20 Ağustos 2011 Cumartesi

VV Gemert, Sturm Graz, CD Castellon, Rennais, Nice Atkıları



Yine arayı açtık. Atkılar, bir köşede bana bakmaya devam ediyor. Biriktikçe fotoğraflarını çekmek daha zor geliyor:)

VV Gemert, Strum Graz, Castellon, Rennais ve Nice atkıları. Tamamı tek kat. Burada benim için öne çıkan iki atkı var. Gemert ve Castellon.

Gemert, Hollanda'nın amatör kulüplerinden. 1912'de kurulmuş ve bu zamana dek amatör liglerde mücadele etmiş. Geçen sene Hoofdklasse liginde mücadele etmiş ve B grubunu şampiyon bitirmiş. Bu sene yeni kurulan Topklasse liginde mücadele edecekler. Aşağıdaki videoda şampiyon oldukları zamana ait. Çok samimi geldi bana. Sahaları, tribünleri gösterişten uzak. İçiçe seviniyorlar.



Castellon... 1922'de kurulan kulüp, İspanya futbol liginin dördüncü seviyesi olan Segunda Division'da yer alıyor. Bu lig 18 bölgeden oluşuyor ve 361 ekip mücadele ediyor. Castellon'un şöyle hoş bir özelliği var. Vicente Del Bosque, 70-71 ve 72-73 senelerinde kiralık olarak bu takımda oynamış. Atkı elime geçtikten sonra öğrenmiştim bunu, çok da hoşuma gitti.




13 Temmuz 2011 Çarşamba

Siena, Udinese, Cesena Atkıları


İtalyan tek katlar...

İngiltere veya İtalya'ya gitsem, dönüş yolunda bavulumda en çok atkı olur buna eminim. Bu 3 atkının da kalitesi oldukça iyi. En çok Cesena'yı beğeniyorum, gözüme başka güzel gözüküyor. Üzerindeki satırların Türkçe'si : "Romagna'nın kalbinden büyüyen bir çığlık, büyüksün Cesena"

Armalarında da deniz atı var, bu da ayrı bir güzellik. Geçen sene Serie A'ya çıkmışlardı. Tüm oyuncularına verdikleri toplam maaş sadece 8.3 milyon euro imiş. Biz de tek başına 3 küsur alan oyuncular geldi aklıma. Cesena tribünlerinden bir de görüntü ekleyelim.


1 Temmuz 2011 Cuma

Ayr United


Ada Kartalı'ndan harika bir atkı daha geldi. Üstelik hiç bahsi geçmeyen bir atkı olması sebebiyle, güzel bir sürpriz oldu. Atkıyı gördüğümde yaşadığım şaşkınlık, bu takım hakkında öğrendiklerim ile güzel bir keyife dönüştü.

Ada Kartalı'nın bilgilendirmesi doğrultusunda:
" 1879 yılında Ayr Futbol Kulübü adı ile kurulan kulüp, 1910 senesinde Ayr Parkhouse ile birleşerek Ayr United FC adını almış. Halen İskoçya alt liginde, kinci kümede mücadele ediyorlar.

Siyah-Beyaz atkılarının üzerinde kulübün adı ve altında da kulübün sloganı yazıyor: " THE HONEST MEN" (Dürüst İnsanlar)

Bu sözü, İskoçlar'ın ulusal şairi Robbie Burns'un bir şiirinden alarak kulübe mal etmişler."

Şu kısacık bilgiler bile kulübe sempati duymamı sağladı. Hele ki Salinger'in harika eseri "Çavdar Tarlasında Çocuklar"da Burns'a selam çakılmış iken: "Rastlarsa birine biri, çavdarlar arasında..."

Şöyle bir nette dolandığımda da Alex Ferguson'un bir sezon Ayr United'da oynamış olduğunu öğrendim. Alttaki linkteki video da Fergusonlu Ayr'a ait. Ayr formasıyla Ferguson'un golü.

http://www.youtube.com/watch?v=g-ieMUHG8L4

Ada Kartalı'na buradan da bir kez daha teşekkür ederim. Harika bir hikaye ile koleksiyondaki en kıymetli parçalardan birini elde etmemi sağladığı için.

15 Haziran 2011 Çarşamba

Newcastle United ve Grimsby Town FC Atkıları


Beşiktaş'ın eski, çift kat, yün atkılarını çok severim. Özellikle 90'lı yıllarda çok fazla vardı. Bu tür atkıyı bir de İngilizler'e yakıştırıyorum. Zaten onlar da başka tür atkı üretmiyor gibiler. En azından tribünde taraftarlar da hep çift kat atkı vardır. Gerçi şu an benim elimde ibretlik bir Liverpool atkısı var. Ama onu sonraya saklıyorum.

Newcastle ve Grimsby atkıları da oldukça eski. En çok ilk fotodaki altta kalan Newcastle atkısını beğeniyorum. Üstteki diğer 2 modelin de benzerlerine Türkiye'de rastlamak mümkün.

Grimsby, bu sene konferans ligindeydi. 2. atkı 2008 kupa finali hatırası. Evvelden haberim yoktu; ancak atkı elime geçince araştırdım tabi. Milton Keynes Dons ile karşılaşmışlar. 2-0 MK'nin galibiyeti ile sonuçlanmış maç. İyi maç olmuş. Kaçan penaltı, bir başka penaltıdan önce topun ısrarla kaleye girmemesi, tribünler. Güzelmiş.

10 Haziran 2011 Cuma

Juventus Atkıları


Telefon çalar. Arayan Ulaş'tır. Harika Juventus atkıları buldum senin için diye söze girer. Konuşmanın yaklaşık ilk 2-3 dakikası harala-gürele geçer. O, heyecanlı şekilde anlatır, ben sürekli lafa dalarım. Sonra sakinleşiriz. O,anlatır, ben dinlerim, akabinde soru yağmuruna tutarım:)

Atkıları özenle anlatır. Gördüm ben, çok güzeller diye över. Konuşma bittikten sonra bilirim fotoğraflar mailimde olacaktır. Sen merak etme ben halledeceğim tüm ayrıntıları der. Merak etmem zaten, bilirim halleder.

Telefonu kapatırız. Fotoğraflar gelir. Bunun için bir telefon görüşmesi daha yaparız. Sonra konu mevcut atkılardan çıkar, bambaşka atkı konularına girer. Dur, dur sana bir atkı göstereceğim diye başlayan sohbetlerden yüzlerce yapıp da sıkılmadığınız adamlardandır Ulaş.

Cumartesileri ben işteyken arayıp, soğuk birasını yudumlayarak nispet yapması dışında bir terbiyesizliği yoktur. Hayır, bir şey değil Özgür'ü de kendisine benzetti:)

Unutmadan söyleyelim. Ulaş'ın da harika bir koleksiyonu var. Siyah-Beyaz ve Antifalardan oluşan. Nihayet yayınladı. http://blackwhitescarves.blogspot.com/

Atkılara istinaden: Tamamı tek kat. Benim favorim 3. sıradaki Forza Juve.

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Karışık Beşiktaş Atkıları






Fotoğrafları çekilen atkılar birikti, fotoğrafları çekilmeyip köşede bekleyen atkılar birikti. Annem, atkılara yer ayarlamaktan bitap düştü. İyi dayanıyor bence, hakkını vermem lazım:) Fotosunu çektiğim Beşiktaş atkılarından bir karma. Sırayla gidelim:

Bernd Schuster...

Bir akşam harika bir sohbet sonrasında fikir olarak çıktı. Schusterciler olarak (Fiko, Murat, Fulden, Zeynep)sohbetin dibine vurmuşken, atkı yaptıralım fikri öylesine ortaya çıktı. Sonrasında iş ciddiye bindi. Tamam, yaptırıyoruz dedik, durumu netleştirdik, her şeyi tamam haline getirdik. (evet, 1 gecede) Asıl sürpriz ertesi gün oldu: Schuster istifa etti. İhale üzerimize kaldı tabi:) Gerçi sonrasında YD atkısı yapmayı teklif ettim, eğer formül doğruysa bir geceye bakar YD'yi indirmek.

Tasarımı Fiko yaptı. Yazlık atkı, her iki tarafta da farklı model var. İddia ediyorum Kartal Yuvası henüz böyle kaliteli atkı yapmadı. Görün şu çocuğu:)

Kral Kartal...

Bundan epey bir zaman önce, henüz atkı koleksiyonuna merak salmamışken görmüştüm bu atkıyı. O zamanlar her köşede bir atkı yoktu. Çok azdı atkı çeşitleri. Hoşuma gitmişti, almak istemiştim. Ancak o zamanın parasıyla fazla bir miktar istenmişti ve vazgeçmiştim. Seneler sonra atkı Duru'nun hediyesi olarak geldi. Güzel de sürpriz oldu.

Rapid Wien-Beşiktaş...

Sevdiğim kategoriden. Bu seneki deplasman maçımızın atkısı. Kimsede görmediğim gibi, hayalini bile kurmamıştım. Çağatay'ın sürprizi olarak elime ulaştı. Çok fazla sevindiğimi ve şaşırdığımı söylemeliyim. Atkıyı maç sırasından bile hatırlamıyorum. Ailesi Viyana'ya tatile gitmiş ve gelirken 2 adet getirmişler. Sağolsun birini bana verdi.

Beşiktaş ve Dişi Kartallar...

Her ikisi de lisanslı atkı. Beşiktaş'ı nerede, ne zaman aldım anımsamıyorum, uzun zamandır elimde. Dişi Kartallar'ı da Ulaş yollamıştı bir paketle beraber.

Baü çArşı - çArşı İzmir...

Şehir atkılarından. İzmir'in siyahından mevcuttu, beyazı da eklenmiş oldu.

Lord of Beşiktaş...

Köşesinde bir parça Siyah-Beyaz var diye aldığım R.Madrid atkısı vardı. Sevgili Cem de Madrid hayranı. Onunla takas yaptık. 2 taraf da mutlu ayrıldı:)

Desteklerini esirgemeyen arkadaşlarıma tekrar teşekkür ederim.

6 Mayıs 2011 Cuma

Newcastle United-Santos-Udinese-Ascoli-Spezia-Partizan Atkıları


Atkı koleksiyonu yapanların sıkıntıları benzerdir her daim.

Aradığınız atkıyı bulamazsınız, bulursunuz ama umduğunuzdan yüksek fiyat isterler. Sahte atkılar piyasada dolanır, çakal satıcılar elinde kalan atkıları size okutmaya çalışır. Uzar gider bu sohbet.

Bir de çok hırslı olanlar vardır. Bana göre en can sıkıcı hadisedir. Kimi zaman bu hırslı adam, elindeki parçanın bir başkasında olmasından rahatsızlık duyar. Hatta kıskançlık krizine girer. Önünüze taş koymaya çalışır. Hadi canım olur mu öyle şey diyenleriniz olabilir. Ama bilseniz neler oluyor. O kadar çok hikaye duydum ve yaşadım ki.

Bütün bu tatsızlıklara rağmen şanslı kategorideyim. Koleksiyon sayesinde çokça insanla tanıştım. Ve bunlar arasında gerçekten "arkadaş" olabildiğim insanlar oldu. Koleksiyonumun büyüme sebeplerinden birisi de (aslında en etkilisi) bu doğru adamlarla karşılaşmış olmam. Bu blogda daha önce çokça adını andığım Özgür bu isimlerden bir tanesi. Yine aynı şekilde daha önce ismini andığım Ulaş.

Yukarıdaki atkıların tamamını O'nun bağlantıları sayesinde elde ettim. Tamamı yurt dışından geldi. Bu zamana kadar bana yolladığı atkıların sayısını anımsamıyorum artık. Her pakette bir sürprizle yüzümü güldürmesi, mail adresimi atkı fotoğrafları ile ablukaya alması, hiçbir zaman bencillik yapmaması... Üstelik Ulaş ile benzer koleksiyonlara sahibiz. O da Siyah-Beyaz atkıları topluyor, o da Beşiktaşlı. Benzer özelliklerimizden sadece iki tanesi bu. Ve biz bu iki noktada sınırlı kalmayıp, arkadaş olabilmeyi başardık. Koleksiyonun bana kattığı en önemli güzellikler bunlar.

Atkılara geçelim:)

Ultras Spezia atkısı hariç tamamı tek kat ve oldukça kaliteliler. Ascoli atkısını almam için Ulaş ikna etti. Ben, pek beğenmemiştim. O'nun elinde varmış, yakından görünce beğeneceksin taktiği ile almamı sağladı:)

Spezia atkısı içinse: Kartal'ı yeter!