Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2014 Salı

Beleştepe, Antifa, Gündoğdu, ManU-Beşiktaş, çArşı, 90'lardan Kalma Beşiktaş Atkıları

Eylül'den beri bir şey eklememişim. Atkıların sayısı arttıkça ve buraya eklemedikçe vicdanen büyük rahatsızlık duyuyorum. Tekrar nasıl düzene oturtacağım hakkında da bir fikrim yok aslında. Uzatmadan atkılara geçeyim.

İlk sıradaki Beleştepe atkısı tek kat. Yaşama sokaklardan ve tribünden müdahale ederiz diyen ve kendisi gibi düşünen Beşiktaşlılar ile güzel işler yapanların oluşturduğu bir grup. Şuradan da manifestoları okunabilir: Beleştepe manifesto. Atkıyı temin etmemde yardımcı olan Ufuk'a tekrar teşekkür ederim.

Antifa, bilindiği gibi evrensel bir tabir. Özellikle Avrupa tribünlerinde bu yaklaşımda olan gruplar, konuyla ilgili pankartları tribünlerinden eksik etmiyorlar. Bizim tribün de benzer yaklaşım ile ilgili çeşitli pankartları bünyesinde barındırmıştır. Antifa tabiri ise ilk kez kullanıldı diye anımsıyorum. Gayet de güzel oldu. İlk pankart, bez  üstüne spreyle yapılmıştı. Güzel de bir hikayesi var. Pankartı içeri sokarken, pankartı kontrol eden polis "Antifa ne demek" diye sormuş. "Antalya İşletme Fakultesi'nin kısaltması" demiş arkadaşlar da. Kartal zekalarına kurban:) Daha sonrasında da atkıları yaptırdılar. Atkıdan elde ettikleri gelir ile de güzel bir pankart yaptılar. Ellerine, kollarına, zekalarına sağlık.


çArşı Berlin'le özdeşleşen Gündoğdu pankartının atkıya dönüşmesi. Gündoğdu pankartı, benim nazarımda en iyi el yapımı pankartlardan biri. Uzun süredir de çArşı Berlin'le nice km'ler yaptı. Haklarını vermek gerek, Avrupa'daki en iyi Beşiktaş oluşumu diyebiliriz. Atkı da pankartın aynısı zaten. En alttaki foto da aynı atkının siyah zeminlisi mevcut. 

çArşı atkısı, çift kat, yün atkılardan. Eski usül, artık pek rağbet görmeyen model. Daha önce de söylemişimdir. Hala bu modelleri çok seviyorum.
2. fotodaki Manu-Beşiktaş atkısı orijinal değil. Orijinalini büyük uğraşlar sonunda edinmiştim. Onun da hikayesi şurada: Beşiktaş - ManU maç atkısı. Nette gezerken denk gelmiştim fotodaki atkıya. İngiltere'nin çakma atkılarından:)

Alt sıradaki Beşiktaş atkısı ise kıymet olarak çok özel. Çok yakın arkadaşım Cihan'ın hediyesi. Onu bu kadar kıymetli yapan bir diğer detay, atkının 97-98 sezonunda alınmış olması. 16 sene olmuş. Umarım koleksiyon hiçbir zaman bozulmaz ve en eskiler kategorisinde yerini her daim korur. Sağol canım kardeşim.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Feda, Nostalji Serisi ve 110. Yıl Atkıları







Koleksiyonun güzelleri grubundan bu atkılardan da.

İlk sıradaki atkılar, geçtiğimiz sene "taraftar" hamlesi ile vira denilen "Feda" projesinin ürünleri. Beşiktaş futbol şubesinin kurucusu Şeref Bey, hastalığına rağmen Beşiktaş için koşturmuş, mücadele etmiş. Doktoru Enver Bey'in "Beşiktaş, seni genç yaşta öldürecek dostum" telkinlerini dinlememiş ve "feda" demiştir. Şeref Bey'in seneler önce verdiği bu yanıt, zor günler geçiren kulübe günümüzde hayat vermiştir. Bu kapsamda yapılan tüm ürünlerde de Beşiktaş'ın ilk arması kullanıldı. İlk arma ile tekrar haşır neşir olmak bu işin en güzel yanlarından biri bence.

İlk fotoğraftaki atkılar yün. Bir ucunda eski arma, diğer ucunda da Feda yazısı var. Bu atkıları yakından görmeden önce çok hevesliydim. Tüm kış boynumdan çıkarmam diye düşünürken, elime aldığımda inceliği beni şaşırttı. Şiddetli kış aylarında değil de orta şeker günlerde takılabilir:)

2. sıradaki nostalji serisi, bana göre yuvanın bugüne kadar yaptığı en güzel işlerden biri. Atkılar saten ve her iki tarafında da aynı desen var.

Siyah-Beyaz Film Gibi...
Sabri Dino - Yusuf Tunaoğlu - Vedat Okyar

Sabri Dino, 1964 yılından 1975'e kadar Beşiktaş formasını giymiş, Necmi Mutlu'dan sonra Beşiktaş kalesini en çok koruyan isim olmuştur. Aramızdan ayrılış şekli çok üzücüdür. Resmi sitede de yazdığı gibi "Beşiktaş tarihindeki ölümsüzlüğü devam edecektir."

Fena geliyor top,
Uç Sabri Dino.
Sola vurur,
Atla Sabri Dino.
Dokuz numaraya dikkat,
Aman Sabri Dino.
Kalemizde ışıl ışıl,
Canım Sabri Dino.
Gönlümüzde ışıl ışıl,
Atlama Sabri Dino.

Vedat Özdemiroğlu

Yusuf Tunaoğlu'nun bizler izleyemedik, izleyenlere sorunca da imrendik. "Ah gelmedi onun gibisi, Yusuf öyle büyük topçuydu ki" Şenollar, Birollar gider, Yusuflar, Sanlılar gelir cümlesinin baş karakterlerinden. Dönemin mühim golcüleri Şenol ve Birol Fb'ye transfer olunca, Baba Hakkı durumu bu cümle ile özetlemiştir. Bir başka Beşiktaş efsanesi Şükrü Gülesin, şöyle demiştir Yusuf için: "Bu çocuk, bizim atmosferimiz içinde yetiştirilmeyip de, bir Güney Amerika doğumu ve ekolü içerisinde olsaydı, bugün ismi bir Pele'den, Didi'den daha önce gelirdi." İzleyenlerin "bir daha böylesini görmedik" dediği Yusuf, ne yazık ki meziyetlerine ters oranda kendisine bakmış, hızlı yaşamayı tercih etmiş ve Beşiktaş formasını uzun seneler giyme fırsatını tepmiş. Buna rağmen hep çok sevilen olmuş Beşiktaşlılar için. Beşiktaş özkaynağının güzel isimlerinden olmayı başarmış.

Vedat Okyar, izleyemediğimiz ama Beşiktaşlılığı ile büyüdüğümüz isimlerden oldu. "Güzel Beşiktaşlı, güzel insan" tanımlarının en çok yakıştığı isimlerin başında geliyor. 1968-1976 yılları arasında formamızı giymiş ve sağlam penaltıcı olarak anılmış. Futbolu bıraktıktan sonra da her daim güzel adam olmayı sürdürebilmiş nadir isimlerden olmuştur. Sadece Beşiktaşlılar için değil, tüm futbol taraftarları, izleyicileri için sevilen isim olmuştur. Ne yazık ki lanet bir hastalık onu bizden aldı. Tek tesellimiz de şampiyonluğu görmesi oldu. "Benim akrabalarım Beşiktaş taraftarı" diyen Okyar'ı çok özlüyoruz.

Beşiktaş'ın bir başka efsane kuşağı MAF. Adlarına besteler yapılan, Beşiktaş forması altında sadece sportif olarak sevindirmeyip, Beşiktaşlılık ile de güldüren Metin, Ali ve Feyyaz. Ali gol, Metin gol, haydi bastır kral Feyyaz sen de koy. Ne Fener, ne Cimbom, bu sene de Beşiktaşım şampiyon. Beşiktaş tarihinin 3 gol kralından biri Feyyaz, golcülüğü kadar efendiliği ile de ön planda olan Ali ve Sarı Fırtına Metin Tekin. Metin Tekin'e sevgim bambaşka olduğu için bu atkı çok daha mühim.

Şeref Bey ve Hakkı Yeten. Tarihimizin en mühim isimlerinden ikisini buluşturmak harika bir detay olmuş. Futbol şubemizin kurucusu ve ilk kaptanı Şeref Bey ile futbolun "baba" lakaplı nadir isimlerinden Hakkı Yeten. Şeref Bey, Beşiktaş için hayatını feda etmiş bir isim. Hakkı Yeten, ömrü boyunca Beşiktaş uğruna çalışmış büyük kaptan. Tüm ülke futbolunun saygı duyduğu, efsane kelimesinin hakkını sonuna kadar vermiş değer.

Bu isimler için satırların yetersiz olduğunun farkındayım. Her biri için günlerce yazmak az gelir.

110. yıl için çıkarılan özel atkı. Şanlı, Şerefli 110 Yıl. Bu kadar güzel iki renge sahipken, kötü atkı çıkarmak ayrı meziyettir. Bizimkiler de sıkça yapmayı başardı ne yazık ki bunu. Lakin son dönemde oldukça iyi işlerin çıktığını kabul etmeliyiz. Bu seri de onlardan biri.

Feda atkısı da 110. yıl gibi 3 armadan ve sadelikten oluşuyor. Çok, çok beğendim tamamını.

Yün atkılar ve nostalji serisi yakın bir arkadaşımın yılbaşı hediyesi. Buradan da çok teşekkür ederim. Ve evet ta yılbaşında gelen atkıları yeni ekliyorum. Bu da benim ayıbım:(


5 Eylül 2012 Çarşamba

Beşiktaş Atkıları


İlk fotoğraftaki atkıların hiçbiri lisanslı değil. Modelleri hoşuma gittiği için aldım. Tamamı tek kat. 2. fotoğraftaki ilk 2 atkı da her hangi bir gruba ait değil. Bir arkadaşım kendisi tasarlamıştı, ondan almıştım. Kartal Sözlük ise adından da anlaşılacağı gibi Beşiktaşlı sözlük oluşumunun güzel atkısı.

Kara Kartallar Beşiktaş atkısı Ada'dan geldi. Aynısından 1 adet daha var elimde. Ama bu grubun atkılarını çok fazla seviyorum. (90'lar) Çift kat ve yün.

Çarşı atkısı da A'nın değişmediği günlerden kalma. Eski çift kat atkıların gözdelerinden benim için. Diğer tarafında da Beşiktaş yazıyor.

Ara verince uzunca yazmak, toparlamak zor oluyor. Kısa zamanda hız kazanırım umarım:)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Lisanslı Beşiktaş Atkıları

Lisanslı Beşiktaş atkıları grubunun en güzellerinden. İlk atkı takas sonucu geldi. Tasarımın sadeliğine bayıldım. Blogun adına uygun ayrıca:) Tek kat ürün.

Diğer 2 atkının siyah olanını abim, beyaz olanını kardeşim aldı. Kış boyunca bu iki atkıyı kullandım. Siyah olan, günlük yaşamda kullanmak için çok uygun. Beyaz da "bar" modele olan hastalığımızın güzel parçası zaten. Defalarca dillendirdim, bir kere daha olsun. Atkı budur benim için. Her iki atkıdaki minik boydaki arma ise en güzeli. Abartılı boyutlarda değil. Şık olan atkıyı daha da güzelleştiriyor.

Bu arada blogu epey boşlamışım. Şu atkıları koyunca daha fazla farkettim. Koca kış taktığım atkıları daha yeni ekliyorum.

Bu güzellik de benim tatlı sıpam. Atkı takmayı hiç sevmiyor. Fakat beraber dışarı çıkıyorsak, sırf benim boynumda atkı var diye o da takmak istiyor:)

13 Mayıs 2012 Pazar

çArşı Marmaris, Çorum, Tirilye, Rize, Turgutlu Lise Bjk, Ada Kartalları Atkıları



Uzun zaman oldu. Atkılar çok birikti. Dile gelip, ayıp ediyorsun dediler. Beşiktaş ile vira diyelim yine.

Atkıların tamamı tek kat. çArşı Marmaris, sevgili Mehmet'in hediyesi. Tekrar teşekkür ederim. Artık bulunması çok zor; ama bir Marmarisspor atkısı için de hala bekleyişimiz sürüyor:)

Çorum ve Rize atkılarını oraların yetkili arkadaşları sayesinde edindim. Sağolsun çok yardımcı oldular, atkıları kısa sürede aldım.

Turgutlu, Tirilye ve Ada ise net üzerinden alışveriş sonrasında geldi.

Bu seferlik yazı kısa. Açılış böyle olsun, gelir devamı nasıl olsa. Video da Rizeli Kartallar'dan. Benim de çok sevdiğim Karmate'nin Nayino parçasına uyarlamışlar besteyi.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Rapid Wien - Beşiktaş Maç Atkısı (30/09/2010)


Beşiktaş maç atkılarından aynen devam. Maç atkılarını aynı anda yayınlamaktansa, böyle tek tek yayınlamayı tercih ediyorum. Bu atkıları ayrı seviyorum. Ve son dönemde bulmaktan ümidi kestiğim birçok atkıyı elde ettim. (Maç atkıları ile ilgili) İlk elime geçtikleri dönem, sürekli yerlerinden çıkarıp, baktım:)

Geçen senenin atkılarından bu sefer ki. Deplasmandaki Rapid Wien maçı. Atkı tek kat, dokuması gayet güzel. Stat ve maç tarihi üzerinde. Aynı atkının yazlık olanından vardı, şimdi tek katı da eklendi.

Bir de biz alışkanlık edinsek şu atkılardan çıkarmayı çok güzel olacak. Yuvada, özensiz yapılmış o kadar çok ürün var ki. Onları görünce bu atkılardan yapılmamasını anlayamıyorum. Binlerce basılsın diye bir kural da yok. O maç öncesinde satmak için belli adetlerde yapılabilir. Birçok kulüp, sonrasında maç atkılarını kendi resmi satış sitelerinden satmaya devam ediyor. Şeref Bey'de birçok güzel maça imza attık. Gel gelelim, anısı için bir atkı yok. Bu konuda şikayetlerim bitmez.

Atkı yakın tarih olunca, o maça dair görüntüler hala taze zihinlerde de. Bizim için bahar dönemiydi. Guti ve Q7'li kadro, başımızda Dayı Schuster. Mağlup duruma düşmemize rağmen elde edilen galibiyet. Rakibimizi golünü de şu an bizde oynayan Veli Kavlak atmıştı. Bu maçta aşırı sert oyunuyla Yasin Pehlivan'ı kara listeme almıştım. Velhasıl güzeldi...



Golden sonra atkı şov

15 Aralık 2011 Perşembe

Stoke City - Beşiktaş Maç Atkısı




Dün akşamdan sonra tabiki de bu atkı eklenir.

Bir alttaki yazıda Manchester atkısından bahsederken, Emre'den söz etmiştim. Sana bir sürpriz yapacağım demişti. Ve hiç beklemediğim anda hakikaten büyük bir sürpriz yaptı. Sormuştu bana Stoke atkın var mı diye. Ben de Ebay'de başıma gelenden söz etmiştim. Onu yazının devamında anlatacağım. Emre de atkıdan kendisinde olduğunu, bir arkadaşına söz verdiğini ve ama bana yollayacağını söyledi. Ben de arkadaşın kulaklarımı çınlatmasın, atkıyı arkadaşına yolla demiştim.

Bir süre sonra kargonuz var diye arandım, haberim de yoktu hiç. Kimden acaba derken yola koyuldum. Emre'nin soyadını bilmiyordum. Twitter hesabında yazıyor ama aklımda kalmamış açıkcası. Kim bu, ne var bunun içinde diye düşünürken, paketi açmamla yaşadığım şoku ve mutluluğu tarif etmem zor.

Stoke City'nin ambleminin olduğu bir poşet içerisinde Stoke City - Beşiktaş maç atkısı. Elim, ayağıma karıştı, çok şaşırdım. Bana attığı mesajdan anladığım kadarıyla arkadaşına da başka bir atkı yollamış. Bu da içimi rahatlattı.

Emre'ye bir kez de buradan teşekkür ediyorum. Hiç yüzyüze gelmemişken, sohbetimiz sadece net ortamında iken yaptığı bu jesti unutmam mümkün değil. Ada Kartalı'na anlattığımda durumu güzel özetledi aslında: "Beşiktaşlı işte!"

Atkı, bir önceki maç atkısının aynısı. İngilizler, taviz vermiyor arkadaş:)

Diğer atkı ise benim hatam aslında. Maç atkısı diye aldım, İngiliz'in korsanına denk geldim:) Gerçi şikayetim yok. Kalite olarak oldukça iyi. O da bir başka model olarak kalacak koleksiyonda.

Bu başlığa eklenecek videonun başka bir şey olmasına imkan yok (Görüntü ters, idare ediverin, bulamadım başka:)


12 Aralık 2011 Pazartesi

Beşiktaş - Manchester United Maç Atkısı




Nihayet, nihayet, nihayet!

Koleksiyonda bulunması daha zor olan atkılar varken, nedense bu atkıya kafayı takmıştım. Bugüne kadar hiçbir atkı için "benim olmalı" hırsına bürünmedim. Ve bu sayede oldukça güzel atkılar edindim. Bir tek bu atkıya kafayı takmıştım. Her hangi bir özel sebebi yok. Maç atkılarını seviyor olmam ve bunun bir İngiliz atkısı olması etken tabi.

Çok uzun süre aradım, bir türlü karşıma çıkmadı. Ada Kartalı, araştırdı, sordurdu defalarca sonuç alamadı. Heralde bulamayacağız derken, twitter aracılığı ile sohbet ettiğim Emre, "bende var, yollarım sana" dedi. Bu dialogu yaşadığımızda mevsim yazdı:) Haliyle kışlıkların arasından bulması gerekiyordu. Gel zaman, git zaman derken bir süre önce Ebay'de atkının satışa çıkarıldığını gördüm. Açık arttırma usulü ile satışa konulmuştu. Hemen takibe aldım. Ada Kartalı ve Kıvanç haberdar edildi. Olası bir unutma ihtimaline karşı hatırlatmaları için.

Atkının satışının sonlanacağı güne gelindiğinde çok heyecanlıydım. Benden başka kim ister ki diyordum. Açık arttırmanın bitmesine 1 dakika kala teklifi verdim. Meğer benim gibi pusuda biri daha bekliyormuş. Karşılıklı tekliflerle bitirdik dakikayı. Kafamda vereceğim miktarın üstüne çıkmama rağmen kaybettim. Son saniyede diğer kişi aldı atkıyı. İnanılmaz üzüldüğümü söylemeliyim:) Şansıma methiyeler düzerken, atkının satış fotosu dikkatimi çekti bir anda. O ana kadar heyecandan farketmemişim. Fotoğrafta 2 atkı vardı. Hemen satıcıya mesaj attım. "Elinizde 1 adet daha varsa almak istiyorum." diye. Olumlu yanıt verince, devreye Ada Kartalı girdi ve işi bitirdi. Tam anlamıyla bir mutlu son oldu.

Emre'ye de haber verdim, atkıyı bulduğuma dair. O da mahcup oldu, yollayamadığı için. Hiç sorun değildi benim için. İlgisi ve samimiyeti yeterliydi çünkü. Bazen yaşamlarımızda öyle şeyler oluyor, öyle bir tempo ile yaşıyoruz ki unutuyoruz kimi şeyleri. Emre de sonrasında bambaşka bir güzellik yaptı. Onun da ne olduğu bir sonraki yazıda.

Atkıdan söz etmek gerekirse, klasik çift kat, yün atkı. Manchester United, maç atkıları konusunda taviz vermiyor. Hep benzer şekilde çıkarıyor. Bu da takdir ettiğim bir detay. Atkının bir tarafında kulüp isimleri, bir tarafında stat isimleri ve maç tarihleri yazıyor. Hayal ediyorum da keşke Şeref Bey yazabilseydi orada.

İçerde, onlar bizi 1-0 yendi, dışarıda biz. İçerdeki mağlubiyeti de hiç haketmemiştik açıkcası. Ferdinand ve Sir Ferguson'un övgü dolu sözleri tesellisi oldu.

İlk video içerdeki maçtan:



İkinci video ve tabiki de Tello... Bu videoda görülmüyor; ancak topun filelerle buluştuğu anın 19:03 olması da başka bir güzellikti.

25 Kasım 2011 Cuma

Beşiktaş Atkıları



Bu aralar öyle güzel Beşiktaş atkıları geldi ki, hangisini koyacağıma karar veremedim.

İlk iki sıradaki atkılar tek kat. Pek sık karşımıza çıkmayan türden. Özellikle birinci sıradakini çok beğendim.

DAÜ ve bar atkı uzunca bir süredir elimdeydi. Üşengeçlik sendromundan muzdariptiler. DAÜ/Doğu Akdeniz Üniversitesi Beşiktaş Öğrenci Kulübü'nün atkısı. Çift kat ve yün.

Bar atkı, kulübün geçen yıl çıkarmış olduğu lisanslı ürünlerden. Oldukça kaliteli ve çok şık duruyor. Bar atkı diyince akan sular durur her daim.


15 Eylül 2011 Perşembe

100. Yıl Beşiktaş Atkıları

Koleksiyonun göz bebekleri kategorisine iki atkı daha eklendi. 100. yılımızda kulübümüzün çıkardığı bu atkıları temin edememiştim. Daha sonraki senelerde de bir türlü karşıma çıkmamıştı. Internette hiç ummadığım bir anda bulmak ise fazlasıyla mutlu etti. Her iki atkıyı da çok uygun fiyata aldığımı da eklemeliyim. Atkı ve forma koleksiyonu yapanları yolma devrinde yaşadığımız düşünülürse, oldukça mühim bir detay bu.

Her iki atkı da yün ve çift kat. Damalı olan o dönem efsane olmuştu zaten. Damalı atkı çok uzun olduğu için B ve Ş harflerinin yanlarından katlayarak çektim fotoğrafı.

100. yılımız gibi güzel atkılar.

Aşağıdaki video da 100. yılımıza ait en güzel videolardan biridir benim için.

1 Eylül 2011 Perşembe

Beşiktaş-İbb Kupa Finali-Ümraniye-Çok Sakat Var Atkıları

Farkettim ki bir süredir yabancı atkı ekliyorum. Beşiktaşıma haksızlık olmasın.

Beşiktaş-İbb kupa finali atkısı. Maça gidemeyeceğim kesinleşince maça giden arkadaşlarımdan rica etmiştim, hanginiz görürse alsın lütfen diye. Sağolsun Cem aldı. Gerçi atkı bana tam 2 ay sonra geldi :) Gerçi son birkaç aydır yaşanan leş gibi muhabbetler yüzünden, bu atkıyı görmek ağır geliyor bana, canımı acıtıyor.

Ümraniye atkısına da nette denk gelmiştim. Bir türlü irtibatı kuramadığım gibi İstanbul dışına kargo yapıp, yapmadıklarını da öğrenemedim. Cem, orada da devreye girdi. Bu vesile ile atkıyı edinmiş olduk. Bu atkının kargosu çok kısa sürdü, hakkını yemeyeyim:)

Çok sakat var bizde... Asi Ruh'un efsane karelerinden birindeki meşhur cümle, defalarca dile getirilen. Altına da "Ligi koyalım, ligi" yazmışlar, daha güzel olmuş. Atkı, sağdaki garip suratlı, çocuk ifadeli insan modeli olmasaymış daha güzel olurmuş. Hele o elindeki samuray kılıcı mı, döner bıçağı mı nedir muamma. Ayrıca fazla yersiz. Her neyse yine de malum esprisi yüzünden güzel atkı.


16 Mayıs 2011 Pazartesi

Karışık Beşiktaş Atkıları






Fotoğrafları çekilen atkılar birikti, fotoğrafları çekilmeyip köşede bekleyen atkılar birikti. Annem, atkılara yer ayarlamaktan bitap düştü. İyi dayanıyor bence, hakkını vermem lazım:) Fotosunu çektiğim Beşiktaş atkılarından bir karma. Sırayla gidelim:

Bernd Schuster...

Bir akşam harika bir sohbet sonrasında fikir olarak çıktı. Schusterciler olarak (Fiko, Murat, Fulden, Zeynep)sohbetin dibine vurmuşken, atkı yaptıralım fikri öylesine ortaya çıktı. Sonrasında iş ciddiye bindi. Tamam, yaptırıyoruz dedik, durumu netleştirdik, her şeyi tamam haline getirdik. (evet, 1 gecede) Asıl sürpriz ertesi gün oldu: Schuster istifa etti. İhale üzerimize kaldı tabi:) Gerçi sonrasında YD atkısı yapmayı teklif ettim, eğer formül doğruysa bir geceye bakar YD'yi indirmek.

Tasarımı Fiko yaptı. Yazlık atkı, her iki tarafta da farklı model var. İddia ediyorum Kartal Yuvası henüz böyle kaliteli atkı yapmadı. Görün şu çocuğu:)

Kral Kartal...

Bundan epey bir zaman önce, henüz atkı koleksiyonuna merak salmamışken görmüştüm bu atkıyı. O zamanlar her köşede bir atkı yoktu. Çok azdı atkı çeşitleri. Hoşuma gitmişti, almak istemiştim. Ancak o zamanın parasıyla fazla bir miktar istenmişti ve vazgeçmiştim. Seneler sonra atkı Duru'nun hediyesi olarak geldi. Güzel de sürpriz oldu.

Rapid Wien-Beşiktaş...

Sevdiğim kategoriden. Bu seneki deplasman maçımızın atkısı. Kimsede görmediğim gibi, hayalini bile kurmamıştım. Çağatay'ın sürprizi olarak elime ulaştı. Çok fazla sevindiğimi ve şaşırdığımı söylemeliyim. Atkıyı maç sırasından bile hatırlamıyorum. Ailesi Viyana'ya tatile gitmiş ve gelirken 2 adet getirmişler. Sağolsun birini bana verdi.

Beşiktaş ve Dişi Kartallar...

Her ikisi de lisanslı atkı. Beşiktaş'ı nerede, ne zaman aldım anımsamıyorum, uzun zamandır elimde. Dişi Kartallar'ı da Ulaş yollamıştı bir paketle beraber.

Baü çArşı - çArşı İzmir...

Şehir atkılarından. İzmir'in siyahından mevcuttu, beyazı da eklenmiş oldu.

Lord of Beşiktaş...

Köşesinde bir parça Siyah-Beyaz var diye aldığım R.Madrid atkısı vardı. Sevgili Cem de Madrid hayranı. Onunla takas yaptık. 2 taraf da mutlu ayrıldı:)

Desteklerini esirgemeyen arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim.

22 Şubat 2011 Salı

Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı'nda Beşiktaş Atkısı


Fuardan ve haliyle eserden haberim yoktu. Sevgili Koala (Ozan) haberdar etti, sağolsun. Dibim de düşmedi değil hani:)

Fuar ve katılımcılar hakkında bilgi sahibi değilim. Şöyle bir inceledim hızlıca. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuar'ının bu yıl 30.su düzenlenmiş İspanya'da. 21 ülkeden 197 katılımcı yer almış. (Türkiye yok.) Dünyadaki en önemli sanat fuarlarından biriymiş ve 150 bine yakın ziyaretçi fuarı gezmiş.

Evet, sadede gelelim:) Fotoğraftaki eser Tere Recarens'e ait. Bu eser ile fuara katılmış. Atkıların içerisinde Beşiktaş atkısının da bulunması şaşkınlık yarattığı gibi, buram buram nostalji kokan çift katlı yün atkıyı tercih etmesi ile daha da takdirimi kazandı. Gelip, kapımı çalarsa dilediği atkıyı seçebilir eheheh, tamam, gevşemeyelim. Güzel işte:)

Tere hakkında minik birkaç bilgi daha: Barcelonalı, Berlin'de yaşıyor. Bu aralar Türkiye'de sürdürüyormuş çalışmalarını. Benzer çalışmaları var. Hatta bir tanesinde Türkiye atkısı da var. Sayısal olarak sağlam koleksiyonu var sanırım.

Takasa açığım Tere.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Nostalji Beşiktaş Atkısı



Yuvanın, bugüne kadar çıkrmış olduğu açık ara en iyi atkı. Nasıl oldu da bu denli iyi atkı çıkardılar, hala şaşarım. Bir yandan da, bunu yapanlar nasıl olur da bunca kötü ürünü çıkarabilir sorusu kafamdadır.
Harika bir atkı. Keşke tekrar satışta olsa da birçok Beşiktaşlı sahip olsa.
Eski kadroların silüet havasındaki görüntüsü, futbolcuların ismi. Muazzam...

6 Ocak 2011 Perşembe

çArşı Rize ve Frankfurt Atkısı


Koleksiyona yeni katılan atkılar. Rize'yi Forza aracılığıyla elde ettim. Rize başlığında irtibata geçtiğim arkadaş, sağolsun kırmadı, yolladı.
Frankfurt atkısının şaşkınlığını aslında hala yaşıyorum. Haberim yoktu oluşumdan. Daha doğrusu, Almanya'da çArşı Berlin çok ön planda. Bu yüzden sanırım şaşkınlığım. Hoş da bir atkı olmuş. Temin edebildiğim için şanslıyım.

1 Ocak 2011 Cumartesi

Beşiktaş - Maç Hatırası Atkıları




Kartal Yuvası'nı atkıyla ilgili en çok eleştirdiğim konu: Maç atkısı satışa sunmamaları. Avrupa'daki birçok kulüp bunu yapıyor. Çok da güzel oluyorlar, "maç hatırası" adı altında uzun yıllar saklanabilecek türden atkılar. Deplasmanda oynadığımız maçlarda, tribünümüzü gösterdiği zaman büyük çoğunlukta bu hatıra atkılardan var.


Bizim kulübün yapmama sebebi riskmiş. Satılmama riski. Ya elde kalırsa mantığı ile hareket ediyorlarmış. Bu mantıkla endişe edenlere sormak isterim, birbirinden rezil dizaynlarla çıkarmış olduğunuz tshirtlerin, sweatshirtlerin endişesini taşımıyor musunuz? Bu kadar güzel iki renkten, nasıl olur da bu kadar kötü işler çıkarabildiğinizi merak ediyorum.


Maç atkılarından binlerce çıkarılması gibi bir istek yok ki. Mesela sembolik olarak 1903 adet çıkartılır. O 1903 atkının elde kalmayacağından eminim. İçerde oynadığımız Liverpool maçının bir hatıra atkısı olsa kötü mü olurdu? Avrupa Ligi'nde ilk defa bir üst tura çıkmışken, maç atkıları da olsa mis olurdu.


İlk fotoğraftaki atkılar ne yazık ki orijinal değil. Çok kalitesiz ve özensizler zaten. Sırf yok dememek için koleksiyondalar. Bu maçları oynamıştık vaktiyle demek için.

Diğer fotodaki atkı ise orijinal. Fulham atkısını temin eden Ada Kartalı, burada da beni üzmedi:)

Not: ManU-Beşiktaş maç atkısını kendi dalgınlığım sonucu kaçırmıştım. Elinde olup, satmak isteyen olursa, iletişme geçerse bahtiyar olurum:)

30 Aralık 2010 Perşembe

Üniversiteli Beşiktaşlılar Atkıları





Üniversite atkılarının içerisindeki en eskisi, 3. fotoğraftaki UNIBJK atkısı. Kendi öğrencilik dönemime ait. Çift kat, güzel bir atkı. Battaniye ailesinden o da.
Üniversite oluşumlarının atkıları da ayrı güzel. Hepsi fazlaca özenmiş. Özellikle Marmaralı Kartallar'ın atkısı görsel anlamda çok başarılı.
Son fotoğraftaki atkı da UNIBJK'nin 10. yıl atkısı. Twitter aracılığı ile tanıştığım xenobia_'nın(Zeynep Gür) hediyesi. Buradan tekrar teşekkür ederim.