Maç Hatırası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Maç Hatırası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ocak 2014 Salı

Beleştepe, Antifa, Gündoğdu, ManU-Beşiktaş, çArşı, 90'lardan Kalma Beşiktaş Atkıları

Eylül'den beri bir şey eklememişim. Atkıların sayısı arttıkça ve buraya eklemedikçe vicdanen büyük rahatsızlık duyuyorum. Tekrar nasıl düzene oturtacağım hakkında da bir fikrim yok aslında. Uzatmadan atkılara geçeyim.

İlk sıradaki Beleştepe atkısı tek kat. Yaşama sokaklardan ve tribünden müdahale ederiz diyen ve kendisi gibi düşünen Beşiktaşlılar ile güzel işler yapanların oluşturduğu bir grup. Şuradan da manifestoları okunabilir: Beleştepe manifesto. Atkıyı temin etmemde yardımcı olan Ufuk'a tekrar teşekkür ederim.

Antifa, bilindiği gibi evrensel bir tabir. Özellikle Avrupa tribünlerinde bu yaklaşımda olan gruplar, konuyla ilgili pankartları tribünlerinden eksik etmiyorlar. Bizim tribün de benzer yaklaşım ile ilgili çeşitli pankartları bünyesinde barındırmıştır. Antifa tabiri ise ilk kez kullanıldı diye anımsıyorum. Gayet de güzel oldu. İlk pankart, bez  üstüne spreyle yapılmıştı. Güzel de bir hikayesi var. Pankartı içeri sokarken, pankartı kontrol eden polis "Antifa ne demek" diye sormuş. "Antalya İşletme Fakultesi'nin kısaltması" demiş arkadaşlar da. Kartal zekalarına kurban:) Daha sonrasında da atkıları yaptırdılar. Atkıdan elde ettikleri gelir ile de güzel bir pankart yaptılar. Ellerine, kollarına, zekalarına sağlık.


çArşı Berlin'le özdeşleşen Gündoğdu pankartının atkıya dönüşmesi. Gündoğdu pankartı, benim nazarımda en iyi el yapımı pankartlardan biri. Uzun süredir de çArşı Berlin'le nice km'ler yaptı. Haklarını vermek gerek, Avrupa'daki en iyi Beşiktaş oluşumu diyebiliriz. Atkı da pankartın aynısı zaten. En alttaki foto da aynı atkının siyah zeminlisi mevcut. 

çArşı atkısı, çift kat, yün atkılardan. Eski usül, artık pek rağbet görmeyen model. Daha önce de söylemişimdir. Hala bu modelleri çok seviyorum.
2. fotodaki Manu-Beşiktaş atkısı orijinal değil. Orijinalini büyük uğraşlar sonunda edinmiştim. Onun da hikayesi şurada: Beşiktaş - ManU maç atkısı. Nette gezerken denk gelmiştim fotodaki atkıya. İngiltere'nin çakma atkılarından:)

Alt sıradaki Beşiktaş atkısı ise kıymet olarak çok özel. Çok yakın arkadaşım Cihan'ın hediyesi. Onu bu kadar kıymetli yapan bir diğer detay, atkının 97-98 sezonunda alınmış olması. 16 sene olmuş. Umarım koleksiyon hiçbir zaman bozulmaz ve en eskiler kategorisinde yerini her daim korur. Sağol canım kardeşim.

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Rosenborg-Schalke Maç Hatırası ve Rosenborg Atkıları



Rosenborg'u sevebilirdim; geçmişte tatsız bir hikaye barındırmasaydı. Çocukluğumun en trajik maçlarından biri. Şu yaşa geldim, hala aklıma geldiğinde, düşündüğümde rahatsız oluyorum.

Deplasmanda alınan 3-0'lık mağlubiyet sonrası dezavantajlı skora rağmen, rövanş gününe kadar tek bir dakika bile olumsuz düşünmemiştim. Düşünmemişti kimse. Herkes çok emindi, geçecektik biz bu turu.

Maçın hemen başlarında Kuntz ile öne geçmiştik. O zamandan belli işte, Alman kumaşı uyuyor bize. Sonrasında yüklenmeye devam etmiştik. Johnsen'in vuruşunda içeriden çevirilen golümüzü, çizgiyi geçmediği gerekçesiyle vermemişti Fransız hakem. Akabinde Norveçliler golü bulmuş, bizi hüznün dibine itmişti. Sonrasında ne kadar abluka altına alsak da, arzuladığımız dakikalarda gol gelmemişti. Maçın sonlarına doğru Kuntz ve Şifo Mehmet ile golleri bulmuştuk; ama yetmemişti. Ayrıca skor 1-1 iken, ceza sahası içerisinde elle oynanan bir pozisyona da devam çalmıştı hakem. Şu an bile içimi yakıyor düşündükçe.

Bizim kuşağın en kahrolduğu maçların başında geliyor Rosenborg. Çocukluğumuzun derin izlerinden. Benim yaş grubumun büyük bir kısmı, uzunca bir dönem Avrupa maçlarında Rosenborg ile eşleşmek istedi. Hala gönlümüzün bir yerinde soğuk bir intikam saklı:)

FourFourTwo, geçtiğimiz ay Ronny Johnsen ile kısa bir röportaj yapmıştı. O maça dair şunları söylemiş: "İkinci yarıda benim bir vuruşumda top çizgiyi geçmişti; ama hakem golü vermedi. Topu çıkaran da çok yakın arkadaşım Eric Hoftun'du. Maçtan sonra yanıma gelip, gülerek "Dostum, top çizgiyi gerçekten de geçmişti; ama bunu hakeme söyleyemezdim" demişti. " Herif, bir de pişkin pişkin gülerek söylemiş bunu. Videoda da paso sırıtıyor zaten.


Atkıların 2.sıradaki hariç tamamı çift kat. İlk sıradaki klasik bar atkı. 2. sıradaki tek kat. 3. sıradaki atkı çift kat ve yün "Stolt Fortid Stor Fremtid" yazıyor. Gururlu geçmiş, harika gelecek gibi bir anlamı var. Sen, onu gel benim külahıma anlat diyorum ben de:) Alttaki atkı da 2007'de şampiyonlar liginde Schalke ile karşılaştıkları maçlara istinaden maç atkısı. İçerde 0-2, dışarıda 3-1 mağlup oldu bu maçlarda Rosenborg.

Kim koyarsa, koysun. Rosenborg'a koyandan Kartal razı olsun.

19 Aralık 2011 Pazartesi

Rapid Wien - Beşiktaş Maç Atkısı (30/09/2010)


Beşiktaş maç atkılarından aynen devam. Maç atkılarını aynı anda yayınlamaktansa, böyle tek tek yayınlamayı tercih ediyorum. Bu atkıları ayrı seviyorum. Ve son dönemde bulmaktan ümidi kestiğim birçok atkıyı elde ettim. (Maç atkıları ile ilgili) İlk elime geçtikleri dönem, sürekli yerlerinden çıkarıp, baktım:)

Geçen senenin atkılarından bu sefer ki. Deplasmandaki Rapid Wien maçı. Atkı tek kat, dokuması gayet güzel. Stat ve maç tarihi üzerinde. Aynı atkının yazlık olanından vardı, şimdi tek katı da eklendi.

Bir de biz alışkanlık edinsek şu atkılardan çıkarmayı çok güzel olacak. Yuvada, özensiz yapılmış o kadar çok ürün var ki. Onları görünce bu atkılardan yapılmamasını anlayamıyorum. Binlerce basılsın diye bir kural da yok. O maç öncesinde satmak için belli adetlerde yapılabilir. Birçok kulüp, sonrasında maç atkılarını kendi resmi satış sitelerinden satmaya devam ediyor. Şeref Bey'de birçok güzel maça imza attık. Gel gelelim, anısı için bir atkı yok. Bu konuda şikayetlerim bitmez.

Atkı yakın tarih olunca, o maça dair görüntüler hala taze zihinlerde de. Bizim için bahar dönemiydi. Guti ve Q7'li kadro, başımızda Dayı Schuster. Mağlup duruma düşmemize rağmen elde edilen galibiyet. Rakibimizi golünü de şu an bizde oynayan Veli Kavlak atmıştı. Bu maçta aşırı sert oyunuyla Yasin Pehlivan'ı kara listeme almıştım. Velhasıl güzeldi...



Golden sonra atkı şov

15 Aralık 2011 Perşembe

Stoke City - Beşiktaş Maç Atkısı




Dün akşamdan sonra tabiki de bu atkı eklenir.

Bir alttaki yazıda Manchester atkısından bahsederken, Emre'den söz etmiştim. Sana bir sürpriz yapacağım demişti. Ve hiç beklemediğim anda hakikaten büyük bir sürpriz yaptı. Sormuştu bana Stoke atkın var mı diye. Ben de Ebay'de başıma gelenden söz etmiştim. Onu yazının devamında anlatacağım. Emre de atkıdan kendisinde olduğunu, bir arkadaşına söz verdiğini ve ama bana yollayacağını söyledi. Ben de arkadaşın kulaklarımı çınlatmasın, atkıyı arkadaşına yolla demiştim.

Bir süre sonra kargonuz var diye arandım, haberim de yoktu hiç. Kimden acaba derken yola koyuldum. Emre'nin soyadını bilmiyordum. Twitter hesabında yazıyor ama aklımda kalmamış açıkcası. Kim bu, ne var bunun içinde diye düşünürken, paketi açmamla yaşadığım şoku ve mutluluğu tarif etmem zor.

Stoke City'nin ambleminin olduğu bir poşet içerisinde Stoke City - Beşiktaş maç atkısı. Elim, ayağıma karıştı, çok şaşırdım. Bana attığı mesajdan anladığım kadarıyla arkadaşına da başka bir atkı yollamış. Bu da içimi rahatlattı.

Emre'ye bir kez de buradan teşekkür ediyorum. Hiç yüzyüze gelmemişken, sohbetimiz sadece net ortamında iken yaptığı bu jesti unutmam mümkün değil. Ada Kartalı'na anlattığımda durumu güzel özetledi aslında: "Beşiktaşlı işte!"

Atkı, bir önceki maç atkısının aynısı. İngilizler, taviz vermiyor arkadaş:)

Diğer atkı ise benim hatam aslında. Maç atkısı diye aldım, İngiliz'in korsanına denk geldim:) Gerçi şikayetim yok. Kalite olarak oldukça iyi. O da bir başka model olarak kalacak koleksiyonda.

Bu başlığa eklenecek videonun başka bir şey olmasına imkan yok (Görüntü ters, idare ediverin, bulamadım başka:)


12 Aralık 2011 Pazartesi

Beşiktaş - Manchester United Maç Atkısı




Nihayet, nihayet, nihayet!

Koleksiyonda bulunması daha zor olan atkılar varken, nedense bu atkıya kafayı takmıştım. Bugüne kadar hiçbir atkı için "benim olmalı" hırsına bürünmedim. Ve bu sayede oldukça güzel atkılar edindim. Bir tek bu atkıya kafayı takmıştım. Her hangi bir özel sebebi yok. Maç atkılarını seviyor olmam ve bunun bir İngiliz atkısı olması etken tabi.

Çok uzun süre aradım, bir türlü karşıma çıkmadı. Ada Kartalı, araştırdı, sordurdu defalarca sonuç alamadı. Heralde bulamayacağız derken, twitter aracılığı ile sohbet ettiğim Emre, "bende var, yollarım sana" dedi. Bu dialogu yaşadığımızda mevsim yazdı:) Haliyle kışlıkların arasından bulması gerekiyordu. Gel zaman, git zaman derken bir süre önce Ebay'de atkının satışa çıkarıldığını gördüm. Açık arttırma usulü ile satışa konulmuştu. Hemen takibe aldım. Ada Kartalı ve Kıvanç haberdar edildi. Olası bir unutma ihtimaline karşı hatırlatmaları için.

Atkının satışının sonlanacağı güne gelindiğinde çok heyecanlıydım. Benden başka kim ister ki diyordum. Açık arttırmanın bitmesine 1 dakika kala teklifi verdim. Meğer benim gibi pusuda biri daha bekliyormuş. Karşılıklı tekliflerle bitirdik dakikayı. Kafamda vereceğim miktarın üstüne çıkmama rağmen kaybettim. Son saniyede diğer kişi aldı atkıyı. İnanılmaz üzüldüğümü söylemeliyim:) Şansıma methiyeler düzerken, atkının satış fotosu dikkatimi çekti bir anda. O ana kadar heyecandan farketmemişim. Fotoğrafta 2 atkı vardı. Hemen satıcıya mesaj attım. "Elinizde 1 adet daha varsa almak istiyorum." diye. Olumlu yanıt verince, devreye Ada Kartalı girdi ve işi bitirdi. Tam anlamıyla bir mutlu son oldu.

Emre'ye de haber verdim, atkıyı bulduğuma dair. O da mahcup oldu, yollayamadığı için. Hiç sorun değildi benim için. İlgisi ve samimiyeti yeterliydi çünkü. Bazen yaşamlarımızda öyle şeyler oluyor, öyle bir tempo ile yaşıyoruz ki unutuyoruz kimi şeyleri. Emre de sonrasında bambaşka bir güzellik yaptı. Onun da ne olduğu bir sonraki yazıda.

Atkıdan söz etmek gerekirse, klasik çift kat, yün atkı. Manchester United, maç atkıları konusunda taviz vermiyor. Hep benzer şekilde çıkarıyor. Bu da takdir ettiğim bir detay. Atkının bir tarafında kulüp isimleri, bir tarafında stat isimleri ve maç tarihleri yazıyor. Hayal ediyorum da keşke Şeref Bey yazabilseydi orada.

İçerde, onlar bizi 1-0 yendi, dışarıda biz. İçerdeki mağlubiyeti de hiç haketmemiştik açıkcası. Ferdinand ve Sir Ferguson'un övgü dolu sözleri tesellisi oldu.

İlk video içerdeki maçtan:



İkinci video ve tabiki de Tello... Bu videoda görülmüyor; ancak topun filelerle buluştuğu anın 19:03 olması da başka bir güzellikti.

1 Eylül 2011 Perşembe

Beşiktaş-İbb Kupa Finali-Ümraniye-Çok Sakat Var Atkıları

Farkettim ki bir süredir yabancı atkı ekliyorum. Beşiktaşıma haksızlık olmasın.

Beşiktaş-İbb kupa finali atkısı. Maça gidemeyeceğim kesinleşince maça giden arkadaşlarımdan rica etmiştim, hanginiz görürse alsın lütfen diye. Sağolsun Cem aldı. Gerçi atkı bana tam 2 ay sonra geldi :) Gerçi son birkaç aydır yaşanan leş gibi muhabbetler yüzünden, bu atkıyı görmek ağır geliyor bana, canımı acıtıyor.

Ümraniye atkısına da nette denk gelmiştim. Bir türlü irtibatı kuramadığım gibi İstanbul dışına kargo yapıp, yapmadıklarını da öğrenemedim. Cem, orada da devreye girdi. Bu vesile ile atkıyı edinmiş olduk. Bu atkının kargosu çok kısa sürdü, hakkını yemeyeyim:)

Çok sakat var bizde... Asi Ruh'un efsane karelerinden birindeki meşhur cümle, defalarca dile getirilen. Altına da "Ligi koyalım, ligi" yazmışlar, daha güzel olmuş. Atkı, sağdaki garip suratlı, çocuk ifadeli insan modeli olmasaymış daha güzel olurmuş. Hele o elindeki samuray kılıcı mı, döner bıçağı mı nedir muamma. Ayrıca fazla yersiz. Her neyse yine de malum esprisi yüzünden güzel atkı.


16 Mayıs 2011 Pazartesi

Karışık Beşiktaş Atkıları






Fotoğrafları çekilen atkılar birikti, fotoğrafları çekilmeyip köşede bekleyen atkılar birikti. Annem, atkılara yer ayarlamaktan bitap düştü. İyi dayanıyor bence, hakkını vermem lazım:) Fotosunu çektiğim Beşiktaş atkılarından bir karma. Sırayla gidelim:

Bernd Schuster...

Bir akşam harika bir sohbet sonrasında fikir olarak çıktı. Schusterciler olarak (Fiko, Murat, Fulden, Zeynep)sohbetin dibine vurmuşken, atkı yaptıralım fikri öylesine ortaya çıktı. Sonrasında iş ciddiye bindi. Tamam, yaptırıyoruz dedik, durumu netleştirdik, her şeyi tamam haline getirdik. (evet, 1 gecede) Asıl sürpriz ertesi gün oldu: Schuster istifa etti. İhale üzerimize kaldı tabi:) Gerçi sonrasında YD atkısı yapmayı teklif ettim, eğer formül doğruysa bir geceye bakar YD'yi indirmek.

Tasarımı Fiko yaptı. Yazlık atkı, her iki tarafta da farklı model var. İddia ediyorum Kartal Yuvası henüz böyle kaliteli atkı yapmadı. Görün şu çocuğu:)

Kral Kartal...

Bundan epey bir zaman önce, henüz atkı koleksiyonuna merak salmamışken görmüştüm bu atkıyı. O zamanlar her köşede bir atkı yoktu. Çok azdı atkı çeşitleri. Hoşuma gitmişti, almak istemiştim. Ancak o zamanın parasıyla fazla bir miktar istenmişti ve vazgeçmiştim. Seneler sonra atkı Duru'nun hediyesi olarak geldi. Güzel de sürpriz oldu.

Rapid Wien-Beşiktaş...

Sevdiğim kategoriden. Bu seneki deplasman maçımızın atkısı. Kimsede görmediğim gibi, hayalini bile kurmamıştım. Çağatay'ın sürprizi olarak elime ulaştı. Çok fazla sevindiğimi ve şaşırdığımı söylemeliyim. Atkıyı maç sırasından bile hatırlamıyorum. Ailesi Viyana'ya tatile gitmiş ve gelirken 2 adet getirmişler. Sağolsun birini bana verdi.

Beşiktaş ve Dişi Kartallar...

Her ikisi de lisanslı atkı. Beşiktaş'ı nerede, ne zaman aldım anımsamıyorum, uzun zamandır elimde. Dişi Kartallar'ı da Ulaş yollamıştı bir paketle beraber.

Baü çArşı - çArşı İzmir...

Şehir atkılarından. İzmir'in siyahından mevcuttu, beyazı da eklenmiş oldu.

Lord of Beşiktaş...

Köşesinde bir parça Siyah-Beyaz var diye aldığım R.Madrid atkısı vardı. Sevgili Cem de Madrid hayranı. Onunla takas yaptık. 2 taraf da mutlu ayrıldı:)

Desteklerini esirgemeyen arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim.

1 Ocak 2011 Cumartesi

Beşiktaş - Maç Hatırası Atkıları




Kartal Yuvası'nı atkıyla ilgili en çok eleştirdiğim konu: Maç atkısı satışa sunmamaları. Avrupa'daki birçok kulüp bunu yapıyor. Çok da güzel oluyorlar, "maç hatırası" adı altında uzun yıllar saklanabilecek türden atkılar. Deplasmanda oynadığımız maçlarda, tribünümüzü gösterdiği zaman büyük çoğunlukta bu hatıra atkılardan var.


Bizim kulübün yapmama sebebi riskmiş. Satılmama riski. Ya elde kalırsa mantığı ile hareket ediyorlarmış. Bu mantıkla endişe edenlere sormak isterim, birbirinden rezil dizaynlarla çıkarmış olduğunuz tshirtlerin, sweatshirtlerin endişesini taşımıyor musunuz? Bu kadar güzel iki renkten, nasıl olur da bu kadar kötü işler çıkarabildiğinizi merak ediyorum.


Maç atkılarından binlerce çıkarılması gibi bir istek yok ki. Mesela sembolik olarak 1903 adet çıkartılır. O 1903 atkının elde kalmayacağından eminim. İçerde oynadığımız Liverpool maçının bir hatıra atkısı olsa kötü mü olurdu? Avrupa Ligi'nde ilk defa bir üst tura çıkmışken, maç atkıları da olsa mis olurdu.


İlk fotoğraftaki atkılar ne yazık ki orijinal değil. Çok kalitesiz ve özensizler zaten. Sırf yok dememek için koleksiyondalar. Bu maçları oynamıştık vaktiyle demek için.

Diğer fotodaki atkı ise orijinal. Fulham atkısını temin eden Ada Kartalı, burada da beni üzmedi:)

Not: ManU-Beşiktaş maç atkısını kendi dalgınlığım sonucu kaçırmıştım. Elinde olup, satmak isteyen olursa, iletişme geçerse bahtiyar olurum:)

24 Aralık 2010 Cuma

Juventus-Fulham Maç Atkısı




Fulham, geçen sene Uefa Kupası'nda güzel işler başardı, çokça kişiyi şaşırtarak. Çıkardıkları maç atkıları da harikagillerden. Alışılan maç atkılarından biraz farklı. Sadece kendi evlerindeki maçın tarihi değil, deplasmanda oynadıkları maçın tarihini de eklemişler. Ki güzel olmuş.
Atkı, orijinaldir. Kendi yuvasından gelmedir. Atkıyı, benim için dünyanın en güzel Beşiktaşlılar'ından olan Londra Kartalı temin etti. Bu yüzden yeri bir başkadır.

12 Aralık 2010 Pazar

Juventus Atkıları








Paok'tan sonra en çok atkısı olan bir diğer yabancı kulüp Juventus. Tek kat, çift kat-yün ve yazlık atkılardan oluşuyor. Fazla rastlanmayanlar olarak 3 atkı var. En azından ben görmedim.
3. fotodaki Juventus yazan atkı. Bir diğer tarafı hemen altındaki karede. Çift kat ve yün. Ancak bizim çift katlardan çok çok daha fazla kalın. Bildiğimiz battaniyeyi atkı yapmışlar resmen. Aldıkları kupaları, yılları ile koymuşlar, görsel olarak.
Juventus-Omonoia, 99 Uefa Kupası'ndan hatıra maç atkısı. Tesadüf ki, Gs'nin kupayı kazandığı sene.
Blogu açtığım zaman 129 tanesi Siyah-Beyaz, 17 tanesi koleksiyon harici atkı vardı. Bugün itibariyle toplam rakam 160'a ulaştı. 141 Siyah-Beyaz, 19 koleksiyon harici.