Yün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2015 Perşembe

SV Sandhausen, Ultras Murska Sobota ve Collingwood Football Club Atkıları


En iyi atkı bar atkıdır. Gösterişten uzak, kulübün renklerini en doğal haliyle sergileyen. Geniş ya da ince çubuklar, bir de minik amblem başka bir şeye gerek yok.

Sırasıyla (ilk foto) Almanya, Slovenya ve Avustralya kulüpleri.

Sv Sandhausen, Almanya 2.Lig kulüplerinden. 1916 yılında kurulmuş. Araştırırken pek ilgimi çeken bir şey olmadı. Sadece resmi sitelerinde taraftarlar bölümünde tribün gruplarına yer verilmiş. 22 tane grup var. Veteranlar, gençler vs. Kendilerini ifade etmişler ve internet adresleri paylaşılmış.

2. sıradaki Ultras Murska Sobota yazan atkı ise NŠ Mura'ya ait. Hikayesi de biraz ilginç. Fakat Mura çeşitli isimlerle kurulup, iflas edip, sonra tekrar kurulan bir kulüp. İlk önce 1924'de NK Mura kurulmuş. 2004 senesinde mali yetersizlikler yüzünden lisans alamamışlar ve kulüp kapanmış. Kapandıkları seneye kadar da Maribor ile birlikte ülkenin en iyi kulüplerinden biriymiş. Ardından 2005 senesinde kulüp ND Mura 05 adıyla tekrar kurulur. 2012-2013 sezonundan sonra tekrar mali kriz yaşanır ve yine aynı sonla biter. Hemen onun peşine de NŠ Mura kurulur. Günümüzde de Slovenya 3. Ligi'nde mücadele ediyorlar. Atkı da tribün grupları olan Black Gringos'a ait. 1991'den beri varlıkları devam eden bir grup.


                        

3. sıradaki atkı ise Avustralya futbolu kulüplerinden Collingwood FC'ye ait. Avustralya futbolu ilgimi çekmediği için (bana göre Amerikan futbolunun kasksız olanı) araştırma gereği duymadım. Atkının üzerinde yazan Magpies (saksağanlar) kulübün lakabı.

14 Ocak 2014 Salı

Beleştepe, Antifa, Gündoğdu, ManU-Beşiktaş, çArşı, 90'lardan Kalma Beşiktaş Atkıları

Eylül'den beri bir şey eklememişim. Atkıların sayısı arttıkça ve buraya eklemedikçe vicdanen büyük rahatsızlık duyuyorum. Tekrar nasıl düzene oturtacağım hakkında da bir fikrim yok aslında. Uzatmadan atkılara geçeyim.

İlk sıradaki Beleştepe atkısı tek kat. Yaşama sokaklardan ve tribünden müdahale ederiz diyen ve kendisi gibi düşünen Beşiktaşlılar ile güzel işler yapanların oluşturduğu bir grup. Şuradan da manifestoları okunabilir: Beleştepe manifesto. Atkıyı temin etmemde yardımcı olan Ufuk'a tekrar teşekkür ederim.

Antifa, bilindiği gibi evrensel bir tabir. Özellikle Avrupa tribünlerinde bu yaklaşımda olan gruplar, konuyla ilgili pankartları tribünlerinden eksik etmiyorlar. Bizim tribün de benzer yaklaşım ile ilgili çeşitli pankartları bünyesinde barındırmıştır. Antifa tabiri ise ilk kez kullanıldı diye anımsıyorum. Gayet de güzel oldu. İlk pankart, bez  üstüne spreyle yapılmıştı. Güzel de bir hikayesi var. Pankartı içeri sokarken, pankartı kontrol eden polis "Antifa ne demek" diye sormuş. "Antalya İşletme Fakultesi'nin kısaltması" demiş arkadaşlar da. Kartal zekalarına kurban:) Daha sonrasında da atkıları yaptırdılar. Atkıdan elde ettikleri gelir ile de güzel bir pankart yaptılar. Ellerine, kollarına, zekalarına sağlık.


çArşı Berlin'le özdeşleşen Gündoğdu pankartının atkıya dönüşmesi. Gündoğdu pankartı, benim nazarımda en iyi el yapımı pankartlardan biri. Uzun süredir de çArşı Berlin'le nice km'ler yaptı. Haklarını vermek gerek, Avrupa'daki en iyi Beşiktaş oluşumu diyebiliriz. Atkı da pankartın aynısı zaten. En alttaki foto da aynı atkının siyah zeminlisi mevcut. 

çArşı atkısı, çift kat, yün atkılardan. Eski usül, artık pek rağbet görmeyen model. Daha önce de söylemişimdir. Hala bu modelleri çok seviyorum.
2. fotodaki Manu-Beşiktaş atkısı orijinal değil. Orijinalini büyük uğraşlar sonunda edinmiştim. Onun da hikayesi şurada: Beşiktaş - ManU maç atkısı. Nette gezerken denk gelmiştim fotodaki atkıya. İngiltere'nin çakma atkılarından:)

Alt sıradaki Beşiktaş atkısı ise kıymet olarak çok özel. Çok yakın arkadaşım Cihan'ın hediyesi. Onu bu kadar kıymetli yapan bir diğer detay, atkının 97-98 sezonunda alınmış olması. 16 sene olmuş. Umarım koleksiyon hiçbir zaman bozulmaz ve en eskiler kategorisinde yerini her daim korur. Sağol canım kardeşim.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Diyarbakır çArşı, Deplasman Kartalları, BAU, Guti Hernandez, Beşiktaş JK ve Beşiktaş Yün Atkıları



İlk foto şehir ve üni atkıları. Tamamı tek kattan oluşuyor. Şehir oluşumlarının atkı çıkartma isteğini anlıyorum ama sırf atkı yaptırmak için de yapmamak lazım. Diyarbakır çArşı atkısı dizayn olarak çok başarısız olmuş. Atkıya bakınca başlı başına bir karmaşa var. Bu kadar güzel 2 rengi kullanmak zor olmamalı. Sade tasarımlar benim için her daim çok başarılı. (Düzce atkısını daha önce eklemiştim. Yanlışlıkla bu gruba da dahil edip, fotosunu çekmişim.)
  

İkinci foto lisanslı atkılar. Guti atkısının dezavantajı da 2 yıkamadan sonra tüylenmeye meyletmesi. Orta sıradaki atkı saten-yazlık atkı. Fethiye'ye tatile gittiğimde takım da hazırlık kampı için oradaydı. Yuvanın tırını görünce elimiz boş çıkmadık:) Yün atkının hikayesi ise daha ilginç. Lisanslı ürün ama bana Londra'dan geldi. Gezen atkıları seviyoruz.

2 Eylül 2013 Pazartesi

Feda, Nostalji Serisi ve 110. Yıl Atkıları







Koleksiyonun güzelleri grubundan bu atkılardan da.

İlk sıradaki atkılar, geçtiğimiz sene "taraftar" hamlesi ile vira denilen "Feda" projesinin ürünleri. Beşiktaş futbol şubesinin kurucusu Şeref Bey, hastalığına rağmen Beşiktaş için koşturmuş, mücadele etmiş. Doktoru Enver Bey'in "Beşiktaş, seni genç yaşta öldürecek dostum" telkinlerini dinlememiş ve "feda" demiştir. Şeref Bey'in seneler önce verdiği bu yanıt, zor günler geçiren kulübe günümüzde hayat vermiştir. Bu kapsamda yapılan tüm ürünlerde de Beşiktaş'ın ilk arması kullanıldı. İlk arma ile tekrar haşır neşir olmak bu işin en güzel yanlarından biri bence.

İlk fotoğraftaki atkılar yün. Bir ucunda eski arma, diğer ucunda da Feda yazısı var. Bu atkıları yakından görmeden önce çok hevesliydim. Tüm kış boynumdan çıkarmam diye düşünürken, elime aldığımda inceliği beni şaşırttı. Şiddetli kış aylarında değil de orta şeker günlerde takılabilir:)

2. sıradaki nostalji serisi, bana göre yuvanın bugüne kadar yaptığı en güzel işlerden biri. Atkılar saten ve her iki tarafında da aynı desen var.

Siyah-Beyaz Film Gibi...
Sabri Dino - Yusuf Tunaoğlu - Vedat Okyar

Sabri Dino, 1964 yılından 1975'e kadar Beşiktaş formasını giymiş, Necmi Mutlu'dan sonra Beşiktaş kalesini en çok koruyan isim olmuştur. Aramızdan ayrılış şekli çok üzücüdür. Resmi sitede de yazdığı gibi "Beşiktaş tarihindeki ölümsüzlüğü devam edecektir."

Fena geliyor top,
Uç Sabri Dino.
Sola vurur,
Atla Sabri Dino.
Dokuz numaraya dikkat,
Aman Sabri Dino.
Kalemizde ışıl ışıl,
Canım Sabri Dino.
Gönlümüzde ışıl ışıl,
Atlama Sabri Dino.

Vedat Özdemiroğlu

Yusuf Tunaoğlu'nun bizler izleyemedik, izleyenlere sorunca da imrendik. "Ah gelmedi onun gibisi, Yusuf öyle büyük topçuydu ki" Şenollar, Birollar gider, Yusuflar, Sanlılar gelir cümlesinin baş karakterlerinden. Dönemin mühim golcüleri Şenol ve Birol Fb'ye transfer olunca, Baba Hakkı durumu bu cümle ile özetlemiştir. Bir başka Beşiktaş efsanesi Şükrü Gülesin, şöyle demiştir Yusuf için: "Bu çocuk, bizim atmosferimiz içinde yetiştirilmeyip de, bir Güney Amerika doğumu ve ekolü içerisinde olsaydı, bugün ismi bir Pele'den, Didi'den daha önce gelirdi." İzleyenlerin "bir daha böylesini görmedik" dediği Yusuf, ne yazık ki meziyetlerine ters oranda kendisine bakmış, hızlı yaşamayı tercih etmiş ve Beşiktaş formasını uzun seneler giyme fırsatını tepmiş. Buna rağmen hep çok sevilen olmuş Beşiktaşlılar için. Beşiktaş özkaynağının güzel isimlerinden olmayı başarmış.

Vedat Okyar, izleyemediğimiz ama Beşiktaşlılığı ile büyüdüğümüz isimlerden oldu. "Güzel Beşiktaşlı, güzel insan" tanımlarının en çok yakıştığı isimlerin başında geliyor. 1968-1976 yılları arasında formamızı giymiş ve sağlam penaltıcı olarak anılmış. Futbolu bıraktıktan sonra da her daim güzel adam olmayı sürdürebilmiş nadir isimlerden olmuştur. Sadece Beşiktaşlılar için değil, tüm futbol taraftarları, izleyicileri için sevilen isim olmuştur. Ne yazık ki lanet bir hastalık onu bizden aldı. Tek tesellimiz de şampiyonluğu görmesi oldu. "Benim akrabalarım Beşiktaş taraftarı" diyen Okyar'ı çok özlüyoruz.

Beşiktaş'ın bir başka efsane kuşağı MAF. Adlarına besteler yapılan, Beşiktaş forması altında sadece sportif olarak sevindirmeyip, Beşiktaşlılık ile de güldüren Metin, Ali ve Feyyaz. Ali gol, Metin gol, haydi bastır kral Feyyaz sen de koy. Ne Fener, ne Cimbom, bu sene de Beşiktaşım şampiyon. Beşiktaş tarihinin 3 gol kralından biri Feyyaz, golcülüğü kadar efendiliği ile de ön planda olan Ali ve Sarı Fırtına Metin Tekin. Metin Tekin'e sevgim bambaşka olduğu için bu atkı çok daha mühim.

Şeref Bey ve Hakkı Yeten. Tarihimizin en mühim isimlerinden ikisini buluşturmak harika bir detay olmuş. Futbol şubemizin kurucusu ve ilk kaptanı Şeref Bey ile futbolun "baba" lakaplı nadir isimlerinden Hakkı Yeten. Şeref Bey, Beşiktaş için hayatını feda etmiş bir isim. Hakkı Yeten, ömrü boyunca Beşiktaş uğruna çalışmış büyük kaptan. Tüm ülke futbolunun saygı duyduğu, efsane kelimesinin hakkını sonuna kadar vermiş değer.

Bu isimler için satırların yetersiz olduğunun farkındayım. Her biri için günlerce yazmak az gelir.

110. yıl için çıkarılan özel atkı. Şanlı, Şerefli 110 Yıl. Bu kadar güzel iki renge sahipken, kötü atkı çıkarmak ayrı meziyettir. Bizimkiler de sıkça yapmayı başardı ne yazık ki bunu. Lakin son dönemde oldukça iyi işlerin çıktığını kabul etmeliyiz. Bu seri de onlardan biri.

Feda atkısı da 110. yıl gibi 3 armadan ve sadelikten oluşuyor. Çok, çok beğendim tamamını.

Yün atkılar ve nostalji serisi yakın bir arkadaşımın yılbaşı hediyesi. Buradan da çok teşekkür ederim. Ve evet ta yılbaşında gelen atkıları yeni ekliyorum. Bu da benim ayıbım:(


4 Şubat 2013 Pazartesi

Partizan, Grobari, Grobari Jug, Juzni Front, Paok-Partizan Atkıları








Koleksiyonun kıymetlilerinden. Bakmaya doyamadığım atkılar da denilebilir. Partizan grup atkıları. İlk fotoğraftaki atkılar, tasarım ve sadelik olarak benim için "atkı"nın tanımı. Konu Partizan olunca danışacağım ilk isim haliyle dayım. Bir şeyler yazmasını rica ettim, o da kırmadı sağolsun. Partizan deplasmanına giden efsane kadroda yer alan dayıya rica etmeyeceğiz de kime edeceğiz:)

"Daimi bir okuyucusu, zaman zaman da yorumcusu olarak kendimi bu blogun bir parçası sayıyordum ama böyle küçük bir yazıyla katkı yapmak hepsinin ötesinde. Partizan sempatimi bilen Ege başkan rica etti, Grobari atkıları için buradayım :)

Grobari, 1970’te kurulmuş, Avrupa’nın en eski tribün gruplarından biri. Her yönden özgünlüğüyle öne çıkan Yugoslavya’nın, Ultras kültürüne hediyesi. Son yıllarda iç çatışmalar nedeniyle epey kan kaybı yaşasa da, Balkanlar’ın en etkili gruplarından olma niteliğinden fazla bir şey kaybetmiş değil. 

Soldaki atkı, Grobari'nin JNA Stadı'ndaki güney tribünde konuşlanmasına atfen aldığı ismi taşıyor: Grobari Güney. South Will Rise Again mottosuyla tribünde dalgalandırılan Konfederasyon Bayrağı (Amerikan İç Savaşı'nda güneylilerin bayrağı) da buradan geliyor.

İkinci atkı da yine klasik bir Grobari atkısı. Stadın bulunduğu Humska Caddesi'nden dolayı Kızıl Yıldızlıların "mezar kazıcılar" olarak adlandırdığı Partizanlıların ana sembollerinden biri bu kürekli adam.

Üçüncü atkıdaki keltoş ise Grobari 1970'in sembolü. Tribüne hakim olan Alcatraz ekibinin üstünde Grobari 1970 tişörtleri görmek mümkün. Yeri gelmişken, Grobari'nin, Çarşı benzeri bir şemsiye isim olduğunu belirtmek gerek. Bu isim altında birçok alt grup yer alıyor. Mesela son atkı, 1999'daki tribün içi anlaşmazlıklar sonucu kurulan bir alt grup olan Južni Front'un (Güney Cephesi). Son çatışmalarda üyelerinin bir kısmı Alcatraz'ın, bir kısmı da Zabranjeni'nin tarafında yer alan bu grup da kendi içinde bölünmüş durumda. Yumruklu sembolleri ise Napred (ileri, bastır vs.) Partizan mottosunu taşıyor."

Bu atkıların fotolarına torpil yaptığımın farkındayım. Ama görüntüleri çok hoş. İlk fotodaki atkılar bar model. Benzer kaliteye sahipler. 3. fotoda, ilk sıradaki atkı bunlara  oranla daha ince. O da Grobari atkısı. Juzni Front, klasik yün atkı. Paok - Partizan atkısı dandik yazlık atkılar kategorisinden.


15 Ocak 2013 Salı

Çanakkale, Trakya, Düzce, Uludağ, Saü, Gebze Atkıları





Aslında kolay ulaşmam gerekirken, zor ulaştığım atkı grubu şehir atkıları. İletişime geçiyorum ya yanıt bile verilmiyor ya da tamam denilip ilgilenilmiyor. Eş, dost sayesinde edinmeye çalışıyorum.

İlk fotodaki atkıların ikinci sırasındaki hariç diğerleri tek kat. Çanakkale Kartalları atkılarını sevgili Recep Okyay hediye etti. Tekrar teşekkür ederim. İlki tek kat, diğeri yün, çift kat. Trakya Kartalları'nın bir başka versiyonu vardı, bu da ikincisi oldu. Düzce Kartalları da klasik tek kat modellerinden.

Beşiktaşlı üniversite oluşumlarının ikisi: Uludağ ve Sakarya. Uludağ'ın atkısını çok beğendim. Abartılı tasarımdan uzak, damalı görüntü de çok yakışmış. SAÜBJK, koleksiyonun en ilginç atkısı sanırım. Atkının bir katı yün, diğer tarafı polar. Ayrıntılı fotoğraflarda görülebilir. Ve boğaza kolaylıkla sarmak için bir kesit yapmışlar. Epey ilginç.

çArşı Gebze atkısı çift kat ve yün.


11 Ocak 2013 Cuma

FC Burgen, SSV Ulm, Ceskie Budejovice, Orlanda Pirates, Zwaluwen, Odd Grenland, VUC, VV Sleeuwijk, Achilles'29, Mehlentaler SV Atkıları



Atkıların sayısı arttıkça ve ben buraya bir şey eklemedikçe mahcubiyetim artıyor. Sadece atkı fotoğraflarını ekliyor olsaydım elbette daha kolay olurdu. Ama blogun bu halinden de çok memnunum. Ekle artık diyen arkadaşlar kusura bakmasın. Umarım devamı gelir:) Bu sefer geniş bilgi yerine, kısaca kulüplerden bahsedeceğim. Pek aşina olduğumuz takımlar değil çünkü.

Fc Burgen, Almanya'da Kreisliga (bölgesel lig) takımlarından biri. Daha önce benzer kulüp atkıları eklemiştim. Genelde yerel sponsorlar ile desteklenen, temelde odaklandıkları nokta sadece "spor" olan kulüpler.

SSV Ulm de Alman kulüplerinden biri. Ne yalan söyleyim daha önceden bilmiyordum; lakin Almanya'nın en eski ve köklü kulüplerinden biriymiş. 1846 senesinde kurulmuşlar. Atkının üzerinde "Donaustadion You Will Never Walk Alone" yazıyor. Stadlarının ismiymiş Donaustadion.

Sk Ceskie Budejovice, 1905 yılında kurulmuş olan Çek kulübü. Tomas Sivok da formasını terletmiş, o yüzden atkının ayrı bir yeri oldu.

Orlando Pirates, bu grubun açık ara en güzel isimli atkısı. Güney Afrika kulübü 1937 senesinde kurulmuş. O zamanlar isimleri Orlando Soweto imiş. 1940 senesindeki "The Sea Hawk" filminden sonra kulübün adı Orlando Pirates olmuş. Kulübün kurucuları, altın madenlerinde çalışmak için kırsal kesimden göç eden işçilerin çocukları olmuş. Lakapları da Ezimnyama Ngenkani (The Black Ones)

Zwaluven, Hollanda'nın amatör küme ekiplerinden.

Odd Grenland, Norveç süper lig takımı. Norveç Kupası maç atkısı. (2002) Finalde, Valerenga ile karşılaşmışlar ve 1-0 kaybetmişler. Gün yüzü görmeyesin Valerenga:(

VUC, Hollanda'nın amatör kulüplerinden. Atkı da pek hayır yok ama penguenleri yüzü hürmetine burada.

VV Sleeuwijk, bir başka Hollanda amatör ekibi.

Achilles'29, Hollanda 3. lig ekiplerinden.

Mehlentaler SV, Alman amatör ekiplerinden.

Orlanda Pirates hariç atkıların tamamı çift kat.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Beşiktaş Atkıları


İlk fotoğraftaki atkıların hiçbiri lisanslı değil. Modelleri hoşuma gittiği için aldım. Tamamı tek kat. 2. fotoğraftaki ilk 2 atkı da her hangi bir gruba ait değil. Bir arkadaşım kendisi tasarlamıştı, ondan almıştım. Kartal Sözlük ise adından da anlaşılacağı gibi Beşiktaşlı sözlük oluşumunun güzel atkısı.

Kara Kartallar Beşiktaş atkısı Ada'dan geldi. Aynısından 1 adet daha var elimde. Ama bu grubun atkılarını çok fazla seviyorum. (90'lar) Çift kat ve yün.

Çarşı atkısı da A'nın değişmediği günlerden kalma. Eski çift kat atkıların gözdelerinden benim için. Diğer tarafında da Beşiktaş yazıyor.

Ara verince uzunca yazmak, toparlamak zor oluyor. Kısa zamanda hız kazanırım umarım:)

14 Temmuz 2012 Cumartesi

EFC'58 Ermelo, TSVV Merlijn, Heracles Almelo, VV Maarssen Atkıları

Heracles dışında, aşina olmadığımız kulüp atkılarında sıra bu sefer. Atkıların tamamı yün ve çift kat.  Koleksiyonun güzel taraflarından biri, sadece istediğiniz, aradığınız atkıyı bulunca elde edilen hazla sınırlı değil. Dünya'nın bambaşka bir yerinde bilmediğiniz ya da varlığını bildiğiniz kulüp hakkında ilginç bilgilere ulaşmak çok keyif verici. Özellikle alt liglerde olan kulüplerle ilgili güzel detaylar çıkabiliyor. Bu atkı grubu da biraz öyle.

İlk sıradaki atkı EFC'58 Ermelo, adını kasabasından alan bir spor kulübü (Hollanda). Hakkındaki bilgiler Felemenkçe olunca zorlandım açıkcası. Ermelo'nun bünyesinde çeşitli yaş grupları var. Çocuklar, yetişkinler, hatta orta yaşlılar:) Her birinin ayrı futbol takımı var. Kadınların da 2 grubu var. Avrupa'daki bu tür kulüpleri çok takdir ediyorum. Spor kültürlerinin bizlerden fersah fersah gelişmiş olduğunun kanıtı. Çocuklar sadece bir kulübe gidip, ilgi alanlarındaki spor dalı ile çalışma halinde değiller. Tüm yaş grupları arasında bir iletişim var. Çeşitli organizasyonlar ile birliktelik halindeler. Ve spor harici konularda da bir şeyler yaparak, özellikle gelişme çağındaki çocukları olumlu manada motive ediyorlar.



Mesela Ermelo kulübü, otizmli gençler ve çocuklar için bir futbol eğitimi projesine el atmış. Pilot bir takım kurup, bunu önümüzdeki yıllara da yayma derdindeler. Yine bambaşka konuda ilginç bir uygulamaları var. Kulüp, kasaba halkından atık yağlarını istiyor. Kulüpte toplanan bu yağlar, anlaşmalı firmaya gönderiliyor. Firma, bunun karşılığında kulübe belli bir ücret ödüyor. Kasaba halkının kullanmış olduğu ve artık işine yaramayacağı atık yağ, hem geri dönüşüme gidiyor, hem de kulübe finansal destek oluyor.

İkinci sıradaki atkı: TSVV Merlijn. Tilburg'da okuyan üniversite öğrencilerinin futbol oynadığı bir dernek. Dernek sadece öğrencilere ve yeni mezun olmuş öğrencilere açık. Geçtiğimiz sezon, iki takımları Hollanda Amatör Ligi'nin 4 ve 5. gruplarında yer almış. Merlijn'de de aynı Ermelo'daki gibi kadın takımları var. 

1968 yılında kurulan dernek, Merlijn ismini Kral Arthur efsanesinde yer alan ve kralı korumakla yükümlü olan büyücüden alıyor ve derneğin logosunu baykuş ve siyah-beyaz kalkan oluşturuyor.

Ruh amatör olunca, şampiyonluk böyle kutlanır.

Başlığın bilineni Heracles Almelo:) Hollanda 1. Ligi'nde mücadele eden takımın kuruluş yılı 1903. O yüzden saygılar, hürmetler. Kulüp, adını tanrıların kralı olan Zeus'un oğlu Heracles'ten almış ve ülkenin en eski futbol kulüplerinden biri. Ayrıca Hollanda'da ilk siyahi oyuncuyu oynatan kulüplermiş.

Tribünde etkin 2 grupları var: BiancoNero ve Hart voor Heracles (Heart for Heracles) Hem sonrasında tekrar bir Almelo atkısı gelir diye, hem de eldeki atkı grup atkısı olmadığı için Almelo hakkındaki bilgileri kısa geçiyorum.

Son atkı VV Maarssen. Ne yazık ki arzu ettiğim bilgileri bulamadım. Ermelo benzeri bir kulüp. Sponsor desteği ile hareket ediyor. 1927 yılında kurulmuş. Fakat şu videoyu izleyince sempati duymamak mümkün değil.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Werder Bremen - Borussia Mönchengladbach - Eintracht Frankfurt Atkıları

"Almanlıktan aldığım tadı hiçbir şeyden alamadım." diyerek Beşiktaşlı Umut Sarıkaya'ya selamla girişi yapalım. 

Bu sefer ki atkıların tamamı kulüp atkısı. Frankfurt harici hepsi çift kat ve yün atkılar. İlk iki sıradaki Werder Bremen ve Borussia Mönchengladbach atkıları lisanslı. TD'den tanıdığım sevgili Süha abi ( goekmavi ), ricamı kırmayarak benim için getirdi. Buradan tekrar teşekkür ederim kendisine. Werder atkısını beklerken, arkadaşlarım "nasıl ya, ne alaka" diyorlardı. Görünce büyük bir kısmı beğendi. Beğenilmeyecek gibi de değil bana kalırsa. Çok sade ve şık bir atkı. 2. fotoğraftaki atkı, ilk fotodaki You'll yazan atkının arkası. 3. sıradaki atkıyı ne zaman, nasıl almıştım anımsamıyorum açıkçası. Son atkı Frankfurt ise, benim için harika bir parça. Yün, fakat çift kat değil. Arkasının modeli için şunu söyleyebilirim: Çevrilmiş bir yün kazağı hayal edin:) Bu modelin ne zamanlar kullanıldığını düşününce, atkının yaşı en az 25 diyebiliyorum.

Başlığın özel ilgisi ise Eintracht Frankfurt’a. Atkıların tamamı kulüp atkısı olduğu için bu sefer tribünler yerine kulüpten bahsedelim. Armadan, renklerden vs.Frankfurt şehrinin 13. yy’dan bu yana arması olan tek başlı kartal, kulüp armasıdır aynı zamanda. Siyah ve beyaz renkleri kullanan takımın arması, 1980 yılına kadar yavaş yavaş değişti. 100. yıllarında (1999) kulüp, daha geleneksel bir Kartal armasının kullanılmasına karar verdi. 2006’dan beri şehrin maskotu olacak olan Altın Kartal’da karar kılındı. Altın Kartal, aynı zamanda Frankfurt’a yakın bir kasaba olan Hanau’daki hayvanat bahçesinin en çok ilgi çeken ve sevilen ziyaretçisiymiş. 

Kurucu kulüpler, Frankfurter FC Viktoria ve Frankfurter FC Kickers’in renkleri olan siyah, beyaz ve kırmızı Eintracht Frankfurt’un da renkleri olmuş. Önce kırmızı-beyaz, ardından siyah-beyazı kullanılmışlar. Kırmızı-Beyaz, şehrin armasını, Siyah-Beyaz da Alman İmparatorluğu’nun (Prusya) renklerini simgeliyor. Kulüpler birleştiğinde 3 rengin de kullanılmasında karar kılmışlar. Yerel rakipleri Kickers Offenbach ile oynayana kadar kırmızı-beyazı tercih ederken, sonrasında siyah-kırmızı ya da siyah-beyazı tercih etmişler. 

Kulüp, armalarının da etkisiyle Kartallar (Die Adler) ismi ile anılan Frankfurt'un diğer anıldığı isim de SGE. SGE, kulübün ilk resmi adı olan Sportgemeinde Eintracht isminden geliyor. Anlamı da spor topluluğu gibi bir şeymiş:)  İngilizler de United, bizde Gençlerbirliği gibi bir nevi.

Vedayı da çok sevdiğim videolardan biriyle yapalım. Zıpla, zıpla; zıplamayan Offenbachlı


24 Haziran 2012 Pazar

Juventus Atkıları (Viking, Area, Den Haag)


Yaşasın Juventus ve atkıları!

Koleksiyonun Beşiktaş harici, severek topladığım kulüplerden biri Juventus. Her bir atkısını hem beğenerek aldım, hem de her seferinde yeni bir şey öğrenmeme vesile oldular. 

Bu sefer ki atkıların 2 tanesi tribün gruplarına ait, 2 tanesi de lisanslı ürün. İlk fotodaki atkıların tamamı yazlık atkı. Viking ve Area, grup atkıları. Her iki grup hakkında bilgiyi şurada vermiştik. Viking atkısının akasında, bulundukları tribüne ithafen Cuore Della Nord (Kuzeyin Kalbi), Area atkısının arkasında da La Nostra Fede e Piu Forte Della Morte (İnancımız Ölümden Daha Güçlüdür) yazıyor. İlk fotonun sonuncu atkısı da sevdiğim Beşiktaşlı arkadaşım Ümit'in hediyesi. Kulübün lisanslı ürünü.

3. fotoğraftaki atkılar yün. İlk atkı da Ümit'in hediyesi. Lisanslı ürün o da. Bar model. İkinci atkı da benim özel ilgimin olduğu gruptan. İtalyanlar'a has bir model. Özellikle 80'lerde sıkça yapılmış. Hatta Beşiktaş tribünlerinin eskiye ait fotoğraflarında benzer atkılardan görmek mümkün. Hem İtalyan modellerini, hem de Beşiktaş modellerini. Şurada 2 tane var, Beşiktaş olanından. Gözbebeği konumundalar elbette.

Ve sonuncu atkı. Den Haag-Juventus dostluk atkısı. Açıkcası haberim yoktu bundan. Meğerse çok eskiye dayanan köklü bir ilişkileri varmış.

Juventus ve Den Haag dostluğundan bahsederken, Legia Varşova'yı da unutmamak lazım. Dostluk, bu 3 kulüp taraftarları arasında. Konuyla ilgili araştırma yaparken, pek istediklerimi bulamadım önce. Sağolsun dayım yardımcı oldu.

Dostluğun temelinde Den Haag var. Den Haag'ın Varşova ile ilişkileri iyi. Aynı şekilde Juventus ile de.  Sonrasında Juve ve Legia'nın da ilişkisi başlıyor. Önce Den Haag-Juve dostluğunda kısaca bahsedelim.

Juve ile Den Haag arasındaki ilk temas 1991 yılında başlamış. Juve'nin tribün grupları, uluslararası taraftarlar turnuvasına katılmış Zuiderpark'ta. Den Haag'ın tribün grubu North Side ile Vikingler arasında arkadaşlık başlamış. Bu arkadaşlığa N.A.B'den de elemanlar katılmış. N.A.B., Juve'nin 80'lerdeki sağlam gruplarından. Ertesi sene de North Side, İtalya'ya gitmiş ve Juventus-Torino maçında  Juve'ye destek vermişler. Bir sonraki taraftarlar turnuvasında da ilişkiler ve dostluk iyice güçlenmiş. (1992)

O sene ki turnuvada N.A.B.'in etkin kişilerinden biri (Fabio), Legia'nın üyelerinden oldukça etkilenmiş. Ve bu vesile ile de Legia tribünü ile yakınlaşma başlamış. Vikingler'den ayrılarak kurulan Noi Soli de Legialı'lar ile ilişkileri iyice üst seyiyeye ulaştırmış.

Ülkemizdeki kardeş tribün hikayelerine bakınca, adamların yapmış olduğu olağanüstü. Internetin olmadığı bir dönemde düzenlenen "Uluslararası Taraftar Turnuvaları" takdire şayan. Böylesi organizasyonlarda bu tür yakınlaşmaların olması da normal tabi. Turnuvada başlayan dostluklar, sonrasında da sistemli ve güzel şekilde devam etmiş. Birbirlerinin fikstürünü takip etme ve yerine göre destek verme.

Birbirleri için tonla maça gitmişler. Öyle birkaç tane değil. Alttaki foto Legia'nın Pogon ile mücadelesinden.


 Videoda da üçlü ile ilgili hoş kareler var. 1.17'ye dikkat bu arada. Dünyanın en çirkin atkılarından biri var orada:)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Lisanslı Beşiktaş Atkıları

Lisanslı Beşiktaş atkıları grubunun en güzellerinden. İlk atkı takas sonucu geldi. Tasarımın sadeliğine bayıldım. Blogun adına uygun ayrıca:) Tek kat ürün.

Diğer 2 atkının siyah olanını abim, beyaz olanını kardeşim aldı. Kış boyunca bu iki atkıyı kullandım. Siyah olan, günlük yaşamda kullanmak için çok uygun. Beyaz da "bar" modele olan hastalığımızın güzel parçası zaten. Defalarca dillendirdim, bir kere daha olsun. Atkı budur benim için. Her iki atkıdaki minik boydaki arma ise en güzeli. Abartılı boyutlarda değil. Şık olan atkıyı daha da güzelleştiriyor.

Bu arada blogu epey boşlamışım. Şu atkıları koyunca daha fazla farkettim. Koca kış taktığım atkıları daha yeni ekliyorum.

Bu güzellik de benim tatlı sıpam. Atkı takmayı hiç sevmiyor. Fakat beraber dışarı çıkıyorsak, sırf benim boynumda atkı var diye o da takmak istiyor:)

2 Haziran 2012 Cumartesi

Gate 4 35. Yıl, Gate 4 Brüksel ve Paok Atkıları


Uzun zamandır beni en çok etkileyen, heyecan duyduran atkıların günü bugün. Paok Gate 4 35. yıl ve Paok Brüksel atkıları. Atkıları aldıktan sonra, bir süredir Paok tribünlerini kovalayan Özgür'den atkılar için bir yazı yazmasını rica ettim. Sağolsun o da beni kırmadı. Sözü bilene bırakalım:

" SF G4 35.yıl atkısı, .klubün geçen sonbahar çıkarttığı (tahminen kasım ayıydı)  bir atkı. Fan clubla ilgili daha önce yazmıştım. S.F.(Syndesmos Filon) Gate 4, 1976 yılında kurulmuş. Büyük patron Manavis'in liderliğiyle, neredeyse herkesin Gate 4 tribünü=SF Gate4 haline geldiği bir fan club. Gate 4, tribünün bildiğim kadarıyla üçüncü taraftar grubu. Ondan önce 1963 Neapoli ve 1973 Kordelio var (benim bildiğim). Selanik merkezde yer alan tek fan club. Sadece PAOK için değil, diğer takımlar içinde geçerli bu aynı zamanda. 35 yıldır da aynı yerdeyiz .Atkının tasarımını kimin yaptığını bilmiyorum; ama tasarımdan çok üretimde bir sorun olduğunu düşünüyorum.(Atkıyı pek beğenmedim) SF Gate 4 (thyra 4) politik olarak herhangi bir sınıflamaya dahil değil. Ama daha çok sol eğilimli üyesi var. Partizan Grobari'den "40+"ya yakınlar. "40 +" da Partizan tribünlerinde yer alan, 40 yaşını aşmış eski kafa elemanların kurduğu bir tayfa. Atkıda kulübün geleneksel turuncu renginin kullanılmamış olması bana göre handikap. Sanırım politik bir etki bırakmamak. Ama yine de tribünün herhangi bir politik renge hizmet etmeksizin direnişini, Selanik ve PAOK'un direnişini simgeleyen, sağ yumruğu kaldıran taraftar simgesini atkıya eklemişler. Açıkçası 35. yıl için daha güzel bir atkı beklerdim

Geçelim Nikos'un yaptığı Gate 4 Brussels atkısına. Hemen hemen 35. yıl atkısı ile aynı dönemde çıkan bu atkı, bana göre 35.yıl atkısının havasını baya bir söndürdü. Brüksel, 2001 yılından beri Gate 4 bayrağını Avrupa'da sallandırıyor ve bu işi gayet iyi yapıyor. Bu grubun ikinci atkısı. İlkini benim blogta görürsün. O da çok başarılı bir atkı. O İngilizce'ydi, bunu Yunanca hazırlamışlar. Ben ikisine de hastayım:). Nikos, Brüksel'de doğmuş, büyümüş. Yaklaşık 1996'dan beri PAOK için yolculuklar yapan, hayatını PAOK'a adamış bir dostumuz. Gate 4 üyeliğiyle başlayan yolculuğu, onu 2001'de Gate 4'ün Brüksel şubesini açmaya kadar götürmüş. Herkesin sevdiği ve önemsediği, bu sebeple de Gate 4 ismini taşıma hakkı verilen sayılı kişilerden biri. Grup, genelde Avrupa kupası maçları ve derbilere iştirak ediyor. Belçika'da ziyaret ettiğim kulüp, Anderlecht mahallesinde yer alıyor. Oradaki Belçikalı'lar ve yabancılarla da çok iyi uyum sağlamışlar. Grubun 80 civarında üyesi var ve aralarında Belçikalı'lar dahi var. Onlar da PAOK maçları için grupla deplasman yapıyorlar. Yeni  aldığım haberler ile Brüksel'de işlerin iyi gitmediğini ve Nikos'un gruptan ayrıldığını öğrendim. Nikos olmadan kulübün yaşamasının zor olduğunu çok iyi biliyorum. Orda dönen dolapların da gerçekten büyük bir utanç olduğuna son 2 aydır şahit oldum ve üzüldüm.

Yapılacak toplantı sonunda Gate 4 merkez desteğini çekebilir ve ismi de geri alabilir (ki gereken budur). Bu da Gate 4 Brüksel'in tarih olması anlamına gelir. Ki benim nazarımda Nikos'un ayrılmasıyla tarih olmuştur. O bayrak böyle sallanacağına hiç sallanmasın daha iyi.

Atkıya gelince... Bir tarafında Thyra 4 Bryxellon, diğer tarafında PAOK, Thriskeia, Trimokratia (PAOK, din, terörizm) yazmaktadır. Slogan, PAOK taraftarının kulübü nasıl görmesi gerektiğini ve maçlarda nasıl olması gerektiğini belirtiyor. Büyük ihtimalle sloganda yıllar önce olaylı bir maçtan sonra bir gazetenin attığı teröristler başlığının etkisi var. Ama Nikos'un verdiği cevap "nasıl olması gerektiğine dair bir gönderme" oldu. Yani onun kafasında fikir buymuş. Ama slogan zaten daha önceden var olan bir slogan. Bence çok başarılı bir atkı. Maalesef ki artık bu tarz atkıları Brüksel'den bekleyemeyeceğiz gibi görünüyor."

Atkılar ile ilgili birinci ağızdan bilgi alınca çok keyifli oluyor. Özgür'ün paylaştıkları ile sadece atkı değil, tribün hakkında da birkaç şey öğrendik, sağolsun.

Her 2 atkı da çift kat ve yün. Her ne kadar Özgür 35. yıl atkısını beğenmemiş olsa da, bana göre oldukça hoş bir atkı. Sade ve renkler yeter:) Brüksel de çok başarılı. Mevcut slogan ile yeri başka zaten.

En alt fotoğraftaki atkılar tek kat. Lisanslı değiller. Diğerleri o kadar güzel ki, bunlar için ne desem bilemedim:)