Aslında kolay ulaşmam gerekirken, zor ulaştığım atkı grubu şehir atkıları. İletişime geçiyorum ya yanıt bile verilmiyor ya da tamam denilip ilgilenilmiyor. Eş, dost sayesinde edinmeye çalışıyorum.
İlk fotodaki atkıların ikinci sırasındaki hariç diğerleri tek kat. Çanakkale Kartalları atkılarını sevgili Recep Okyay hediye etti. Tekrar teşekkür ederim. İlki tek kat, diğeri yün, çift kat. Trakya Kartalları'nın bir başka versiyonu vardı, bu da ikincisi oldu. Düzce Kartalları da klasik tek kat modellerinden.
Beşiktaşlı üniversite oluşumlarının ikisi: Uludağ ve Sakarya. Uludağ'ın atkısını çok beğendim. Abartılı tasarımdan uzak, damalı görüntü de çok yakışmış. SAÜBJK, koleksiyonun en ilginç atkısı sanırım. Atkının bir katı yün, diğer tarafı polar. Ayrıntılı fotoğraflarda görülebilir. Ve boğaza kolaylıkla sarmak için bir kesit yapmışlar. Epey ilginç.
Atkıların sayısı arttıkça ve ben buraya bir şey eklemedikçe mahcubiyetim artıyor. Sadece atkı fotoğraflarını ekliyor olsaydım elbette daha kolay olurdu. Ama blogun bu halinden de çok memnunum. Ekle artık diyen arkadaşlar kusura bakmasın. Umarım devamı gelir:) Bu sefer geniş bilgi yerine, kısaca kulüplerden bahsedeceğim. Pek aşina olduğumuz takımlar değil çünkü.
Fc Burgen, Almanya'da Kreisliga (bölgesel lig) takımlarından biri. Daha önce benzer kulüp atkıları eklemiştim. Genelde yerel sponsorlar ile desteklenen, temelde odaklandıkları nokta sadece "spor" olan kulüpler.
SSV Ulm de Alman kulüplerinden biri. Ne yalan söyleyim daha önceden bilmiyordum; lakin Almanya'nın en eski ve köklü kulüplerinden biriymiş. 1846 senesinde kurulmuşlar. Atkının üzerinde "Donaustadion You Will Never Walk Alone" yazıyor. Stadlarının ismiymiş Donaustadion.
Sk Ceskie Budejovice, 1905 yılında kurulmuş olan Çek kulübü. Tomas Sivok da formasını terletmiş, o yüzden atkının ayrı bir yeri oldu.
Orlando Pirates, bu grubun açık ara en güzel isimli atkısı. Güney Afrika kulübü 1937 senesinde kurulmuş. O zamanlar isimleri Orlando Soweto imiş. 1940 senesindeki "The Sea Hawk" filminden sonra kulübün adı Orlando Pirates olmuş. Kulübün kurucuları, altın madenlerinde çalışmak için kırsal kesimden göç eden işçilerin çocukları olmuş. Lakapları da Ezimnyama Ngenkani (The Black Ones)
Zwaluven, Hollanda'nın amatör küme ekiplerinden.
Odd Grenland, Norveç süper lig takımı. Norveç Kupası maç atkısı. (2002) Finalde, Valerenga ile karşılaşmışlar ve 1-0 kaybetmişler. Gün yüzü görmeyesin Valerenga:(
VUC, Hollanda'nın amatör kulüplerinden. Atkı da pek hayır yok ama penguenleri yüzü hürmetine burada.
2 aydır atkı eklememişim. Son sürat atkılar gelmeye devam etti. Kimi zaman yoğunluk, kimi zaman üşengeçlik, kimi zaman ne yazacağını bilememe ruh hali vs derken ihmal etmişim burayı. Çok da ayıp etmişim.
En son atkıları ekledikten sonra sıradakini Udinese olarak belirlemiştim. Hata etmişim. Ultras anlayışının etkin olduğu İtalya'da böyle tırt tribün:)
Udinese tribünlerini araştırırken, o kadar çok sıkıldım ve bunaldım ki sürekli erteledim. Dişe dokunur pek bir şey bulamadığım gibi an itibariyle sevimsiz bakıyorum kendilerine.
Udinese tribünleri, İtalya'da Ultras hareketinin ikinci kuşağı 80'lere denk geliyor. Udinese ultralarının başlangıç noktası ise: Al Tempio, Zebretta 1896, Baws 79, Babs 83 ve Brigata Ultras.
Halihazırda Udinese'nin ana tribün gruplarından olan Hooligans Teddy Boys 1980 senesinde kurulmuş. Udinese tribünlerinin ilk örgütlü grubu aynı zamanda. Sağcı bir anlayışa sahipler. Vicenza, Ravenna ve Salzburg tribünleri ile araları iyi.
İlk sembolleri, koyu güneş gözlüğü ve deri şapka takmış bir taraftar silueti olmuş. Zamanla isimleri Teddy Boys olarak kısaltılmış.
Atkılar da malzeme olarak koleksiyonun en kötüsü sayılabilir. İlk atkı güneşlik olarak kullanılan perdelerden hallice. İkincinin üzerindeki boya da o kadar vasat ki katlamaya korkuyorum atkıyı. Yapışır da açılmaz diye.
Bundan sonra Udinese ile ilişkim sadece atkısını beğenirsem almaktan ibaret olur:)
Siyah-Beyaz'ın yüzü suyu hürmetine de bir video ekleyelim
İlk fotoğraftaki atkıların hiçbiri lisanslı değil. Modelleri hoşuma gittiği için aldım. Tamamı tek kat. 2. fotoğraftaki ilk 2 atkı da her hangi bir gruba ait değil. Bir arkadaşım kendisi tasarlamıştı, ondan almıştım. Kartal Sözlük ise adından da anlaşılacağı gibi Beşiktaşlı sözlük oluşumunun güzel atkısı.
Kara Kartallar Beşiktaş atkısı Ada'dan geldi. Aynısından 1 adet daha var elimde. Ama bu grubun atkılarını çok fazla seviyorum. (90'lar) Çift kat ve yün.
Çarşı atkısı da A'nın değişmediği günlerden kalma. Eski çift kat atkıların gözdelerinden benim için. Diğer tarafında da Beşiktaş yazıyor.
Ara verince uzunca yazmak, toparlamak zor oluyor. Kısa zamanda hız kazanırım umarım:)
Heracles dışında, aşina olmadığımız kulüp atkılarında sıra bu sefer. Atkıların tamamı yün ve çift kat. Koleksiyonun güzel taraflarından biri, sadece istediğiniz, aradığınız atkıyı bulunca elde edilen hazla sınırlı değil. Dünya'nın bambaşka bir yerinde bilmediğiniz ya da varlığını bildiğiniz kulüp hakkında ilginç bilgilere ulaşmak çok keyif verici. Özellikle alt liglerde olan kulüplerle ilgili güzel detaylar çıkabiliyor. Bu atkı grubu da biraz öyle.
İlk sıradaki atkı EFC'58 Ermelo, adını kasabasından alan bir spor kulübü (Hollanda). Hakkındaki bilgiler Felemenkçe olunca zorlandım açıkcası. Ermelo'nun bünyesinde çeşitli yaş grupları var. Çocuklar, yetişkinler, hatta orta yaşlılar:) Her birinin ayrı futbol takımı var. Kadınların da 2 grubu var. Avrupa'daki bu tür kulüpleri çok takdir ediyorum. Spor kültürlerinin bizlerden fersah fersah gelişmiş olduğunun kanıtı. Çocuklar sadece bir kulübe gidip, ilgi alanlarındaki spor dalı ile çalışma halinde değiller. Tüm yaş grupları arasında bir iletişim var. Çeşitli organizasyonlar ile birliktelik halindeler. Ve spor harici konularda da bir şeyler yaparak, özellikle gelişme çağındaki çocukları olumlu manada motive ediyorlar.
Mesela Ermelo kulübü, otizmli gençler ve çocuklar için bir futbol eğitimi projesine el atmış. Pilot bir takım kurup, bunu önümüzdeki yıllara da yayma derdindeler. Yine bambaşka konuda ilginç bir uygulamaları var. Kulüp, kasaba halkından atık yağlarını istiyor. Kulüpte toplanan bu yağlar, anlaşmalı firmaya gönderiliyor. Firma, bunun karşılığında kulübe belli bir ücret ödüyor. Kasaba halkının kullanmış olduğu ve artık işine yaramayacağı atık yağ, hem geri dönüşüme gidiyor, hem de kulübe finansal destek oluyor.
İkinci sıradaki atkı: TSVV Merlijn. Tilburg'da okuyan üniversite öğrencilerinin futbol oynadığı bir dernek. Dernek sadece öğrencilere ve yeni mezun olmuş öğrencilere açık. Geçtiğimiz sezon, iki takımları Hollanda Amatör Ligi'nin 4 ve 5. gruplarında yer almış. Merlijn'de de aynı Ermelo'daki gibi kadın takımları var.
1968 yılında kurulan dernek, Merlijn ismini Kral Arthur efsanesinde yer alan ve kralı korumakla yükümlü olan büyücüden alıyor ve derneğin logosunu baykuş ve siyah-beyaz kalkan oluşturuyor.
Ruh amatör olunca, şampiyonluk böyle kutlanır.
Başlığın bilineni Heracles Almelo:) Hollanda 1. Ligi'nde mücadele eden takımın kuruluş yılı 1903. O yüzden saygılar, hürmetler. Kulüp, adını tanrıların kralı olan Zeus'un oğlu Heracles'ten almış ve ülkenin en eski futbol kulüplerinden biri. Ayrıca Hollanda'da ilk siyahi oyuncuyu oynatan kulüplermiş.
Tribünde etkin 2 grupları var: BiancoNero ve Hart voor Heracles (Heart for Heracles) Hem sonrasında tekrar bir Almelo atkısı gelir diye, hem de eldeki atkı grup atkısı olmadığı için Almelo hakkındaki bilgileri kısa geçiyorum.
Son atkı VV Maarssen. Ne yazık ki arzu ettiğim bilgileri bulamadım. Ermelo benzeri bir kulüp. Sponsor desteği ile hareket ediyor. 1927 yılında kurulmuş. Fakat şu videoyu izleyince sempati duymamak mümkün değil.
"Almanlıktan aldığım tadı hiçbir şeyden
alamadım." diyerek Beşiktaşlı Umut Sarıkaya'ya selamla girişi
yapalım.
Bu sefer ki atkıların tamamı kulüp atkısı.
Frankfurt harici hepsi çift kat ve yün atkılar. İlk iki sıradaki Werder Bremen
ve Borussia Mönchengladbach atkıları lisanslı. TD'den tanıdığım sevgili Süha
abi ( goekmavi), ricamı kırmayarak benim için
getirdi. Buradan tekrar teşekkür ederim kendisine. Werder atkısını beklerken,
arkadaşlarım "nasıl ya, ne alaka" diyorlardı. Görünce büyük bir kısmı
beğendi. Beğenilmeyecek gibi de değil bana kalırsa. Çok sade ve şık bir atkı.
2. fotoğraftaki atkı, ilk fotodaki You'll yazan atkının arkası. 3. sıradaki
atkıyı ne zaman, nasıl almıştım anımsamıyorum açıkçası. Son atkı Frankfurt ise,
benim için harika bir parça. Yün, fakat çift kat değil. Arkasının modeli için
şunu söyleyebilirim: Çevrilmiş bir yün kazağı hayal edin:) Bu modelin ne
zamanlar kullanıldığını düşününce, atkının yaşı en az 25 diyebiliyorum.
Başlığın özel ilgisi ise Eintracht Frankfurt’a.
Atkıların tamamı kulüp atkısı olduğu için bu sefer tribünler yerine kulüpten
bahsedelim. Armadan, renklerden vs.Frankfurt şehrinin 13. yy’dan bu yana arması
olan tek başlı kartal, kulüp armasıdır aynı zamanda. Siyah ve beyaz renkleri
kullanan takımın arması, 1980 yılına kadar yavaş yavaş değişti. 100. yıllarında
(1999) kulüp, daha geleneksel bir Kartal armasının kullanılmasına karar verdi.
2006’dan beri şehrin maskotu olacak olan Altın Kartal’da karar kılındı. Altın
Kartal, aynı zamanda Frankfurt’a yakın bir kasaba olan Hanau’daki hayvanat
bahçesinin en çok ilgi çeken ve sevilen ziyaretçisiymiş.
Kurucu
kulüpler, Frankfurter FC Viktoria ve Frankfurter FC Kickers’in renkleri olan
siyah, beyaz ve kırmızı Eintracht Frankfurt’un da renkleri olmuş. Önce
kırmızı-beyaz, ardından siyah-beyazı kullanılmışlar. Kırmızı-Beyaz, şehrin
armasını, Siyah-Beyaz da Alman İmparatorluğu’nun (Prusya) renklerini
simgeliyor. Kulüpler birleştiğinde 3 rengin de kullanılmasında karar kılmışlar.
Yerel rakipleri Kickers Offenbach ile oynayana kadar kırmızı-beyazı tercih
ederken, sonrasında siyah-kırmızı ya da siyah-beyazı tercih etmişler.
Kulüp,
armalarının da etkisiyle Kartallar (Die Adler) ismi ile anılan Frankfurt'un
diğer anıldığı isim de SGE. SGE, kulübün ilk resmi adı olan Sportgemeinde Eintracht isminden geliyor. Anlamı da spor topluluğu gibi bir şeymiş:) İngilizler de United, bizde
Gençlerbirliği gibi bir nevi.
Vedayı
da çok sevdiğim videolardan biriyle yapalım. Zıpla, zıpla; zıplamayan
Offenbachlı
Koleksiyonun Beşiktaş harici, severek topladığım kulüplerden biri Juventus. Her bir atkısını hem beğenerek aldım, hem de her seferinde yeni bir şey öğrenmeme vesile oldular.
Bu sefer ki atkıların 2 tanesi tribün gruplarına ait, 2 tanesi de lisanslı ürün. İlk fotodaki atkıların tamamı yazlık atkı. Viking ve Area, grup atkıları. Her iki grup hakkında bilgiyi şuradavermiştik. Viking atkısının akasında, bulundukları tribüne ithafen Cuore Della Nord (Kuzeyin Kalbi), Area atkısının arkasında da La Nostra Fede e Piu Forte Della Morte (İnancımız Ölümden Daha Güçlüdür) yazıyor. İlk fotonun sonuncu atkısı da sevdiğim Beşiktaşlı arkadaşım Ümit'in hediyesi. Kulübün lisanslı ürünü.
3. fotoğraftaki atkılar yün. İlk atkı da Ümit'in hediyesi. Lisanslı ürün o da. Bar model. İkinci atkı da benim özel ilgimin olduğu gruptan. İtalyanlar'a has bir model. Özellikle 80'lerde sıkça yapılmış. Hatta Beşiktaş tribünlerinin eskiye ait fotoğraflarında benzer atkılardan görmek mümkün. Hem İtalyan modellerini, hem de Beşiktaş modellerini. Şurada 2 tane var, Beşiktaş olanından. Gözbebeği konumundalar elbette.
Ve sonuncu atkı. Den Haag-Juventus dostluk atkısı. Açıkcası haberim yoktu bundan. Meğerse çok eskiye dayanan köklü bir ilişkileri varmış.
Juventus ve Den Haag dostluğundan bahsederken, Legia Varşova'yı
da unutmamak lazım. Dostluk, bu 3 kulüp taraftarları arasında. Konuyla ilgili
araştırma yaparken, pek istediklerimi bulamadım önce. Sağolsun dayımyardımcı
oldu.
Dostluğun temelinde Den Haag var. Den Haag'ın Varşova ile
ilişkileri iyi. Aynı şekilde Juventus ile de. Sonrasında Juve ve Legia'nın da ilişkisi
başlıyor. Önce Den Haag-Juve dostluğunda kısaca bahsedelim.
Juve ile Den Haag arasındaki ilk temas 1991 yılında başlamış.
Juve'nin tribün grupları, uluslararası taraftarlar turnuvasına katılmış Zuiderpark'ta.
Den Haag'ın tribün grubu North Side ile Vikingler arasında arkadaşlık başlamış.
Bu arkadaşlığa N.A.B'den de elemanlar katılmış. N.A.B., Juve'nin 80'lerdeki
sağlam gruplarından. Ertesi sene de North Side, İtalya'ya gitmiş ve
Juventus-Torino maçında Juve'ye destek vermişler.
Bir sonraki taraftarlar turnuvasında da ilişkiler ve dostluk iyice güçlenmiş. (1992)
O sene ki turnuvada N.A.B.'in etkin kişilerinden biri (Fabio),
Legia'nın üyelerinden oldukça etkilenmiş. Ve bu vesile ile de Legia tribünü ile
yakınlaşma başlamış. Vikingler'den ayrılarak kurulan Noi Soli de Legialı'lar
ile ilişkileri iyice üst seyiyeye ulaştırmış.
Ülkemizdeki kardeş tribün hikayelerine bakınca, adamların
yapmış olduğu olağanüstü. Internetin olmadığı bir dönemde düzenlenen
"Uluslararası Taraftar Turnuvaları" takdire şayan. Böylesi
organizasyonlarda bu tür yakınlaşmaların olması da normal tabi. Turnuvada
başlayan dostluklar, sonrasında da sistemli ve güzel şekilde devam etmiş.
Birbirlerinin fikstürünü takip etme ve yerine göre destek verme.
Birbirleri için tonla maça gitmişler. Öyle birkaç tane
değil. Alttaki foto Legia'nın Pogon ile mücadelesinden.
Videoda da üçlü ile ilgili hoş kareler var. 1.17'ye dikkat bu arada. Dünyanın en çirkin atkılarından biri var orada:)