Tek Kat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tek Kat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2014 Salı

Beleştepe, Antifa, Gündoğdu, ManU-Beşiktaş, çArşı, 90'lardan Kalma Beşiktaş Atkıları

Eylül'den beri bir şey eklememişim. Atkıların sayısı arttıkça ve buraya eklemedikçe vicdanen büyük rahatsızlık duyuyorum. Tekrar nasıl düzene oturtacağım hakkında da bir fikrim yok aslında. Uzatmadan atkılara geçeyim.

İlk sıradaki Beleştepe atkısı tek kat. Yaşama sokaklardan ve tribünden müdahale ederiz diyen ve kendisi gibi düşünen Beşiktaşlılar ile güzel işler yapanların oluşturduğu bir grup. Şuradan da manifestoları okunabilir: Beleştepe manifesto. Atkıyı temin etmemde yardımcı olan Ufuk'a tekrar teşekkür ederim.

Antifa, bilindiği gibi evrensel bir tabir. Özellikle Avrupa tribünlerinde bu yaklaşımda olan gruplar, konuyla ilgili pankartları tribünlerinden eksik etmiyorlar. Bizim tribün de benzer yaklaşım ile ilgili çeşitli pankartları bünyesinde barındırmıştır. Antifa tabiri ise ilk kez kullanıldı diye anımsıyorum. Gayet de güzel oldu. İlk pankart, bez  üstüne spreyle yapılmıştı. Güzel de bir hikayesi var. Pankartı içeri sokarken, pankartı kontrol eden polis "Antifa ne demek" diye sormuş. "Antalya İşletme Fakultesi'nin kısaltması" demiş arkadaşlar da. Kartal zekalarına kurban:) Daha sonrasında da atkıları yaptırdılar. Atkıdan elde ettikleri gelir ile de güzel bir pankart yaptılar. Ellerine, kollarına, zekalarına sağlık.


çArşı Berlin'le özdeşleşen Gündoğdu pankartının atkıya dönüşmesi. Gündoğdu pankartı, benim nazarımda en iyi el yapımı pankartlardan biri. Uzun süredir de çArşı Berlin'le nice km'ler yaptı. Haklarını vermek gerek, Avrupa'daki en iyi Beşiktaş oluşumu diyebiliriz. Atkı da pankartın aynısı zaten. En alttaki foto da aynı atkının siyah zeminlisi mevcut. 

çArşı atkısı, çift kat, yün atkılardan. Eski usül, artık pek rağbet görmeyen model. Daha önce de söylemişimdir. Hala bu modelleri çok seviyorum.
2. fotodaki Manu-Beşiktaş atkısı orijinal değil. Orijinalini büyük uğraşlar sonunda edinmiştim. Onun da hikayesi şurada: Beşiktaş - ManU maç atkısı. Nette gezerken denk gelmiştim fotodaki atkıya. İngiltere'nin çakma atkılarından:)

Alt sıradaki Beşiktaş atkısı ise kıymet olarak çok özel. Çok yakın arkadaşım Cihan'ın hediyesi. Onu bu kadar kıymetli yapan bir diğer detay, atkının 97-98 sezonunda alınmış olması. 16 sene olmuş. Umarım koleksiyon hiçbir zaman bozulmaz ve en eskiler kategorisinde yerini her daim korur. Sağol canım kardeşim.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Diyarbakır çArşı, Deplasman Kartalları, BAU, Guti Hernandez, Beşiktaş JK ve Beşiktaş Yün Atkıları



İlk foto şehir ve üni atkıları. Tamamı tek kattan oluşuyor. Şehir oluşumlarının atkı çıkartma isteğini anlıyorum ama sırf atkı yaptırmak için de yapmamak lazım. Diyarbakır çArşı atkısı dizayn olarak çok başarısız olmuş. Atkıya bakınca başlı başına bir karmaşa var. Bu kadar güzel 2 rengi kullanmak zor olmamalı. Sade tasarımlar benim için her daim çok başarılı. (Düzce atkısını daha önce eklemiştim. Yanlışlıkla bu gruba da dahil edip, fotosunu çekmişim.)
  

İkinci foto lisanslı atkılar. Guti atkısının dezavantajı da 2 yıkamadan sonra tüylenmeye meyletmesi. Orta sıradaki atkı saten-yazlık atkı. Fethiye'ye tatile gittiğimde takım da hazırlık kampı için oradaydı. Yuvanın tırını görünce elimiz boş çıkmadık:) Yün atkının hikayesi ise daha ilginç. Lisanslı ürün ama bana Londra'dan geldi. Gezen atkıları seviyoruz.

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Ultras Sur, Juve Leo ve Reducto Burgales Atkıları




Ultras Sur'un kuruluş yılı 1980. Kısa sürede ilgi odağı olup, genç taraftarların da katkısıyla büyüyen bir ekip olmuşlar.


José Luis Ochaíta, uzun yıllardır grubun lideri. Rakip tribünlerle kavgalara karışmış, tutuklanmış ve müsabakalara zaman zaman girişi yasaklanmış bir isim. Grubun tarihi boyunca, RM'nin kimi oyuncuları ile sıkıntıları olmuş, kimileri ise gözdeleri. Aralarının iyi olduğu oyunculardan Juanito, trafik kazasında hayatını kaybettiğinde, 10 sene boyunca içerde oynadıkları maçların 7. dakikasında "Illa, illa, illa, Juanito maravilla" diye bağırmışlar. Maravilla İspanyolca'da şaşkınlık manasına geliyormuş.


Grubun içerisine girmek zor olmasına rağmen kimi kitaplara konu olmuşlar. Antonio Salas takma adıyla aralarına giren bir gazeteci gözlemlerini yayımlamış. Salas'ın gözlemlerinin yoğunlaştığı konu Ultras Sur üyelerinin stadyum içi ve dışında Neo Nazi hareketini destekleyen tavırları olmuş. Benzer deneyimleri bir başka "ajan" taraftar David Madrid de yaşamış. (Soyadından da mı anlamadınız arkadaş:)) Hatta bir polis de taraftar kılığındaymış o dönem.


Ultras Sur'un karıştığı en büyük olaylardan birisi 1 Nisan 1998'deki CL yarı final ilk maçında Dortmund ile yaşadıkları. Maçtan önce yüz kadar taraftar, stadın güney tarafındaki tellere yükleniyor. Önlerindeki kale ile tellerin arasında da bağlantı var. Ağırlık sonrası tellerin çökmesi sonucu kale de yerinden hareket edip, sökülmüş ve müsabaka 75 dakika geç başlamasına sebep olmuş. Kulüp de bununla ilgili ceza aldı. Grup da bu olay sonrasında kendi durumları ile ilgili daha köklü kararlar almaları gerektiğini dile getirmişler.


Florentino Perez'in başkanlığında güney kapısına dönmek zorunda kalmışlar. Başkan, grubun içeride ve yurtdışındaki masraflarını da kesmiş. Böylece olayların da sayısı epey azalmış. 2006-2009 arası Roman Calderon başkanken grubun başkanla arası iyi olmuş. Başlangıçta stadlara gelirken sürekli gamalı haç ve Franco dönemine ait simgelerin bayrakları ile gelmişler. Günümüzde ise her kesimden insan olduğunu iddia ediyorlar. Hala tribünlerinde benzer içerikte bayraklar mevcutken, aklı başında birinin Ultras Sur çatısı altında olması olası değil açıkcası.


Lazio'nun Irriducibili, Verona'nın Hellas Army Verona, Lyon'un Bad Gones, Espanyol'un Blanquiazules Brigades'i ile iyi ilişki içerisindeler. Rayo Vallecano'nun Bukaneros, Sevilla'nın North Biris, Athletic Bilbao'nun North Taldea Herri düşman grupları. Şu seçimler sonrasında hala faşist değiliz diyorlar:)


Juventude Leonina, Sporting'in en büyük taraftar grubu. Juve Leo veya JL76 deniliyor. Sporting'in en eski grubu, 1976'da kurulmuş. Sporting'in o zaman ki başkanı João Rocha'nın oğulları tarafından kurulan bir grup. Bu da onları Portekiz'in ilk resmi tribün grubu yapıyor. Durum böyle olunca amigoları da uluslararası platformda tanınan biri ve bu sayede "ultra" dünyasında kısa zamanda bilinen bir ekip haline geliyorlar. İlk başlarda kendi okul arkadaşları varmış grupta, hatta başkanın gençlik projesi denilebilir.  Fakat 80'li yıllara gelince ultra kavramını benimsemişler. Düzenli meşale kullanımı, bayraklar, semboller kullanmaya başlamışlar.


Juve Leo'nun varlığı diğer kulüplere de örnek olmuş bu sayede. 1982'de Benfica taraftarları Diabos Vermelhos'u kuruyor. Portolular Dragons'u, Academicalılar Mancha Negra'yı.


İlk yurtdışı deplasmanlarını da 83-84 senesinde Uefa Kupası'nda Sevilla'ya karşı yapmışlar. 80 kadar kişi. Sonrasında devamı gelmiş zaten.  Her geçen gün de bünyesindeki üye sayısı artmış. Tribünün başka bir grubu olan Torcida Verde (1984) ile de güçlerini birleştirince iyice yükselen bir ekip olmuşlar. Bu arada Torcida ancak 1988 senesinde kulüp tarafından tanınmış.


Burgos Club Football, ne yazık ki grup hakkında bir şey bulamadım. Burgos, şu an İspanya 4.liginde mücadele ediyor. Normalde 1922 yılında kurulmuş; ama maddi sıkıntılar ve çeşitli sebeplerden dönem dönem kapanıp, başka isimlerle faaliyetlerini sürdürmüşler.

15 Ocak 2013 Salı

Çanakkale, Trakya, Düzce, Uludağ, Saü, Gebze Atkıları





Aslında kolay ulaşmam gerekirken, zor ulaştığım atkı grubu şehir atkıları. İletişime geçiyorum ya yanıt bile verilmiyor ya da tamam denilip ilgilenilmiyor. Eş, dost sayesinde edinmeye çalışıyorum.

İlk fotodaki atkıların ikinci sırasındaki hariç diğerleri tek kat. Çanakkale Kartalları atkılarını sevgili Recep Okyay hediye etti. Tekrar teşekkür ederim. İlki tek kat, diğeri yün, çift kat. Trakya Kartalları'nın bir başka versiyonu vardı, bu da ikincisi oldu. Düzce Kartalları da klasik tek kat modellerinden.

Beşiktaşlı üniversite oluşumlarının ikisi: Uludağ ve Sakarya. Uludağ'ın atkısını çok beğendim. Abartılı tasarımdan uzak, damalı görüntü de çok yakışmış. SAÜBJK, koleksiyonun en ilginç atkısı sanırım. Atkının bir katı yün, diğer tarafı polar. Ayrıntılı fotoğraflarda görülebilir. Ve boğaza kolaylıkla sarmak için bir kesit yapmışlar. Epey ilginç.

çArşı Gebze atkısı çift kat ve yün.


11 Ocak 2013 Cuma

FC Burgen, SSV Ulm, Ceskie Budejovice, Orlanda Pirates, Zwaluwen, Odd Grenland, VUC, VV Sleeuwijk, Achilles'29, Mehlentaler SV Atkıları



Atkıların sayısı arttıkça ve ben buraya bir şey eklemedikçe mahcubiyetim artıyor. Sadece atkı fotoğraflarını ekliyor olsaydım elbette daha kolay olurdu. Ama blogun bu halinden de çok memnunum. Ekle artık diyen arkadaşlar kusura bakmasın. Umarım devamı gelir:) Bu sefer geniş bilgi yerine, kısaca kulüplerden bahsedeceğim. Pek aşina olduğumuz takımlar değil çünkü.

Fc Burgen, Almanya'da Kreisliga (bölgesel lig) takımlarından biri. Daha önce benzer kulüp atkıları eklemiştim. Genelde yerel sponsorlar ile desteklenen, temelde odaklandıkları nokta sadece "spor" olan kulüpler.

SSV Ulm de Alman kulüplerinden biri. Ne yalan söyleyim daha önceden bilmiyordum; lakin Almanya'nın en eski ve köklü kulüplerinden biriymiş. 1846 senesinde kurulmuşlar. Atkının üzerinde "Donaustadion You Will Never Walk Alone" yazıyor. Stadlarının ismiymiş Donaustadion.

Sk Ceskie Budejovice, 1905 yılında kurulmuş olan Çek kulübü. Tomas Sivok da formasını terletmiş, o yüzden atkının ayrı bir yeri oldu.

Orlando Pirates, bu grubun açık ara en güzel isimli atkısı. Güney Afrika kulübü 1937 senesinde kurulmuş. O zamanlar isimleri Orlando Soweto imiş. 1940 senesindeki "The Sea Hawk" filminden sonra kulübün adı Orlando Pirates olmuş. Kulübün kurucuları, altın madenlerinde çalışmak için kırsal kesimden göç eden işçilerin çocukları olmuş. Lakapları da Ezimnyama Ngenkani (The Black Ones)

Zwaluven, Hollanda'nın amatör küme ekiplerinden.

Odd Grenland, Norveç süper lig takımı. Norveç Kupası maç atkısı. (2002) Finalde, Valerenga ile karşılaşmışlar ve 1-0 kaybetmişler. Gün yüzü görmeyesin Valerenga:(

VUC, Hollanda'nın amatör kulüplerinden. Atkı da pek hayır yok ama penguenleri yüzü hürmetine burada.

VV Sleeuwijk, bir başka Hollanda amatör ekibi.

Achilles'29, Hollanda 3. lig ekiplerinden.

Mehlentaler SV, Alman amatör ekiplerinden.

Orlanda Pirates hariç atkıların tamamı çift kat.

5 Eylül 2012 Çarşamba

Beşiktaş Atkıları


İlk fotoğraftaki atkıların hiçbiri lisanslı değil. Modelleri hoşuma gittiği için aldım. Tamamı tek kat. 2. fotoğraftaki ilk 2 atkı da her hangi bir gruba ait değil. Bir arkadaşım kendisi tasarlamıştı, ondan almıştım. Kartal Sözlük ise adından da anlaşılacağı gibi Beşiktaşlı sözlük oluşumunun güzel atkısı.

Kara Kartallar Beşiktaş atkısı Ada'dan geldi. Aynısından 1 adet daha var elimde. Ama bu grubun atkılarını çok fazla seviyorum. (90'lar) Çift kat ve yün.

Çarşı atkısı da A'nın değişmediği günlerden kalma. Eski çift kat atkıların gözdelerinden benim için. Diğer tarafında da Beşiktaş yazıyor.

Ara verince uzunca yazmak, toparlamak zor oluyor. Kısa zamanda hız kazanırım umarım:)

20 Haziran 2012 Çarşamba

Lisanslı Beşiktaş Atkıları

Lisanslı Beşiktaş atkıları grubunun en güzellerinden. İlk atkı takas sonucu geldi. Tasarımın sadeliğine bayıldım. Blogun adına uygun ayrıca:) Tek kat ürün.

Diğer 2 atkının siyah olanını abim, beyaz olanını kardeşim aldı. Kış boyunca bu iki atkıyı kullandım. Siyah olan, günlük yaşamda kullanmak için çok uygun. Beyaz da "bar" modele olan hastalığımızın güzel parçası zaten. Defalarca dillendirdim, bir kere daha olsun. Atkı budur benim için. Her iki atkıdaki minik boydaki arma ise en güzeli. Abartılı boyutlarda değil. Şık olan atkıyı daha da güzelleştiriyor.

Bu arada blogu epey boşlamışım. Şu atkıları koyunca daha fazla farkettim. Koca kış taktığım atkıları daha yeni ekliyorum.

Bu güzellik de benim tatlı sıpam. Atkı takmayı hiç sevmiyor. Fakat beraber dışarı çıkıyorsak, sırf benim boynumda atkı var diye o da takmak istiyor:)

2 Haziran 2012 Cumartesi

Gate 4 35. Yıl, Gate 4 Brüksel ve Paok Atkıları


Uzun zamandır beni en çok etkileyen, heyecan duyduran atkıların günü bugün. Paok Gate 4 35. yıl ve Paok Brüksel atkıları. Atkıları aldıktan sonra, bir süredir Paok tribünlerini kovalayan Özgür'den atkılar için bir yazı yazmasını rica ettim. Sağolsun o da beni kırmadı. Sözü bilene bırakalım:

" SF G4 35.yıl atkısı, .klubün geçen sonbahar çıkarttığı (tahminen kasım ayıydı)  bir atkı. Fan clubla ilgili daha önce yazmıştım. S.F.(Syndesmos Filon) Gate 4, 1976 yılında kurulmuş. Büyük patron Manavis'in liderliğiyle, neredeyse herkesin Gate 4 tribünü=SF Gate4 haline geldiği bir fan club. Gate 4, tribünün bildiğim kadarıyla üçüncü taraftar grubu. Ondan önce 1963 Neapoli ve 1973 Kordelio var (benim bildiğim). Selanik merkezde yer alan tek fan club. Sadece PAOK için değil, diğer takımlar içinde geçerli bu aynı zamanda. 35 yıldır da aynı yerdeyiz .Atkının tasarımını kimin yaptığını bilmiyorum; ama tasarımdan çok üretimde bir sorun olduğunu düşünüyorum.(Atkıyı pek beğenmedim) SF Gate 4 (thyra 4) politik olarak herhangi bir sınıflamaya dahil değil. Ama daha çok sol eğilimli üyesi var. Partizan Grobari'den "40+"ya yakınlar. "40 +" da Partizan tribünlerinde yer alan, 40 yaşını aşmış eski kafa elemanların kurduğu bir tayfa. Atkıda kulübün geleneksel turuncu renginin kullanılmamış olması bana göre handikap. Sanırım politik bir etki bırakmamak. Ama yine de tribünün herhangi bir politik renge hizmet etmeksizin direnişini, Selanik ve PAOK'un direnişini simgeleyen, sağ yumruğu kaldıran taraftar simgesini atkıya eklemişler. Açıkçası 35. yıl için daha güzel bir atkı beklerdim

Geçelim Nikos'un yaptığı Gate 4 Brussels atkısına. Hemen hemen 35. yıl atkısı ile aynı dönemde çıkan bu atkı, bana göre 35.yıl atkısının havasını baya bir söndürdü. Brüksel, 2001 yılından beri Gate 4 bayrağını Avrupa'da sallandırıyor ve bu işi gayet iyi yapıyor. Bu grubun ikinci atkısı. İlkini benim blogta görürsün. O da çok başarılı bir atkı. O İngilizce'ydi, bunu Yunanca hazırlamışlar. Ben ikisine de hastayım:). Nikos, Brüksel'de doğmuş, büyümüş. Yaklaşık 1996'dan beri PAOK için yolculuklar yapan, hayatını PAOK'a adamış bir dostumuz. Gate 4 üyeliğiyle başlayan yolculuğu, onu 2001'de Gate 4'ün Brüksel şubesini açmaya kadar götürmüş. Herkesin sevdiği ve önemsediği, bu sebeple de Gate 4 ismini taşıma hakkı verilen sayılı kişilerden biri. Grup, genelde Avrupa kupası maçları ve derbilere iştirak ediyor. Belçika'da ziyaret ettiğim kulüp, Anderlecht mahallesinde yer alıyor. Oradaki Belçikalı'lar ve yabancılarla da çok iyi uyum sağlamışlar. Grubun 80 civarında üyesi var ve aralarında Belçikalı'lar dahi var. Onlar da PAOK maçları için grupla deplasman yapıyorlar. Yeni  aldığım haberler ile Brüksel'de işlerin iyi gitmediğini ve Nikos'un gruptan ayrıldığını öğrendim. Nikos olmadan kulübün yaşamasının zor olduğunu çok iyi biliyorum. Orda dönen dolapların da gerçekten büyük bir utanç olduğuna son 2 aydır şahit oldum ve üzüldüm.

Yapılacak toplantı sonunda Gate 4 merkez desteğini çekebilir ve ismi de geri alabilir (ki gereken budur). Bu da Gate 4 Brüksel'in tarih olması anlamına gelir. Ki benim nazarımda Nikos'un ayrılmasıyla tarih olmuştur. O bayrak böyle sallanacağına hiç sallanmasın daha iyi.

Atkıya gelince... Bir tarafında Thyra 4 Bryxellon, diğer tarafında PAOK, Thriskeia, Trimokratia (PAOK, din, terörizm) yazmaktadır. Slogan, PAOK taraftarının kulübü nasıl görmesi gerektiğini ve maçlarda nasıl olması gerektiğini belirtiyor. Büyük ihtimalle sloganda yıllar önce olaylı bir maçtan sonra bir gazetenin attığı teröristler başlığının etkisi var. Ama Nikos'un verdiği cevap "nasıl olması gerektiğine dair bir gönderme" oldu. Yani onun kafasında fikir buymuş. Ama slogan zaten daha önceden var olan bir slogan. Bence çok başarılı bir atkı. Maalesef ki artık bu tarz atkıları Brüksel'den bekleyemeyeceğiz gibi görünüyor."

Atkılar ile ilgili birinci ağızdan bilgi alınca çok keyifli oluyor. Özgür'ün paylaştıkları ile sadece atkı değil, tribün hakkında da birkaç şey öğrendik, sağolsun.

Her 2 atkı da çift kat ve yün. Her ne kadar Özgür 35. yıl atkısını beğenmemiş olsa da, bana göre oldukça hoş bir atkı. Sade ve renkler yeter:) Brüksel de çok başarılı. Mevcut slogan ile yeri başka zaten.

En alt fotoğraftaki atkılar tek kat. Lisanslı değiller. Diğerleri o kadar güzel ki, bunlar için ne desem bilemedim:)

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Rosenborg-Schalke Maç Hatırası ve Rosenborg Atkıları



Rosenborg'u sevebilirdim; geçmişte tatsız bir hikaye barındırmasaydı. Çocukluğumun en trajik maçlarından biri. Şu yaşa geldim, hala aklıma geldiğinde, düşündüğümde rahatsız oluyorum.

Deplasmanda alınan 3-0'lık mağlubiyet sonrası dezavantajlı skora rağmen, rövanş gününe kadar tek bir dakika bile olumsuz düşünmemiştim. Düşünmemişti kimse. Herkes çok emindi, geçecektik biz bu turu.

Maçın hemen başlarında Kuntz ile öne geçmiştik. O zamandan belli işte, Alman kumaşı uyuyor bize. Sonrasında yüklenmeye devam etmiştik. Johnsen'in vuruşunda içeriden çevirilen golümüzü, çizgiyi geçmediği gerekçesiyle vermemişti Fransız hakem. Akabinde Norveçliler golü bulmuş, bizi hüznün dibine itmişti. Sonrasında ne kadar abluka altına alsak da, arzuladığımız dakikalarda gol gelmemişti. Maçın sonlarına doğru Kuntz ve Şifo Mehmet ile golleri bulmuştuk; ama yetmemişti. Ayrıca skor 1-1 iken, ceza sahası içerisinde elle oynanan bir pozisyona da devam çalmıştı hakem. Şu an bile içimi yakıyor düşündükçe.

Bizim kuşağın en kahrolduğu maçların başında geliyor Rosenborg. Çocukluğumuzun derin izlerinden. Benim yaş grubumun büyük bir kısmı, uzunca bir dönem Avrupa maçlarında Rosenborg ile eşleşmek istedi. Hala gönlümüzün bir yerinde soğuk bir intikam saklı:)

FourFourTwo, geçtiğimiz ay Ronny Johnsen ile kısa bir röportaj yapmıştı. O maça dair şunları söylemiş: "İkinci yarıda benim bir vuruşumda top çizgiyi geçmişti; ama hakem golü vermedi. Topu çıkaran da çok yakın arkadaşım Eric Hoftun'du. Maçtan sonra yanıma gelip, gülerek "Dostum, top çizgiyi gerçekten de geçmişti; ama bunu hakeme söyleyemezdim" demişti. " Herif, bir de pişkin pişkin gülerek söylemiş bunu. Videoda da paso sırıtıyor zaten.


Atkıların 2.sıradaki hariç tamamı çift kat. İlk sıradaki klasik bar atkı. 2. sıradaki tek kat. 3. sıradaki atkı çift kat ve yün "Stolt Fortid Stor Fremtid" yazıyor. Gururlu geçmiş, harika gelecek gibi bir anlamı var. Sen, onu gel benim külahıma anlat diyorum ben de:) Alttaki atkı da 2007'de şampiyonlar liginde Schalke ile karşılaştıkları maçlara istinaden maç atkısı. İçerde 0-2, dışarıda 3-1 mağlup oldu bu maçlarda Rosenborg.

Kim koyarsa, koysun. Rosenborg'a koyandan Kartal razı olsun.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Valencia-Ultras Yomus Atkıları

Koleksiyonda adet olarak az olan Valencia atkıları. Nedense elime pek geçmedi. Bulduklarım da genelde bol turunculuydu.

Valencia C.F. yazan atkı, klasik bir tek kat. Sponsor firmanın atkı üzerinde olması da garip.

Valencia, 13. yy’nin ilk yarısında Aragon Kralı James tarafından fethedilmiş. Fetihten sonra Aragon yasalarına göre de bağımsızlıkları verilmiş. Şehrin arması olan kalkan ve L harfinden oluşan taç da Kral James tarafından verilmiş. ( Şehrin arması ) 2 adet L harfinin olma sebebi de, şehrin krala 2 defa sadık kalması yüzündenmiş.

Valencia’nın armasında da yer alan yarasaların (Los Ches) hikayesi hakkında iki açıklama var. Bunlardan biri; yarasaların o bölgede oldukça fazla görüldüğü. Diğer hikaye ise; 9 Ekim 1238’de Kral James, şehre girdiğinde bayrağının üzerine bir yarasa konmuş. Ve kral, bunu iyi bir işaret olarak yorumlamış. O günden sonra yarasa sembol olmuş.

Diğer atkı, Valencia tribün grubu Ultras Yomus'a ait. Tek kat bu da.

Ultras Yomus, Valencia’nın en büyük taraftar grubu. 1983 yılında kurulmuş. Ama hikayeleri 70’li yıllara kadar uzanıyor. 82 İspanya Dünya Kupası’ndan sonra bir grup gencin kurduğu bir oluşum. Faşist bir yapıya sahipler. Katalanlar’a karşı duydukları nefreti dillendirmekte bir sakınca görmüyorlar. Tribünde de açtıkları bayraklar ile bu tavırlarını sergiliyorlar. Merkeziyetçi bir yapıdalarmış ve Real Madrid ile hoşbeş ilişkileri varmış. Kısacası evlat olsa, sevilmezler.


22 Şubat 2012 Çarşamba

Siena, Partizan, Torpedo Moskova ve Eintracht Frankfurt Atkıları


Kaç zamandır koymak için beklettiğim atkılarda sıra. Bu liste çok kalabalık. Umarım kısa sürede yayınlayabilirim.

4 farklı ülkeden atkılar. Siena, Partizan, Torpedo Moskova ve Eintracht Frankfurt.

Siena ve Partizan atkıları tek kat. Siena, klasik İtalyan tek kat atkısı. Bizdekilere göre daha ince bir yapıda. Partizan atkısı ise daha kalın. Bu atkının arka planında tribünlerin silueti var. Fotoğrafı yakınlaştırırsanız daha iyi fikir sahibi olabilirsiniz. Yakından çok daha güzel olduğunu ekleyelim. Frankfurt atkısı da sevgili Egemen'in hediyesi. Beni kırmayıp, Almanya'dan getirdi. Tekrar çok teşekkür ederim. Hastası olduğumuz kategoride. Kulübün lisanslı bar atkısı.

Ve son olarak: Bu başlığın başrol oyuncusu Torpedo Moskova atkısı. O da tek kat. Torpedo Moskova, 1930 senesinde kurulan bir kulüp. 2009'da maddi sıkıntılar yüzünden profesyonel lisanslarını alamamışlar ve bu yüzden amatör ligde mücadele ediyorlar. Bünyelerinde kocaman, hüzünlü bir hikaye mevcut yani.

Kuruldukları tarihten bu yana 6 defa isimleri değişmiş. Son hali Torpedo Moskova. 1930'dan 1936 yılına kadar çeşitli sanayi kuruluşlarının adıyla ve amblemleri ile mücadele etmişler. 1936'da Torpedo ismini almışlar. İlk amblem eski bir futbolcularının önerisi ile "T" harfi olmuş ve 1936'da kabul edilmiş.( Yeşil bir T harfi ve arka fonda da kırmızı yarış arabası ile sarı bisiklet dişlisinin olduğu bir fon ) Kırmızı yarış arabası fabrikayı, T de kulüp ismini simgeliyor. Torpedo da o dönemlerde hızlı bir yarış otosuymuş.

Sovyetler zamanında kulüp, toplumun mühim bir parçası olmuş ve o dönem bayrakları maviymiş. Siyah-Beyaz dışında uzunca bir dönem ikinci tercihleri mavi olmuş. Birçok müsabakaya siyah şort-beyaz forma ile çıkmışlar.

1996 senesine kadar kulüp logosu çeşitli hallere bürünmüş. 96'da da takımın sahibi değişmiş. Ve ismi de Torpedo Luzhniki olmuş. Arma da fotoğraftki atkıda bulunduğu şekle bürünmüş. 1998 senesinde kulüp, şu an ki ismini almış. Arma tekrar değişmiş. İlk armadaki dişliye torpido eklenmiş, T harfi muhafaza edilerek. Muhakkak örnekleri vardır; lakin bu kadar sık logo, isim değişikliğine giden kulübe ilk defa rastlıyorum. Takip etmekte zorlandım. Umarım karıştırmamışımdır.

Bu sefer video yok. Onun yerine tebessüm ettiren kareler var. Şeref Bey'e münferit gelen Torpedo taraftarları.




Bu fotoğrafın nerede çekildiğine dair bir fikrim yok. Tek bilgi Türkiye'de çekilmiş olduğu.

16 Şubat 2012 Perşembe

Paok-Gate 4 Atkıları





Bloga atkıları ekledikçe, günden güne değişti buraya dair aklımda fikir. İlk zamanlar atkı fotoğrafları ile birlikte 1-2 satırdı. Sonrasında bildiğimiz birkaç detay, okuduğumuz yeni bir bilgi ya da anıya dönüştü. Bu halinden de gayet mutluyum şu an için.

Şöyle bir baktım: Paok atkıları için pek bir şey yazmamışım. Paok'u severim ben. Kuruluşunda Beşiktaşlı Rumlar'ın olması da etkendir bunda. Bizim tribünün tamamı demeyelim ama ciddi bir kısmı da Paok'u seviyor. Onlardaki duruma hakim değilim. Fakat maçlarında sık sık Beşiktaş atkıları görmek mümkün.

İlk fotoğraftaki atkılar Paok'un en büyük ve ciddi tribün grubu Gate 4'e ait. Her ikisi de tek kat. İlk atkı daha önce elden çıkmıştı. Geri geldi, yanında bir başka tonda kardeşini de getirdi güzel de oldu. Gate 4, Partizan'ın Grobari grubu ile yakın ilişkiler içerisinde. Yunanistan'da da Ofi ile benzer bir yakınlıkları varmış, yeni öğrendim. 1976 senesinde kurulmuş bir oluşum. O yıllardan bu yana etkin güç diye adlandırabileceğimiz bir yapıya sahip.

Yakın tarihte Fb maçı için yaptıkları deplasmanda da tribünde sergiledikleri performansa şahit olduk. Etkileyici bir görüntü ortaya koydukları kesin. Tribünün tamamının organize şekilde hareket etmesi, deplasmanlara giderken belli bir yaş grubu ile yola çıkmaları takdir edilesi özellikler.

Diğer atkı, "işte atkı budur" kategorisinden. Benim en sevdiğim model olan "bar" atkı. Siyah-Beyaz çubuklu ve kulüp arması. Lisanslı ürün. Arma demişken Paok'unkinden söz edelim biraz. İstanbul'dan zorunlu şekilde göç eden Rumlar'ın kurduğu kulübün ilk arması dört yapraklı yonca ve at nalıymış. Paok'un her bir harfi yapraklar üzerindeymiş. 1929'da ise mevcut halini almış arma: Çift başlı kartal. Bizans İmparatorluğu'nun da simgesi olan bu armadan tek farkları, kartalların kanatlarının kapalı oluşudur. Zorunlu olarak yaptıkları göç için tuttukları yası simgeliyormuş.

Atkılar hakkında yazdıkça arma hikayeleri de ilgimi çekmeye başladı. Bundan sonraki atkılarda da bulabildiklerimi paylaşmaya dikkat edeceğim. Sizlerin de eklemek istedikleri olursa zevkle kabulümdür.









21 Ocak 2012 Cumartesi

Vitória de Guimarães ve Boavista Atkıları


Portekizgillerden iki atkı. Vitória de Guimarães ve Boavista.

Boavista atkısı tek kat. Vitoria ise koleksiyonun kalite bakımından en vasat atkılarından biri. Bildiğimiz düz, beyaz kumaşın yanlardan dikilip, atkı yapıldığını düşünün. Oldukça özensiz malzeme kullanılmış. Atkı üzerindeki görüntü, bu vasatlığı biraz sindirebilir hale getiriyor.

Vitória de Guimarães... Guimaraes, Portekiz'in doğum yeri olarak kabul edilen şehir. İlk Portekiz kralı da burada doğmuş. Kulübün arma ve renk hikayesi başka güzel. İlk armayı takım kaptanı Mario Cardoso çizmiş. Kral Afonso Henriques'in heykelinden esinlenilerek tasarlanmış. Siyah ve Beyaz renkler seçilerek, ırk ya da sosyal statü ayrımcılığı yapmadan herkes kulübe kabul edilmelidir demişler. Siyah Afrika ve Beyaz Avrupa.

Vitoria, çok farklı kesimlerden taraftar grubuna sahip. Renklerin hikayesini öğrenince buna şaşırmıyoruz elbette. İki tane taraftar grupları var Insane Guys ve White Angels. WA'nın sloganı: Somos únicos (benzersiziz)

Ve Boavista... Sembolleri panter olan kulübün başlangıçta renkleri sadece siyahmış. 1920'lerde şortu beyaz yaparak, ikinci rengi bünyelerine almışlar. Sonra bir ara kırmızı, beyaz, mavi çizgili bir forma yapmışlar. (O nasıl çirkin bir şeyse artık) Taraftarlar da bu durumdan hoşnut kalmamış ve değiştirmişler. (Ellerine sağlık) Daha sonra yöneticiler Fransa'ya gitmişler, orada Siyah-Beyaz kareli motifi kullanan bir takım dikkatlarini çekmiş. Ve onu uyarlamaya karar vermişler. İşin ilginci Fransa gezisinden daha önce Fransa renkleri kullanılmış, ziyaretten sonra Siyah-Beyaz:)) Aklın yolu bir elbette.

Boavista ve taraftar grupları ile ilgili detaylar aradım, ne yazık ki bulamadım. Bu başlığın gözdesi Guimaraaes oldu benim için.

Bir gün Portekiz'e gidersem, Guimaraaes maçı izlemek isterim. Renk hikayelerine hayran kaldım çünkü.



11 Ocak 2012 Çarşamba

Drughi, Area Bianconera, Viking ve İrriducibili Atkıları




Daha önce Juventus tribün grupları hakkında birkaç kelam etmiştim şurada. Öyle büyük, kimsenin bilmediği şeyler değil elbette. Lakin konuyla ilgilenenler için de hoş detaylar, en azından benim için.

Juventus grup atkılarını da bir başka seviyorum. Çok özenliler, bugüne kadar beğenmediğim olmadı içlerinde. Çok şık ve tribün grubuna yakışık şekilde atkılar.

Atkıların 3’ü tek kat, biri çift kat yün.

Area Bianconera atkısı tek kat. Kuruluşlarında yer alan pembe rengini atkıda da kullanmışlar. Grup, 80’li yılların başlarında kurulan üç gruptan bir tanesi. (Gioventù Bianconera, Area Bianconera, Indians)

Drughi atkısı tek kat. Harika logoları atkının her iki yanında. Altta da küçük puntolarla “ Le Leggenda Del Calcio Siamo Noi ” (Futbol efsanesiyiz) yazıyor.

Drughi’nin hikayesi muazzam. Meraklısı ön bilgi için ilk yazıya bakabilir. 1988 – 1996 yılları arasında yaklaşık 10 bin üyeye sahiplermiş. 1993’de Drughi’nin bazı üyeleri ve Fighters’ın eski üyeleri yeni bir grup kurma kararı almışlar ve 4 yıl boyunca tribünde etkin olabilmek için Drughi ile çatışmışlar. Sonrasında Drughi, Fighters’ın pankartının asılmasına razı gelmiş. 1997 senesinde de diğer gruplarla birlikte Black and White Fighters Gruppo Storico 1977 adı altında toplanmaya karar vermişler.

Irriducibili atkısı çit kat ve yün. Curva Nord ibaresi var üstünde. Ayrıca Curva Pericolosa (tehlikeli tribün) yazıyor. Arkasında da La Juve Siamo Noi (Biz Juveyiz) yazısı var. 1990 yılında Torino’nun semti Vallette’nin oluşturduğu bir grup var. Irriducibili Vallette. Curva Nord’da konuşlanıyorlar. Başlangıçta iyi şekilde organize olmuşlar ve 98 senesinde Curva Nord liderliğini Viking’ten almışlar. Fakat sonrasında birçok sorun yaşayan Irriducibili, varlığını bu derece güçlü sürdürememiş.

Viking atkısı tek kat. Sadece grup adı yazıyor üstünde. Viking, Nucleo Armato Bianconero ile birlikte 80’lerin başında kurulan gerçek 2 ultras grubundan biri. Stat içinde ve dışında yaptıkları ile herkes tarafından saygı görüyorlar ve Juventus grupları içerisinde gerçek holiganlar olarak adlandırılıyorlar. Bunun sebebi de diğer takım taraftarları ile karşı karşıya gelmekten çekinmiyor oluşları. Mazileri eskiye dayanıyor ve isimlerinin bir ağırlığı var. Milan’ın en ünlü taraftar grubu FDL’nin kendilerini feshetmelerine sebep olan ekip de Vikingler ayrıca.

Bu atkılara kardeş geldi. Ancak henüz fotoğraflarını çekmediğim için ekleyemiyorum. Onlar da kısa süre içerisinde yayınlanacaklar.


Birkaç tane de ilgili video:





19 Aralık 2011 Pazartesi

Rapid Wien - Beşiktaş Maç Atkısı (30/09/2010)


Beşiktaş maç atkılarından aynen devam. Maç atkılarını aynı anda yayınlamaktansa, böyle tek tek yayınlamayı tercih ediyorum. Bu atkıları ayrı seviyorum. Ve son dönemde bulmaktan ümidi kestiğim birçok atkıyı elde ettim. (Maç atkıları ile ilgili) İlk elime geçtikleri dönem, sürekli yerlerinden çıkarıp, baktım:)

Geçen senenin atkılarından bu sefer ki. Deplasmandaki Rapid Wien maçı. Atkı tek kat, dokuması gayet güzel. Stat ve maç tarihi üzerinde. Aynı atkının yazlık olanından vardı, şimdi tek katı da eklendi.

Bir de biz alışkanlık edinsek şu atkılardan çıkarmayı çok güzel olacak. Yuvada, özensiz yapılmış o kadar çok ürün var ki. Onları görünce bu atkılardan yapılmamasını anlayamıyorum. Binlerce basılsın diye bir kural da yok. O maç öncesinde satmak için belli adetlerde yapılabilir. Birçok kulüp, sonrasında maç atkılarını kendi resmi satış sitelerinden satmaya devam ediyor. Şeref Bey'de birçok güzel maça imza attık. Gel gelelim, anısı için bir atkı yok. Bu konuda şikayetlerim bitmez.

Atkı yakın tarih olunca, o maça dair görüntüler hala taze zihinlerde de. Bizim için bahar dönemiydi. Guti ve Q7'li kadro, başımızda Dayı Schuster. Mağlup duruma düşmemize rağmen elde edilen galibiyet. Rakibimizi golünü de şu an bizde oynayan Veli Kavlak atmıştı. Bu maçta aşırı sert oyunuyla Yasin Pehlivan'ı kara listeme almıştım. Velhasıl güzeldi...



Golden sonra atkı şov

15 Aralık 2011 Perşembe

Stoke City - Beşiktaş Maç Atkısı




Dün akşamdan sonra tabiki de bu atkı eklenir.

Bir alttaki yazıda Manchester atkısından bahsederken, Emre'den söz etmiştim. Sana bir sürpriz yapacağım demişti. Ve hiç beklemediğim anda hakikaten büyük bir sürpriz yaptı. Sormuştu bana Stoke atkın var mı diye. Ben de Ebay'de başıma gelenden söz etmiştim. Onu yazının devamında anlatacağım. Emre de atkıdan kendisinde olduğunu, bir arkadaşına söz verdiğini ve ama bana yollayacağını söyledi. Ben de arkadaşın kulaklarımı çınlatmasın, atkıyı arkadaşına yolla demiştim.

Bir süre sonra kargonuz var diye arandım, haberim de yoktu hiç. Kimden acaba derken yola koyuldum. Emre'nin soyadını bilmiyordum. Twitter hesabında yazıyor ama aklımda kalmamış açıkcası. Kim bu, ne var bunun içinde diye düşünürken, paketi açmamla yaşadığım şoku ve mutluluğu tarif etmem zor.

Stoke City'nin ambleminin olduğu bir poşet içerisinde Stoke City - Beşiktaş maç atkısı. Elim, ayağıma karıştı, çok şaşırdım. Bana attığı mesajdan anladığım kadarıyla arkadaşına da başka bir atkı yollamış. Bu da içimi rahatlattı.

Emre'ye bir kez de buradan teşekkür ediyorum. Hiç yüzyüze gelmemişken, sohbetimiz sadece net ortamında iken yaptığı bu jesti unutmam mümkün değil. Ada Kartalı'na anlattığımda durumu güzel özetledi aslında: "Beşiktaşlı işte!"

Atkı, bir önceki maç atkısının aynısı. İngilizler, taviz vermiyor arkadaş:)

Diğer atkı ise benim hatam aslında. Maç atkısı diye aldım, İngiliz'in korsanına denk geldim:) Gerçi şikayetim yok. Kalite olarak oldukça iyi. O da bir başka model olarak kalacak koleksiyonda.

Bu başlığa eklenecek videonun başka bir şey olmasına imkan yok (Görüntü ters, idare ediverin, bulamadım başka:)