14 Kasım 2011 Pazartesi

Raiders, Paok, Derby, Gretna Atkıları

Uzun zamandır eklemeyi beklediğim fotoğraf. Raiders atkısının hikayesi yüzünden bu kadar bekledi.

Önce kısa tanıtımları yapalım. Paok, klasik tek kat türlerinden. Derby ve Gretna, Ada Kartalı'nın sürpriz kargolarından birinde çıkmıştı. Bir paket geldi ve üstünde Football Heaven yazıyordu. Bir atkı koleksiyoncusunun da cenneti böyle olur zaten. Her ikisi de çift kat, yün atkılar. Klasik İngiliz mimarisi:) Gretna'dan vardı, ikincisi gelmiş oldu. Raiders atkısı da sevgili Murat kardeşimin hediyesi. Sağolsun katkıda bulundu. Koleksiyonda futbol harici branş kategorisinde olduğu için yeri ayrı haliyle.

Bu atkılar için ne yazacağımı düşündüğüm vakitlerde, Raiders atkısının fotoğrafını gören İhsan (Semtbizim), kendi öğrencilik döneminde Raiders taraftarı olduğundan söz etti. Ben de rica ederek, o dönemle ilgili birkaç satır istedim kendisinden. Beni kırmayıp, Raiders dönemlerinden söz eden İhsan'a tekrar teşekkür ederim.

" Eğitime devam etmek amacıyla 2002-2003 senesini San Francisco'da geçirdim. İnsan, futbol tukunu olunca gittiği yerde de futbola dair bir şeyler arıyor. Tabi söz Amerika olunca, futbola dair şeyleri orada yaşayan Avrupalılar ya da Latinlerle halı saha tadında yapılan maçlarda buluyorsunuz. Futbolda aidiyet duygusu nasılsa, insan gittiği yabancı ellerde de kendisini ait hissedeceği bir spor ya da kulüp arıyor. San Francisco'nun sarı kırmızı renkli takımı San Francisco 49ers'tan artık gına gelmişken, Galatasaraylı ev arkadaşımın sarı kırmızı renkleri gözüme soktuğu dönemlerde, imdadıma siyahıyla beyazıyla, hem de bizim tabirimizle rakip takım "rival" Oakland Raiders çıkıverdi. Oakland, San Francisco'ya göre biraz da siyahi nüfusun yoğun olduğu, fanatiklik seviyesi zaman zaman daha yüksek bir şehirdi. Benim şansım ise tarihinin en parlak dönemlerinden birine denk gelmemdi. Zira Raiders, o sene Amerikan Futbolunda bir mucizeye imza atmış ve dünyanın en çok izlenen sportif finallerinden birinde oynamaya hak kazanmıştı; "Super Bowl". Ben, tabi ev arkadaşıma siyah beyaz baskıları yaparken, mayıs ayında, yüzüncü yılımızda Galatasaray'ı yenip, şampiyonluğumuzu kutlamaya 5 ay varken, bu final bal-kaymağın arasındaki bağlantı olmuştu. 26 Ocak'ta TV başında yerimizi almış ve senenin formda takımı Tampa Bay ile olacak mücadeleyi hazırlanmışken, heyecan doruktayken, siyah beyaz sesleri yükselirken, verdiğimiz destek ne yazık ki sonuca yansımadı. Ganon'un mükemmel oyununa rağmen, karşımızda bizi iyi tanıyan eski hocamız Gruden'in takımına boyun eğdik. Gruden zamanında gelen Ganon ile inanılmaz bir ofansımız olmuştu ama 2003 Ocak'ında bu ofans yetmemişti ve Super Bowl'u kaybettik. Kaybetmemizin ardından Oakland sokakları siyahi dostlar tarafından adeta savaş alanına döndü, arabalar ters döndürüldü, sokaklar ateşe verildi ama eski hocamızın takımına yenilmek bu öfkeyi hiç bir zaman dindiremedi."

İhsan'ın bahsettiği maçın görüntüleri:



Maç sonrasında yaşananlar için o dönemde çıkan haberler:
http://sportsillustrated.cnn.com/football/2003/playoffs/news/2003/01/26/oakland_unrest_ap/

http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/northamerica/usa/1420338/Oakland-in-flames-as-Raiders-fans-run-riot.html

31 Ekim 2011 Pazartesi

Newcastle United - Demolition Derby



Newcastle United, sevilmez mi? Akla David Ginola, Alan Shearer, Ferdinand, Kevin Keegan gelir. Canlı izlemek istediğim takımlardandır Newcastle.

Bu atkıyı alalı aslında çok oldu. Newcastle ve Sunderland arasında oynanan o muhteşem derbiden kısa süre sonra çıkmıştı atkı. Ben de Ada Kartal'ından istemiştim, alalım diye. Atkıyı aldık ama unuttuk:) Adadan başka atkılar geldi, sonra bir gün bir sohbet sırasında bir anda akla geldi bu atkı. Aldık mı, almadık mı? Yok aldık, hayır almadık. Hangi atkı ya? Aldık mı ki?? Bu dialoga bir saniye diye ara verip Ada Kartal'ı izin istedi. Birkaç dakika sonra ise "Almışım ben bunu, gelen kargo paketini açmamışım bile, öyle atmışım dolaba" dedi.:)

Güzel atkı vesselam. Yıkım derbisini de analım tekrardan...

6 Ekim 2011 Perşembe

Juventus Atkıları



3 adet Juventus atkısı daha. Tek kat, çift kat-yün ve yazlık atkı.

İlk fotoğraftaki birinci atkı, klasik bir tek kat atkı modeli. İkinci atkı çift kat ve yün. Boca Juniors ve Juventus dostluk atkısı. Böyle bir dostluktan haberim yoktu. Ya da tek maçlık bir durum olabilir. Atkının arkasında " Milan Ti Odio" (Milan'dan Nefret Ediyorum) yazıyor. Kenarda da maç skoruna istinaden " Io Non C'ero Ma Godevooo..." (Orada değildim, ama zevk aldım) yazılmış. Boca ve Milan arasındaki maçlara şöyle bir baktım. Bulamadım açıkcası bu maçı. Bu skorla biten bir maç var. Ancak onun galibi de Milan:)

En alttaki yazlık atkı da sevgili Murat'ın hediyesi. Bir akşam twitterda sohbet ederken, fotoğrafını paylaştı, yoksa sende yollayayım dedi. Bu vesile ile koleksiyondaki yerini aldı. Atkının bir tarafında Juventus'un kazandığı kupalar var. Altında da " Abbiamo Vinto Tutto " (Her şeyi kazandık) yazıyor.

Boca-Milan maçının görüntülerini bulabilseydim, onu ekleyecektim. Ne yazık ki bulamadım. Onun yerine son Milan maçıyla ilgili yeni bir videoyu ekliyorum.


15 Eylül 2011 Perşembe

100. Yıl Beşiktaş Atkıları

Koleksiyonun göz bebekleri kategorisine iki atkı daha eklendi. 100. yılımızda kulübümüzün çıkardığı bu atkıları temin edememiştim. Daha sonraki senelerde de bir türlü karşıma çıkmamıştı. Internette hiç ummadığım bir anda bulmak ise fazlasıyla mutlu etti. Her iki atkıyı da çok uygun fiyata aldığımı da eklemeliyim. Atkı ve forma koleksiyonu yapanları yolma devrinde yaşadığımız düşünülürse, oldukça mühim bir detay bu.

Her iki atkı da yün ve çift kat. Damalı olan o dönem efsane olmuştu zaten. Damalı atkı çok uzun olduğu için B ve Ş harflerinin yanlarından katlayarak çektim fotoğrafı.

100. yılımız gibi güzel atkılar.

Aşağıdaki video da 100. yılımıza ait en güzel videolardan biridir benim için.

11 Eylül 2011 Pazar

Fulham Atkıları


Ada Kartalı'nın nimetlerinden bir tane daha: Fulham atkıları. Renklerinden dolayı sempati duyduğum bu mütevazi takıma Ada Kartalı sayesinde kanım iyiden iyiye ısınmış durumda. "Semt takımı" tabirine de epey uyuyor. Atkılarından daha fazla edinmeyi istiyorum; ancak pek modelleri yok ve aynı modelleri uzun süre boyunca satışta tutuyorlar. Şikayet etmiyoruz, sabırla bekliyoruz.

Atkılardan çubuklu olan klasik bar model. Diğeri ise biraz farklı. Polardan yapılmış. Fakat boyuna asmak için elverişli değil. Hem boyna dolaması zahmetli, hem de insanı boğuyor gibi. Bu atkının geniş olanına battaniye diyoruz zaten biz. Her ikisi de açıldıklarında çok uzun oldukları için katlayarak çektim fotoğraflarını.

Temin etmemi sağlayan adanın en güzel Kartal'ına da sonsuz sevgiler, teşekkürler defalarca.


1 Eylül 2011 Perşembe

Beşiktaş-İbb Kupa Finali-Ümraniye-Çok Sakat Var Atkıları

Farkettim ki bir süredir yabancı atkı ekliyorum. Beşiktaşıma haksızlık olmasın.

Beşiktaş-İbb kupa finali atkısı. Maça gidemeyeceğim kesinleşince maça giden arkadaşlarımdan rica etmiştim, hanginiz görürse alsın lütfen diye. Sağolsun Cem aldı. Gerçi atkı bana tam 2 ay sonra geldi :) Gerçi son birkaç aydır yaşanan leş gibi muhabbetler yüzünden, bu atkıyı görmek ağır geliyor bana, canımı acıtıyor.

Ümraniye atkısına da nette denk gelmiştim. Bir türlü irtibatı kuramadığım gibi İstanbul dışına kargo yapıp, yapmadıklarını da öğrenemedim. Cem, orada da devreye girdi. Bu vesile ile atkıyı edinmiş olduk. Bu atkının kargosu çok kısa sürdü, hakkını yemeyeyim:)

Çok sakat var bizde... Asi Ruh'un efsane karelerinden birindeki meşhur cümle, defalarca dile getirilen. Altına da "Ligi koyalım, ligi" yazmışlar, daha güzel olmuş. Atkı, sağdaki garip suratlı, çocuk ifadeli insan modeli olmasaymış daha güzel olurmuş. Hele o elindeki samuray kılıcı mı, döner bıçağı mı nedir muamma. Ayrıca fazla yersiz. Her neyse yine de malum esprisi yüzünden güzel atkı.


20 Ağustos 2011 Cumartesi

VV Gemert, Sturm Graz, CD Castellon, Rennais, Nice Atkıları



Yine arayı açtık. Atkılar, bir köşede bana bakmaya devam ediyor. Biriktikçe fotoğraflarını çekmek daha zor geliyor:)

VV Gemert, Strum Graz, Castellon, Rennais ve Nice atkıları. Tamamı tek kat. Burada benim için öne çıkan iki atkı var. Gemert ve Castellon.

Gemert, Hollanda'nın amatör kulüplerinden. 1912'de kurulmuş ve bu zamana dek amatör liglerde mücadele etmiş. Geçen sene Hoofdklasse liginde mücadele etmiş ve B grubunu şampiyon bitirmiş. Bu sene yeni kurulan Topklasse liginde mücadele edecekler. Aşağıdaki videoda şampiyon oldukları zamana ait. Çok samimi geldi bana. Sahaları, tribünleri gösterişten uzak. İçiçe seviniyorlar.



Castellon... 1922'de kurulan kulüp, İspanya futbol liginin dördüncü seviyesi olan Segunda Division'da yer alıyor. Bu lig 18 bölgeden oluşuyor ve 361 ekip mücadele ediyor. Castellon'un şöyle hoş bir özelliği var. Vicente Del Bosque, 70-71 ve 72-73 senelerinde kiralık olarak bu takımda oynamış. Atkı elime geçtikten sonra öğrenmiştim bunu, çok da hoşuma gitti.