11 Eylül 2011 Pazar

Fulham Atkıları


Ada Kartalı'nın nimetlerinden bir tane daha: Fulham atkıları. Renklerinden dolayı sempati duyduğum bu mütevazi takıma Ada Kartalı sayesinde kanım iyiden iyiye ısınmış durumda. "Semt takımı" tabirine de epey uyuyor. Atkılarından daha fazla edinmeyi istiyorum; ancak pek modelleri yok ve aynı modelleri uzun süre boyunca satışta tutuyorlar. Şikayet etmiyoruz, sabırla bekliyoruz.

Atkılardan çubuklu olan klasik bar model. Diğeri ise biraz farklı. Polardan yapılmış. Fakat boyuna asmak için elverişli değil. Hem boyna dolaması zahmetli, hem de insanı boğuyor gibi. Bu atkının geniş olanına battaniye diyoruz zaten biz. Her ikisi de açıldıklarında çok uzun oldukları için katlayarak çektim fotoğraflarını.

Temin etmemi sağlayan adanın en güzel Kartal'ına da sonsuz sevgiler, teşekkürler defalarca.


1 Eylül 2011 Perşembe

Beşiktaş-İbb Kupa Finali-Ümraniye-Çok Sakat Var Atkıları

Farkettim ki bir süredir yabancı atkı ekliyorum. Beşiktaşıma haksızlık olmasın.

Beşiktaş-İbb kupa finali atkısı. Maça gidemeyeceğim kesinleşince maça giden arkadaşlarımdan rica etmiştim, hanginiz görürse alsın lütfen diye. Sağolsun Cem aldı. Gerçi atkı bana tam 2 ay sonra geldi :) Gerçi son birkaç aydır yaşanan leş gibi muhabbetler yüzünden, bu atkıyı görmek ağır geliyor bana, canımı acıtıyor.

Ümraniye atkısına da nette denk gelmiştim. Bir türlü irtibatı kuramadığım gibi İstanbul dışına kargo yapıp, yapmadıklarını da öğrenemedim. Cem, orada da devreye girdi. Bu vesile ile atkıyı edinmiş olduk. Bu atkının kargosu çok kısa sürdü, hakkını yemeyeyim:)

Çok sakat var bizde... Asi Ruh'un efsane karelerinden birindeki meşhur cümle, defalarca dile getirilen. Altına da "Ligi koyalım, ligi" yazmışlar, daha güzel olmuş. Atkı, sağdaki garip suratlı, çocuk ifadeli insan modeli olmasaymış daha güzel olurmuş. Hele o elindeki samuray kılıcı mı, döner bıçağı mı nedir muamma. Ayrıca fazla yersiz. Her neyse yine de malum esprisi yüzünden güzel atkı.


20 Ağustos 2011 Cumartesi

VV Gemert, Sturm Graz, CD Castellon, Rennais, Nice Atkıları



Yine arayı açtık. Atkılar, bir köşede bana bakmaya devam ediyor. Biriktikçe fotoğraflarını çekmek daha zor geliyor:)

VV Gemert, Strum Graz, Castellon, Rennais ve Nice atkıları. Tamamı tek kat. Burada benim için öne çıkan iki atkı var. Gemert ve Castellon.

Gemert, Hollanda'nın amatör kulüplerinden. 1912'de kurulmuş ve bu zamana dek amatör liglerde mücadele etmiş. Geçen sene Hoofdklasse liginde mücadele etmiş ve B grubunu şampiyon bitirmiş. Bu sene yeni kurulan Topklasse liginde mücadele edecekler. Aşağıdaki videoda şampiyon oldukları zamana ait. Çok samimi geldi bana. Sahaları, tribünleri gösterişten uzak. İçiçe seviniyorlar.



Castellon... 1922'de kurulan kulüp, İspanya futbol liginin dördüncü seviyesi olan Segunda Division'da yer alıyor. Bu lig 18 bölgeden oluşuyor ve 361 ekip mücadele ediyor. Castellon'un şöyle hoş bir özelliği var. Vicente Del Bosque, 70-71 ve 72-73 senelerinde kiralık olarak bu takımda oynamış. Atkı elime geçtikten sonra öğrenmiştim bunu, çok da hoşuma gitti.




13 Temmuz 2011 Çarşamba

Siena, Udinese, Cesena Atkıları


İtalyan tek katlar...

İngiltere veya İtalya'ya gitsem, dönüş yolunda bavulumda en çok atkı olur buna eminim. Bu 3 atkının da kalitesi oldukça iyi. En çok Cesena'yı beğeniyorum, gözüme başka güzel gözüküyor. Üzerindeki satırların Türkçe'si : "Romagna'nın kalbinden büyüyen bir çığlık, büyüksün Cesena"

Armalarında da deniz atı var, bu da ayrı bir güzellik. Geçen sene Serie A'ya çıkmışlardı. Tüm oyuncularına verdikleri toplam maaş sadece 8.3 milyon euro imiş. Biz de tek başına 3 küsur alan oyuncular geldi aklıma. Cesena tribünlerinden bir de görüntü ekleyelim.


1 Temmuz 2011 Cuma

Ayr United


Ada Kartalı'ndan harika bir atkı daha geldi. Üstelik hiç bahsi geçmeyen bir atkı olması sebebiyle, güzel bir sürpriz oldu. Atkıyı gördüğümde yaşadığım şaşkınlık, bu takım hakkında öğrendiklerim ile güzel bir keyife dönüştü.

Ada Kartalı'nın bilgilendirmesi doğrultusunda:
" 1879 yılında Ayr Futbol Kulübü adı ile kurulan kulüp, 1910 senesinde Ayr Parkhouse ile birleşerek Ayr United FC adını almış. Halen İskoçya alt liginde, kinci kümede mücadele ediyorlar.

Siyah-Beyaz atkılarının üzerinde kulübün adı ve altında da kulübün sloganı yazıyor: " THE HONEST MEN" (Dürüst İnsanlar)

Bu sözü, İskoçlar'ın ulusal şairi Robbie Burns'un bir şiirinden alarak kulübe mal etmişler."

Şu kısacık bilgiler bile kulübe sempati duymamı sağladı. Hele ki Salinger'in harika eseri "Çavdar Tarlasında Çocuklar"da Burns'a selam çakılmış iken: "Rastlarsa birine biri, çavdarlar arasında..."

Şöyle bir nette dolandığımda da Alex Ferguson'un bir sezon Ayr United'da oynamış olduğunu öğrendim. Alttaki linkteki video da Fergusonlu Ayr'a ait. Ayr formasıyla Ferguson'un golü.

http://www.youtube.com/watch?v=g-ieMUHG8L4

Ada Kartalı'na buradan da bir kez daha teşekkür ederim. Harika bir hikaye ile koleksiyondaki en kıymetli parçalardan birini elde etmemi sağladığı için.

15 Haziran 2011 Çarşamba

Newcastle United ve Grimsby Town FC Atkıları


Beşiktaş'ın eski, çift kat, yün atkılarını çok severim. Özellikle 90'lı yıllarda çok fazla vardı. Bu tür atkıyı bir de İngilizler'e yakıştırıyorum. Zaten onlar da başka tür atkı üretmiyor gibiler. En azından tribünde taraftarlar da hep çift kat atkı vardır. Gerçi şu an benim elimde ibretlik bir Liverpool atkısı var. Ama onu sonraya saklıyorum.

Newcastle ve Grimsby atkıları da oldukça eski. En çok ilk fotodaki altta kalan Newcastle atkısını beğeniyorum. Üstteki diğer 2 modelin de benzerlerine Türkiye'de rastlamak mümkün.

Grimsby, bu sene konferans ligindeydi. 2. atkı 2008 kupa finali hatırası. Evvelden haberim yoktu; ancak atkı elime geçince araştırdım tabi. Milton Keynes Dons ile karşılaşmışlar. 2-0 MK'nin galibiyeti ile sonuçlanmış maç. İyi maç olmuş. Kaçan penaltı, bir başka penaltıdan önce topun ısrarla kaleye girmemesi, tribünler. Güzelmiş.

10 Haziran 2011 Cuma

Juventus Atkıları


Telefon çalar. Arayan Ulaş'tır. Harika Juventus atkıları buldum senin için diye söze girer. Konuşmanın yaklaşık ilk 2-3 dakikası harala-gürele geçer. O, heyecanlı şekilde anlatır, ben sürekli lafa dalarım. Sonra sakinleşiriz. O,anlatır, ben dinlerim, akabinde soru yağmuruna tutarım:)

Atkıları özenle anlatır. Gördüm ben, çok güzeller diye över. Konuşma bittikten sonra bilirim fotoğraflar mailimde olacaktır. Sen merak etme ben halledeceğim tüm ayrıntıları der. Merak etmem zaten, bilirim halleder.

Telefonu kapatırız. Fotoğraflar gelir. Bunun için bir telefon görüşmesi daha yaparız. Sonra konu mevcut atkılardan çıkar, bambaşka atkı konularına girer. Dur, dur sana bir atkı göstereceğim diye başlayan sohbetlerden yüzlerce yapıp da sıkılmadığınız adamlardandır Ulaş.

Cumartesileri ben işteyken arayıp, soğuk birasını yudumlayarak nispet yapması dışında bir terbiyesizliği yoktur. Hayır, bir şey değil Özgür'ü de kendisine benzetti:)

Unutmadan söyleyelim. Ulaş'ın da harika bir koleksiyonu var. Siyah-Beyaz ve Antifalardan oluşan. Nihayet yayınladı. http://blackwhitescarves.blogspot.com/

Atkılara istinaden: Tamamı tek kat. Benim favorim 3. sıradaki Forza Juve.