Paok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2013 Pazartesi

Partizan, Grobari, Grobari Jug, Juzni Front, Paok-Partizan Atkıları








Koleksiyonun kıymetlilerinden. Bakmaya doyamadığım atkılar da denilebilir. Partizan grup atkıları. İlk fotoğraftaki atkılar, tasarım ve sadelik olarak benim için "atkı"nın tanımı. Konu Partizan olunca danışacağım ilk isim haliyle dayım. Bir şeyler yazmasını rica ettim, o da kırmadı sağolsun. Partizan deplasmanına giden efsane kadroda yer alan dayıya rica etmeyeceğiz de kime edeceğiz:)

"Daimi bir okuyucusu, zaman zaman da yorumcusu olarak kendimi bu blogun bir parçası sayıyordum ama böyle küçük bir yazıyla katkı yapmak hepsinin ötesinde. Partizan sempatimi bilen Ege başkan rica etti, Grobari atkıları için buradayım :)

Grobari, 1970’te kurulmuş, Avrupa’nın en eski tribün gruplarından biri. Her yönden özgünlüğüyle öne çıkan Yugoslavya’nın, Ultras kültürüne hediyesi. Son yıllarda iç çatışmalar nedeniyle epey kan kaybı yaşasa da, Balkanlar’ın en etkili gruplarından olma niteliğinden fazla bir şey kaybetmiş değil. 

Soldaki atkı, Grobari'nin JNA Stadı'ndaki güney tribünde konuşlanmasına atfen aldığı ismi taşıyor: Grobari Güney. South Will Rise Again mottosuyla tribünde dalgalandırılan Konfederasyon Bayrağı (Amerikan İç Savaşı'nda güneylilerin bayrağı) da buradan geliyor.

İkinci atkı da yine klasik bir Grobari atkısı. Stadın bulunduğu Humska Caddesi'nden dolayı Kızıl Yıldızlıların "mezar kazıcılar" olarak adlandırdığı Partizanlıların ana sembollerinden biri bu kürekli adam.

Üçüncü atkıdaki keltoş ise Grobari 1970'in sembolü. Tribüne hakim olan Alcatraz ekibinin üstünde Grobari 1970 tişörtleri görmek mümkün. Yeri gelmişken, Grobari'nin, Çarşı benzeri bir şemsiye isim olduğunu belirtmek gerek. Bu isim altında birçok alt grup yer alıyor. Mesela son atkı, 1999'daki tribün içi anlaşmazlıklar sonucu kurulan bir alt grup olan Južni Front'un (Güney Cephesi). Son çatışmalarda üyelerinin bir kısmı Alcatraz'ın, bir kısmı da Zabranjeni'nin tarafında yer alan bu grup da kendi içinde bölünmüş durumda. Yumruklu sembolleri ise Napred (ileri, bastır vs.) Partizan mottosunu taşıyor."

Bu atkıların fotolarına torpil yaptığımın farkındayım. Ama görüntüleri çok hoş. İlk fotodaki atkılar bar model. Benzer kaliteye sahipler. 3. fotoda, ilk sıradaki atkı bunlara  oranla daha ince. O da Grobari atkısı. Juzni Front, klasik yün atkı. Paok - Partizan atkısı dandik yazlık atkılar kategorisinden.


2 Haziran 2012 Cumartesi

Gate 4 35. Yıl, Gate 4 Brüksel ve Paok Atkıları


Uzun zamandır beni en çok etkileyen, heyecan duyduran atkıların günü bugün. Paok Gate 4 35. yıl ve Paok Brüksel atkıları. Atkıları aldıktan sonra, bir süredir Paok tribünlerini kovalayan Özgür'den atkılar için bir yazı yazmasını rica ettim. Sağolsun o da beni kırmadı. Sözü bilene bırakalım:

" SF G4 35.yıl atkısı, .klubün geçen sonbahar çıkarttığı (tahminen kasım ayıydı)  bir atkı. Fan clubla ilgili daha önce yazmıştım. S.F.(Syndesmos Filon) Gate 4, 1976 yılında kurulmuş. Büyük patron Manavis'in liderliğiyle, neredeyse herkesin Gate 4 tribünü=SF Gate4 haline geldiği bir fan club. Gate 4, tribünün bildiğim kadarıyla üçüncü taraftar grubu. Ondan önce 1963 Neapoli ve 1973 Kordelio var (benim bildiğim). Selanik merkezde yer alan tek fan club. Sadece PAOK için değil, diğer takımlar içinde geçerli bu aynı zamanda. 35 yıldır da aynı yerdeyiz .Atkının tasarımını kimin yaptığını bilmiyorum; ama tasarımdan çok üretimde bir sorun olduğunu düşünüyorum.(Atkıyı pek beğenmedim) SF Gate 4 (thyra 4) politik olarak herhangi bir sınıflamaya dahil değil. Ama daha çok sol eğilimli üyesi var. Partizan Grobari'den "40+"ya yakınlar. "40 +" da Partizan tribünlerinde yer alan, 40 yaşını aşmış eski kafa elemanların kurduğu bir tayfa. Atkıda kulübün geleneksel turuncu renginin kullanılmamış olması bana göre handikap. Sanırım politik bir etki bırakmamak. Ama yine de tribünün herhangi bir politik renge hizmet etmeksizin direnişini, Selanik ve PAOK'un direnişini simgeleyen, sağ yumruğu kaldıran taraftar simgesini atkıya eklemişler. Açıkçası 35. yıl için daha güzel bir atkı beklerdim

Geçelim Nikos'un yaptığı Gate 4 Brussels atkısına. Hemen hemen 35. yıl atkısı ile aynı dönemde çıkan bu atkı, bana göre 35.yıl atkısının havasını baya bir söndürdü. Brüksel, 2001 yılından beri Gate 4 bayrağını Avrupa'da sallandırıyor ve bu işi gayet iyi yapıyor. Bu grubun ikinci atkısı. İlkini benim blogta görürsün. O da çok başarılı bir atkı. O İngilizce'ydi, bunu Yunanca hazırlamışlar. Ben ikisine de hastayım:). Nikos, Brüksel'de doğmuş, büyümüş. Yaklaşık 1996'dan beri PAOK için yolculuklar yapan, hayatını PAOK'a adamış bir dostumuz. Gate 4 üyeliğiyle başlayan yolculuğu, onu 2001'de Gate 4'ün Brüksel şubesini açmaya kadar götürmüş. Herkesin sevdiği ve önemsediği, bu sebeple de Gate 4 ismini taşıma hakkı verilen sayılı kişilerden biri. Grup, genelde Avrupa kupası maçları ve derbilere iştirak ediyor. Belçika'da ziyaret ettiğim kulüp, Anderlecht mahallesinde yer alıyor. Oradaki Belçikalı'lar ve yabancılarla da çok iyi uyum sağlamışlar. Grubun 80 civarında üyesi var ve aralarında Belçikalı'lar dahi var. Onlar da PAOK maçları için grupla deplasman yapıyorlar. Yeni  aldığım haberler ile Brüksel'de işlerin iyi gitmediğini ve Nikos'un gruptan ayrıldığını öğrendim. Nikos olmadan kulübün yaşamasının zor olduğunu çok iyi biliyorum. Orda dönen dolapların da gerçekten büyük bir utanç olduğuna son 2 aydır şahit oldum ve üzüldüm.

Yapılacak toplantı sonunda Gate 4 merkez desteğini çekebilir ve ismi de geri alabilir (ki gereken budur). Bu da Gate 4 Brüksel'in tarih olması anlamına gelir. Ki benim nazarımda Nikos'un ayrılmasıyla tarih olmuştur. O bayrak böyle sallanacağına hiç sallanmasın daha iyi.

Atkıya gelince... Bir tarafında Thyra 4 Bryxellon, diğer tarafında PAOK, Thriskeia, Trimokratia (PAOK, din, terörizm) yazmaktadır. Slogan, PAOK taraftarının kulübü nasıl görmesi gerektiğini ve maçlarda nasıl olması gerektiğini belirtiyor. Büyük ihtimalle sloganda yıllar önce olaylı bir maçtan sonra bir gazetenin attığı teröristler başlığının etkisi var. Ama Nikos'un verdiği cevap "nasıl olması gerektiğine dair bir gönderme" oldu. Yani onun kafasında fikir buymuş. Ama slogan zaten daha önceden var olan bir slogan. Bence çok başarılı bir atkı. Maalesef ki artık bu tarz atkıları Brüksel'den bekleyemeyeceğiz gibi görünüyor."

Atkılar ile ilgili birinci ağızdan bilgi alınca çok keyifli oluyor. Özgür'ün paylaştıkları ile sadece atkı değil, tribün hakkında da birkaç şey öğrendik, sağolsun.

Her 2 atkı da çift kat ve yün. Her ne kadar Özgür 35. yıl atkısını beğenmemiş olsa da, bana göre oldukça hoş bir atkı. Sade ve renkler yeter:) Brüksel de çok başarılı. Mevcut slogan ile yeri başka zaten.

En alt fotoğraftaki atkılar tek kat. Lisanslı değiller. Diğerleri o kadar güzel ki, bunlar için ne desem bilemedim:)

16 Şubat 2012 Perşembe

Paok-Gate 4 Atkıları





Bloga atkıları ekledikçe, günden güne değişti buraya dair aklımda fikir. İlk zamanlar atkı fotoğrafları ile birlikte 1-2 satırdı. Sonrasında bildiğimiz birkaç detay, okuduğumuz yeni bir bilgi ya da anıya dönüştü. Bu halinden de gayet mutluyum şu an için.

Şöyle bir baktım: Paok atkıları için pek bir şey yazmamışım. Paok'u severim ben. Kuruluşunda Beşiktaşlı Rumlar'ın olması da etkendir bunda. Bizim tribünün tamamı demeyelim ama ciddi bir kısmı da Paok'u seviyor. Onlardaki duruma hakim değilim. Fakat maçlarında sık sık Beşiktaş atkıları görmek mümkün.

İlk fotoğraftaki atkılar Paok'un en büyük ve ciddi tribün grubu Gate 4'e ait. Her ikisi de tek kat. İlk atkı daha önce elden çıkmıştı. Geri geldi, yanında bir başka tonda kardeşini de getirdi güzel de oldu. Gate 4, Partizan'ın Grobari grubu ile yakın ilişkiler içerisinde. Yunanistan'da da Ofi ile benzer bir yakınlıkları varmış, yeni öğrendim. 1976 senesinde kurulmuş bir oluşum. O yıllardan bu yana etkin güç diye adlandırabileceğimiz bir yapıya sahip.

Yakın tarihte Fb maçı için yaptıkları deplasmanda da tribünde sergiledikleri performansa şahit olduk. Etkileyici bir görüntü ortaya koydukları kesin. Tribünün tamamının organize şekilde hareket etmesi, deplasmanlara giderken belli bir yaş grubu ile yola çıkmaları takdir edilesi özellikler.

Diğer atkı, "işte atkı budur" kategorisinden. Benim en sevdiğim model olan "bar" atkı. Siyah-Beyaz çubuklu ve kulüp arması. Lisanslı ürün. Arma demişken Paok'unkinden söz edelim biraz. İstanbul'dan zorunlu şekilde göç eden Rumlar'ın kurduğu kulübün ilk arması dört yapraklı yonca ve at nalıymış. Paok'un her bir harfi yapraklar üzerindeymiş. 1929'da ise mevcut halini almış arma: Çift başlı kartal. Bizans İmparatorluğu'nun da simgesi olan bu armadan tek farkları, kartalların kanatlarının kapalı oluşudur. Zorunlu olarak yaptıkları göç için tuttukları yası simgeliyormuş.

Atkılar hakkında yazdıkça arma hikayeleri de ilgimi çekmeye başladı. Bundan sonraki atkılarda da bulabildiklerimi paylaşmaya dikkat edeceğim. Sizlerin de eklemek istedikleri olursa zevkle kabulümdür.









14 Kasım 2011 Pazartesi

Raiders, Paok, Derby, Gretna Atkıları

Uzun zamandır eklemeyi beklediğim fotoğraf. Raiders atkısının hikayesi yüzünden bu kadar bekledi.

Önce kısa tanıtımları yapalım. Paok, klasik tek kat türlerinden. Derby ve Gretna, Ada Kartalı'nın sürpriz kargolarından birinde çıkmıştı. Bir paket geldi ve üstünde Football Heaven yazıyordu. Bir atkı koleksiyoncusunun da cenneti böyle olur zaten. Her ikisi de çift kat, yün atkılar. Klasik İngiliz mimarisi:) Gretna'dan vardı, ikincisi gelmiş oldu. Raiders atkısı da sevgili Murat kardeşimin hediyesi. Sağolsun katkıda bulundu. Koleksiyonda futbol harici branş kategorisinde olduğu için yeri ayrı haliyle.

Bu atkılar için ne yazacağımı düşündüğüm vakitlerde, Raiders atkısının fotoğrafını gören İhsan (Semtbizim), kendi öğrencilik döneminde Raiders taraftarı olduğundan söz etti. Ben de rica ederek, o dönemle ilgili birkaç satır istedim kendisinden. Beni kırmayıp, Raiders dönemlerinden söz eden İhsan'a tekrar teşekkür ederim.

" Eğitime devam etmek amacıyla 2002-2003 senesini San Francisco'da geçirdim. İnsan, futbol tukunu olunca gittiği yerde de futbola dair bir şeyler arıyor. Tabi söz Amerika olunca, futbola dair şeyleri orada yaşayan Avrupalılar ya da Latinlerle halı saha tadında yapılan maçlarda buluyorsunuz. Futbolda aidiyet duygusu nasılsa, insan gittiği yabancı ellerde de kendisini ait hissedeceği bir spor ya da kulüp arıyor. San Francisco'nun sarı kırmızı renkli takımı San Francisco 49ers'tan artık gına gelmişken, Galatasaraylı ev arkadaşımın sarı kırmızı renkleri gözüme soktuğu dönemlerde, imdadıma siyahıyla beyazıyla, hem de bizim tabirimizle rakip takım "rival" Oakland Raiders çıkıverdi. Oakland, San Francisco'ya göre biraz da siyahi nüfusun yoğun olduğu, fanatiklik seviyesi zaman zaman daha yüksek bir şehirdi. Benim şansım ise tarihinin en parlak dönemlerinden birine denk gelmemdi. Zira Raiders, o sene Amerikan Futbolunda bir mucizeye imza atmış ve dünyanın en çok izlenen sportif finallerinden birinde oynamaya hak kazanmıştı; "Super Bowl". Ben, tabi ev arkadaşıma siyah beyaz baskıları yaparken, mayıs ayında, yüzüncü yılımızda Galatasaray'ı yenip, şampiyonluğumuzu kutlamaya 5 ay varken, bu final bal-kaymağın arasındaki bağlantı olmuştu. 26 Ocak'ta TV başında yerimizi almış ve senenin formda takımı Tampa Bay ile olacak mücadeleyi hazırlanmışken, heyecan doruktayken, siyah beyaz sesleri yükselirken, verdiğimiz destek ne yazık ki sonuca yansımadı. Ganon'un mükemmel oyununa rağmen, karşımızda bizi iyi tanıyan eski hocamız Gruden'in takımına boyun eğdik. Gruden zamanında gelen Ganon ile inanılmaz bir ofansımız olmuştu ama 2003 Ocak'ında bu ofans yetmemişti ve Super Bowl'u kaybettik. Kaybetmemizin ardından Oakland sokakları siyahi dostlar tarafından adeta savaş alanına döndü, arabalar ters döndürüldü, sokaklar ateşe verildi ama eski hocamızın takımına yenilmek bu öfkeyi hiç bir zaman dindiremedi."

İhsan'ın bahsettiği maçın görüntüleri:



Maç sonrasında yaşananlar için o dönemde çıkan haberler:
http://sportsillustrated.cnn.com/football/2003/playoffs/news/2003/01/26/oakland_unrest_ap/

http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/northamerica/usa/1420338/Oakland-in-flames-as-Raiders-fans-run-riot.html

26 Mart 2011 Cumartesi

Paok Atkıları


Lisanslı Paok atkıları. Hikayeleri de güzel...
Tribün Dergi'de rogermilla güzel bir fikir attı ortaya. Atkılarını satışa çıkarmıştı. Bunu yaparken de atkı ücretlerinin kendisine değil LÖSEV'e yatırılmasını rica etti. O'nun sayesinde başka arkadaşlar da benzer uygulamayı yaptılar. İnsanların atkı satarak birbirlerini kazıklamaya bayıldığı şu dönemde rogermilla harika bir işe imza attı.
Daha sonra Yunanistan'a gitti, dönüşte de atkılar getirdi. Onları da benzer yolla satışa çıkardı. Bizim payımıza da Paoklar düştü. Böyle gerçekleşmesi ayrı bir güzel oldu.
Konusu açılmışken de dile getirelim:

15 Mart 2011 Salı

Grobari ve Partizan Beograd Atkıları






Sadece 2 Partizan atkısı vardı daha önce. Bir anda sayıları arttı, çok da güzel oldu.
İlk atkı Partizan Grobari grup atkısı. Çift kat, yün atkı. İkinci sıradaki Partizan-Paok (Yunan-Sırp Ortodoks Kardeşliği) atkısı da çift kat ve yün.
En alttaki atkılardan üstte olanı tek kat, diğeri de tek kat görünümlü çift kat.
Dayıya hürmetler:)

22 Kasım 2010 Pazartesi

Paok-Partizan





Koleksiyonda Beşiktaş atkılarından sonra en fazla sanırım Paok atkısı mevcut. Siyah-Beyaz olması dışında armasında Kartal olması, Türkiye'den göç eden Beşiktaşlı Rumların kuruluşunda etkin olması gibi detaylar haliyle sempati ile bakmama sebep. Mümkün mertebe Paok atkısı gördüm mü kaçırmamaya çalışıyorum.

Fotoğraflardaki Paok atkılarının biri hariç (Salonika yazan) tamamı tek kat. Black Hell yazan atkı grup atkısı. Gate 4'e ait.

Paok ve Partizan tribünlerinin ilişkisi aşikar. Ortak atkı da ona istinaden.

Paok atkılarının 6 tanesini Bora sayesinde edindim. Atkı, forma ve benzer ürünlere merakınız varsa, size gerçekten yardımcı olacaktır.