Murat'ın hediyesi. Bir akşam twitterda sohbet ederken, fotoğrafını paylaştı, yoksa sende yollayayım dedi. Bu vesile ile koleksiyondaki yerini aldı. Atkının bir tarafında Juventus'un kazandığı kupalar var. Altında da " Abbiamo Vinto Tutto " (Her şeyi kazandık) yazıyor.

Boca-Milan maçının görüntülerini bulabilseydim, onu ekleyecektim. Ne yazık ki bulamadım. Onun yerine son Milan maçıyla ilgili yeni bir videoyu ekliyorum.


16 Mayıs 2011 Pazartesi

Karışık Beşiktaş Atkıları






Fotoğrafları çekilen atkılar birikti, fotoğrafları çekilmeyip köşede bekleyen atkılar birikti. Annem, atkılara yer ayarlamaktan bitap düştü. İyi dayanıyor bence, hakkını vermem lazım:) Fotosunu çektiğim Beşiktaş atkılarından bir karma. Sırayla gidelim:

Bernd Schuster...

Bir akşam harika bir sohbet sonrasında fikir olarak çıktı. Schusterciler olarak (Fiko, Murat, Fulden, Zeynep)sohbetin dibine vurmuşken, atkı yaptıralım fikri öylesine ortaya çıktı. Sonrasında iş ciddiye bindi. Tamam, yaptırıyoruz dedik, durumu netleştirdik, her şeyi tamam haline getirdik. (evet, 1 gecede) Asıl sürpriz ertesi gün oldu: Schuster istifa etti. İhale üzerimize kaldı tabi:) Gerçi sonrasında YD atkısı yapmayı teklif ettim, eğer formül doğruysa bir geceye bakar YD'yi indirmek.

Tasarımı Fiko yaptı. Yazlık atkı, her iki tarafta da farklı model var. İddia ediyorum Kartal Yuvası henüz böyle kaliteli atkı yapmadı. Görün şu çocuğu:)

Kral Kartal...

Bundan epey bir zaman önce, henüz atkı koleksiyonuna merak salmamışken görmüştüm bu atkıyı. O zamanlar her köşede bir atkı yoktu. Çok azdı atkı çeşitleri. Hoşuma gitmişti, almak istemiştim. Ancak o zamanın parasıyla fazla bir miktar istenmişti ve vazgeçmiştim. Seneler sonra atkı Duru'nun hediyesi olarak geldi. Güzel de sürpriz oldu.

Rapid Wien-Beşiktaş...

Sevdiğim kategoriden. Bu seneki deplasman maçımızın atkısı. Kimsede görmediğim gibi, hayalini bile kurmamıştım. Çağatay'ın sürprizi olarak elime ulaştı. Çok fazla sevindiğimi ve şaşırdığımı söylemeliyim. Atkıyı maç sırasından bile hatırlamıyorum. Ailesi Viyana'ya tatile gitmiş ve gelirken 2 adet getirmişler. Sağolsun birini bana verdi.

Beşiktaş ve Dişi Kartallar...

Her ikisi de lisanslı atkı. Beşiktaş'ı nerede, ne zaman aldım anımsamıyorum, uzun zamandır elimde. Dişi Kartallar'ı da Ulaş yollamıştı bir paketle beraber.

Baü çArşı - çArşı İzmir...

Şehir atkılarından. İzmir'in siyahından mevcuttu, beyazı da eklenmiş oldu.

Lord of Beşiktaş...

Köşesinde bir parça Siyah-Beyaz var diye aldığım R.Madrid atkısı vardı. Sevgili Cem de Madrid hayranı. Onunla takas yaptık. 2 taraf da mutlu ayrıldı:)

Desteklerini esirgemeyen arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim.

6 Mayıs 2011 Cuma

Newcastle United-Santos-Udinese-Ascoli-Spezia-Partizan Atkıları


Atkı koleksiyonu yapanların sıkıntıları benzerdir her daim.

Aradığınız atkıyı bulamazsınız, bulursunuz ama umduğunuzdan yüksek fiyat isterler. Sahte atkılar piyasada dolanır, çakal satıcılar elinde kalan atkıları size okutmaya çalışır. Uzar gider bu sohbet.

Bir de çok hırslı olanlar vardır. Bana göre en can sıkıcı hadisedir. Kimi zaman bu hırslı adam, elindeki parçanın bir başkasında olmasından rahatsızlık duyar. Hatta kıskançlık krizine girer. Önünüze taş koymaya çalışır. Hadi canım olur mu öyle şey diyenleriniz olabilir. Ama bilseniz neler oluyor. O kadar çok hikaye duydum ve yaşadım ki.

Bütün bu tatsızlıklara rağmen şanslı kategorideyim. Koleksiyon sayesinde çokça insanla tanıştım. Ve bunlar arasında gerçekten "arkadaş" olabildiğim insanlar oldu. Koleksiyonumun büyüme sebeplerinden birisi de (aslında en etkilisi) bu doğru adamlarla karşılaşmış olmam. Bu blogda daha önce çokça adını andığım Özgür bu isimlerden bir tanesi. Yine aynı şekilde daha önce ismini andığım Ulaş.

Yukarıdaki atkıların tamamını O'nun bağlantıları sayesinde elde ettim. Tamamı yurt dışından geldi. Bu zamana kadar bana yolladığı atkıların sayısını anımsamıyorum artık. Her pakette bir sürprizle yüzümü güldürmesi, mail adresimi atkı fotoğrafları ile ablukaya alması, hiçbir zaman bencillik yapmaması... Üstelik Ulaş ile benzer koleksiyonlara sahibiz. O da Siyah-Beyaz atkıları topluyor, o da Beşiktaşlı. Benzer özelliklerimizden sadece iki tanesi bu. Ve biz bu iki noktada sınırlı kalmayıp, arkadaş olabilmeyi başardık. Koleksiyonun bana kattığı en önemli güzellikler bunlar.

Atkılara geçelim:)

Ultras Spezia atkısı hariç tamamı tek kat ve oldukça kaliteliler. Ascoli atkısını almam için Ulaş ikna etti. Ben, pek beğenmemiştim. O'nun elinde varmış, yakından görünce beğeneceksin taktiği ile almamı sağladı:)

Spezia atkısı içinse: Kartal'ı yeter!

28 Nisan 2011 Perşembe

Juventus Grup Atkıları (II)




Hey Dostum! Bizden misin? Değilsen Hemen Kaç! Siyah-Beyaz Sonsuzdan Sonsuza


Juventus İçin Savaşanlar

Scirea'dan gelen yüreğimiz daha güçlü çarpıyor

Forza Onur

Her Zaman Her Yerde Yalnızca Juve


Interliler Kafayı Yedi, Çünkü Bir Y...k Dahi Kazanamadılar




Şubat ayında Juventus grup atkılarından eklemiştim. Onlara yenileri de eklendi. Gerçi bu atkılar geleli çok oluyor. Ancak şimdi bloga koyabiliyorum.

Koleksiyonda bugüne kadar hiçbir atkıyı satmadım ya takas da kullanmamıştım. Ta bu Juve atkılarına kadar. Bugüne kadar birçok atkıyı bulmamda yardımcı olan Özgür, uzunca bir süredir 2 adet Paok grup atkıma göz dikmişti:) Sonrasında kendi koleksiyonunda yapacağı değişikin ilk hamlelerinden biri de bu takas oldu. 2 adet Paok grup atkısına karşılık Juve grup atkıları geldi. Kendi adıma çok mutluyum, O da mutlu. Gerçi bir ara hata mı yapıyorum dedi ama:) Özgür'den başkası da kolay kolay bu takası gerçekleştirir miydi emin değilim. Tekrar teşekkür ediyorum buradan.

İtalyanca çeviriler için beni kırmayan Fevzi'ye (YukiTheZorba) en güzel Siyah-Beyaz selamlar.

26 Mart 2011 Cumartesi

Udinese Atkıları


Sayısının azlığından şikayet ettiğim Udinese atkıları. Nedenini bilmiyorum ama bir türlü rastlamıyorum kendilerine. Üstteki tek kat, alttaki ise yazlık. Adetlerinin artması temennim.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Juventus Grup Atkıları













Bugüne kadar benim için istisnasız en güzel grup atkıları hep Juventus'unkiler oldu. Çok başarılı buluyorum. Yün, tek kat, yazlık... Hiç farketmiyor. Hep başarılı işler çıkarmışlar. Dibimin düştüğü atkılar diyebilirim.
İlk sıradaki Fighters atkısı, Juventus tribünlerinin ilk kurulan grubuna ait. Bu grup, 1987 yılında Fiorentina deplasmanında çıkan olaylar sonrasında kendini feshetmiş. Ardından Drughi içerisinde tekrar filizlenmiş. 1996 senesinde tüm gruplar birleşerek, Black and White Fighters Group adı altında toplanmışlar.
İkinci ve üçüncü sıradaki Arancia Meccanica atkıları. Açık ara benim favorilerim. Fighters, kendini feshettikten sonra bu grubun önemli isimleri tarafından kurulmuş. Kubrick'in Clockwork Orange (Arancia Meccanica) isimli filminden esinlenerek, gruba isimlerini vermişler. Kısa süre sonra İtalyan polisi isimden rahatsızlık duyarak, ismi yasaklamış. Grupta ismini Drughi olarak değiştirmiş. Fakat buradaki güzel detay şu: Drughi, filmdeki çetenin adı:) İtalyan polisi bunun farkına yıllar sonra varmış. Sonuç: Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye.
Gioventu Bianconera, Fighters kendini feshettikten sonra kurulan gruplardan bir tanesi.
Gruppo Storico da Black and White Fighters'a ait.

İlk fotoğrafta alttaki Arancia Meccanica ve Gioventu Bianconera atkılarının elime geçme hikayesi de çok güzel. Aynı atkılara talip olduğumuz zaman tanıştık Özgür'le. Her ikimiz de Juventus atkılarını istiyorduk, ortada bir karışıklık durumu söz konusuydu. O karışıklık ortamını gayet iyi atlattıktan sonra O'nun hediyesi oldu bu atkılar. Bunlarla da sınırlı kalmadı. Daha sonraki zamanlarda ekleyeceğim atkılarda da katkısı çok büyük oldu. Hakikaten hakkını ödeyemem bu konuda. Gerçi Gioventu atkısı boyalı geldi ama neyse artık başka atkıyla telafi edecek eheheh.
Özgür'ün harika bir Ultras atkı koleksiyonu var.(http://ultrasscarves89.blogspot.com/) Bu vesile ile tanıtmış da olalım. O'nun sayesinde birçok atkıyı ilk defa gördüm, öyle olmaya da devam edecek. Koyu bir Marsilya taraftarı. Öyle eften, püften değil. Bir süre Marsilya tribünlerini solumuş. Buralar beni kesmiyor diye artistlik yapıp, duruyor:) Alacağım elindeki tüm Siyah-Beyaz atkıları haberi yok.

8 Ocak 2011 Cumartesi

Koleksiyon Harici








Koleksiyonda Siyah-Beyaz dışında atkılar olduğunu söylemiştim daha önce, birkaç defa. Arkadaşlar ısrarla, ekle, onları da görelim dediler.
Bunların büyük çoğunluğu arkadaş hediyesi olarak geldi. Geri kalanları da ben temin ettim. Ya sevdiğim bir kulüp atkısıdır ya da bambaşka bir hikayesi vardır vs.
Adana Demirspor - Livorno atkısı. Bu maçı canlı izleyemediğime hala üzülürüm. Hiçbir kanalın umursamayıp, bizlere sunmamış olması da başka tatsız bir detay. Atkısından edinerek, teselli bulduk minikten.
Celtic.. Daha koleksiyon ortada yokken, böyle bir fikir bile ortada yokken aldığım atkı. Orijinal, lisanslı üründür. Yuvasından gelmedir.
Bob Marley, candır. Bunun hoş bir hikayesi var. Yalnız hikayenin başrolü başka bir atkıya ait. O atkının fotosunu eklediğimde anlatacağım.
İstanbul... Atkı var, alır mısın dediler, aldık:) " si le monde etait un seul pays, puis Istanbul serait sa capitale " Dünya, bir devlet olsaydı, başkenti İstanbul olurdu.
Euskadi... Dibimin düştüğü atkılardan bir tanesi. Bask bölgesi atkısı. Kolay bulunmayan bir atkı. Ben de, TD'de ön sipariş alarak, getiren biri aracılığı ile aldım atkıyı. Plaza çocuğu olan bir arkadaşım fena sulanıyor atkıya:) O'nun için ikinci listeye de adımı yazdırdım, hala ses seda yok, bekliyoruz.

Liverpool-Chelsea-Tottenham-Arsenal.. Arsenal hariç tamamı orijinal. Üçü de adadan geldi. Liverpool ve Chelsea'yi Ada Kartalı yolladı. Tottenham atkısını orada okuyan bir arkadaşımdan rica etmiştim, sağolsun kırmadı. Severim ben Tottenham'ı. Gerçi adada sevdiğim daha doğrusu izlemekten her daim keyif aldığım çok takım var. Bunlardan bir tanesi Arsenal, Arsene Wenger'e müthiş saygı duyarım. Namağlup şampiyon olmuş Arsenal'i izlediğim için şanslı sayarım kendimi. Bu atkıda ilk aldığım atkılardan biri.
Barcelona-Athletic Bilbao... Barcelona'ya tatile giden bir kardeşime tembihlemişti, o getirdi. (Yurtdışına çıkan biri duymayayım, direk yapışmışım yakasına). Bilbao atkısında yine Ada Kartalı'nın imzası var. Orijinal paketi ile gelmişti, sevinmiştim epey. Aynı bizim yuvanın hediye ambalajları gibi. Kırmızı, üzerinde beyazla Athletic Bilbao yazıyor. Uzun bir süre saklamıştım. Manyak mıyım yav diyip, atmıştım sonrasında.
Cosenza Calcio-Palermo... Cosenza atkısı da hediyegillerden. Serie C'de oynuyorlar sanırım. Palermo, sevilmez mi? Çok sevilir. Pastore varsa daha çok sevilir. Bir adet daha geldi Palermo atkısı, üstelik orijinal. Ama henüz fotoğrafını çekmedim. Şu an askerde olan Orçun Abdullah kardeşimizin çok güzel Palermo atkıları vardır. O'nun eline su dökemeyiz.
Karşıyaka-Göztepe... Efsane Karşıyaka atkısı hediye. Koyu Karşıyakalı bir arkadaşımdan. Özgür Soylu hatıra atkısı. Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı ve bizler bu şekilde tanımasaydık Özgür'ü.
Che'li Göztepe atkısını beğendim, aldım. Diğeri de hediye geldi.
Koleksiyon harici atkılara eklenen yenileri var. Ama başka bir zaman eklerim onları da. Aslolanın önüne geçmesinler:)